Connect with us

Elektrik/Elektronik

Aktif Tüketici Sistemiyle Elektrik Fatura Bedelleri Düşebilir

Yayın Tarihi

on

Önümüzdeki dönemde sadece elektrik tüketen konumunda olan pasif tüketicilerin yerini elektrik şebekesi işletiminin etkin bir oyuncusu olan aktif tüketicilerin alması bekleniyor.

Elektrik enerjisi talebinin yıllık artışı ülkelerin gelişmişlik düzeylerinin de bir göstergesi olarak görülüyor. Fakat artan bu talebi karşılamak için dünyada her yıl milyarlarca dolarlık yeni santral yatırımı gerçekleştiriliyor. Artık sadece elektrik tüketen konumunda olan pasif tüketicilerin yerini elektrik şebekesi işletiminin etkin bir oyuncusu olan aktif tüketicilerin alması bekleniyor.

Amerika başta olmak üzere Avrupa, Avustralya, Asya ve hatta Afrika kıtalarında tüketicilerin aktif hale getirilmesi ile ilgili birçok uygulamanın özellikle son beş yılda hayata geçirildiğini belirten IEEE Güç ve Enerji Topluluğu Türkiye Şubesi Başkanı ve Yıldız Teknik Üniversitesi Alternatif Enerjili Elektrik Sistemleri Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ozan Erdinç, “Bu alanda en bilindik uygulama olarak, enerjinin tüketiciye ulaşan birim fiyatının her saat dinamik olarak değişmesi ile tüketici düşük fiyatlı zamanlarda enerji tüketmek için özendiriliyor. Amerika Birleşik Devletleri’nde farklı eyaletlerdeki uygulamalarda tüketiciler faturalarında %30’a varan azalma elde etti. Benzer uygulamalarda dünyanın farklı bölgelerinde de başarılı sonuçlar mevcut” dedi.

Aktif Tüketici Pazarı Büyüyecek

Tüketicilerin fatura bedellerini düşürmek için de mevcut tarifelere göre daha büyük fırsatlar elde ettiklerinin altını çizen Erdinç, “Ancak bunun ötesinde dünyada dağıtım şirketlerinin evinizdeki klimaya, fabrikanızdaki jeneratöre müdahale ettiği ve bunun için tüketiciye farklı teşvikler sunduğu uygulamalar mevcut. Böylece elektrik enerjisi talebi gerektiğinde doğrudan sistem işletmecisi tarafından kontrol ediliyor ve tüketiciler elektrik şebekesinin işletilmesinde aktif bir oyuncu haline geliyor. İlave teşvikler ile birlikte tüketiciler toplam elektrik maliyetlerinde daha da fazla azalma sağlayabiliyor. Aktif tüketiciler ile birlikte pik elektrik talebi %15’in üzerinde azaltılabilecek, böylece pik gücü karşılayan pahalı santrallere daha az ihtiyaç olacak. Aktif tüketicilere yönelik çözümlerin geliştirildiği ve uygulandığı küresel pazarın mevcut büyüklüğü birçok kaynakta 10 milyar Doların üzerinde olarak düşünülmekte ve bu büyüklüğün 5 yıl içerisinde 50 milyar Doları aşması beklenmekte” dedi.

Türkiye’de Tüketiciler Aktif Hale Getirilmeli

Elektrikli araçların akıllı şarj yönetimi konusunun da aktif tüketiciler kapsamında değerlendirilebileceğini belirten Prof. Dr. Ozan Erdinç, “Özellikle ülkemiz için son günlerde oldukça gündemde olan bu özel alanda konunun endüstriyel paydaşları ile etkin bir iş birliği içerisindeyiz. Akıllı bir şekilde yönetilen elektrikli araçların aktif bir tüketici ve hatta gelecekte araçtan şebekeye enerji aktarımı imkânı ile birlikte kimi zaman üretici olarak elektrik şebekesi işletimine büyük bir esneklik kazandırabilecek. Dünyadaki yüzlerce uygulanmış örnekte olduğu gibi ülkemizde de tüketicilerin aktif hale getirilip şebekeye esneklik sağlaması için gerekli mevzuatların bir an önce hayata geçirilmesi gerekiyor” dedi.

Yenilenebilir Enerji Kaynakları Yaygınlaşacak

Özellikle yeni nesil daha akıllı şebekeler kapsamında bu alandaki uygulamalar ile birlikte tüketicilerin talebinin gerektiğinde azaltıldığını ve hatta gerekirse tüketicinin daha fazla talepte bulunmasının sağlandığını aktaran Erdinç, “Aktif tüketiciler yenilenebilir enerji kaynaklarının yaygınlaşmasını arttıracak. Yenilenebilir üretimin doğaya bağlı değişkenliğinin üretim-tüketim dengesinin sağlanması açısından yarattığı zorluk aktif tüketiciler ile azaltılacak. Hatta fazla yenilenebilir üretimin olduğu zamanlarda aktif tüketicilerin daha fazla enerji talep etmesi sağlanacak ve böylece özellikle rüzgâr enerjisinde sıkça karşılaşılan üretimi kısmak zorunda kalınması durumunun önüne geçilecek. Bu sayede büyük bir yeni santral yatırımı gereksinimi ötelenebilecek, enerji verimliliğine katkı sağlanabilecek ve elektrik enerjisi tüketiminin çevresel etkileri ve maliyeti ciddi oranda azaltılabilecek” diyerek görüşlerini belirtti.

Türkiye endüstrisine, alana özel, spesifik yayınlar üreten MONETA Tanıtım’ın sektörel dergilerinin editörlüğünü yapmaktayım. Yeni nesil, dinamik yayıncılık anlayışıyla, dijital ve basılı mecralarda içerik geliştirmek için çalışmaktayız.

Devamını Oku
Advertisement
Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Elektrik/Elektronik

İnşaat sektöründe trafo seçmenin püf noktaları

Yayın Tarihi

on

Yazar

Ağırlıklı olarak bir elektrik devresindeki akım ve gerilimi yükseltme ve düşürmenin yanı sıra elektrik enerjisinin aktarımı ve dağıtımı için kullanılan trafolar, inşaat sektöründe çok önemli bir rol oynuyor. Dolayısıyla seçimleri dikkatlice yapmak gerekiyor. Üretim kapasitesi, çalışan sayısı ve ihracat oranı açısından Türkiye’de alçak gerilim trafo ve reaktör sektörünün lider firması konumunda olan Elektra Elektronik, trafo seçiminin püf noktalarını paylaştı. Hatalı seçimlerin pek çok olumsuz sonuç doğurabileceğini belirten Elektra Elektronik Satış Direktörü İlker Çınar, bu süreçte ilk etapta doğru analiz, doğru ölçümleme ve saha çalışmasının kritik önem taşıdığının altını çizdi.

Enerji iletiminde ve dağıtımında kullanılan transformatörler kısa ismiyle trafolar, ülkemizde hemen hemen bütün sektörlerde kullanılıyor. Özellikle inşaat sektöründe yaşanan büyüme ve artan elektrik enerjisi talebi ile trafolar gün geçtikçe çok daha önemli bir hale geliyor. Özellikle bu alanda inşa edilecek binanın ihtiyaç duyacağı enerjiye uygun güçte transformatör planlaması kritik önem taşıyor.

İnşaat sektöründe trafo seçiminde dikkat edilmesi gereken noktaları paylaşan Elektra Elektronik Satış Direktörü İlker Çınar, “İnşaat sektörü dediğimizde hiçbir zaman tek bir sektörden bahsedemeyiz. Öncelikle süreç sonunda ortaya ne tür bir ihtiyaca hizmet edecek bir bina çıkacak bunu bilmemiz gerekiyor. Bir hastane mi, bir AVM mi yoksa üretim yapacak bir fabrika mı yapılıyor, işte bunu öğrenip o yapının ihtiyaç duyacağı enerjiye uygun güçte transformatör planlamasının yapılması önem taşıyor. Doğru analizin, doğru ölçümlemenin ve saha çalışmasının ilk etapta dikkat edilmesi gereken noktalar olduğunu söyleyebilirim. Genel olarak da trafo için seçilecek firmanın üretici firma olmasına, sektördeki yerine özellikle çok dikkat edilmeli. Kurumsal firmalar, üretim aşamasında ihtiyacı belirleyip, gerçekleşmesi olası sıkıntıları en baştan saptayarak ona uygun üretim yapabiliyor. Ayrıca ürününün arkasında durabilen, teknik olarak kolay ulaşımı olacak firmalarla çalışmak önemli.” dedi.

Yanlış trafo seçimi güvenlik sorunlarına maliyet kayıplarına yol açabiliyor

İnşaat sektöründe yanlış trafo seçiminde ne gibi sonuçlar doğabileceğine değinen İlker Çınar, “Öncelikli olarak inşaat sektöründe fizilibilite çalışmalarında yapılacak doğru trafo seçimi inşaatın maliyet hesaplamalarına da doğrudan katkıda bulunuyor. Konusunda uzman firmalarla çalışıldığında risk payı düşük hesaplamalarla maliyet hesabında hata yaşanmasının önüne geçilebiliyor. Yanlış trafo seçimi aynı zamanda güvenlik açısından da pek çok sıkıntı doğurabiliyor, örneğin voltajda yapılan yanlış hesaplamalar uzun vadede yangın riski ortaya çıkarabiliyor. Ya da asansörün bağlandığı trafoda yaşanan sıkıntılar asansörün çalışmasını engelleyebiliyor. Benzer şekilde yanlış trafo seçimi sonrası yaşanacak aksaklıklar, eğer o inşaat bir üretim tesisiyse, üretimde durmalara ve maliyet kayıplarına yol açabiliyor.” şeklinde konuştu.

Elektriğe bağlı makine ve ekipmanların en verimli şekilde çalışmasını sağlıyor

Trafo çözümleriyle de işletmelerdeki elektriğe bağlı makine ve ekipmanların en verimli şekilde çalışmasını sağladıklarını belirten Çınar, sözlerini şöyle noktaladı: “Elektra Elektronik olarak 40 yılı aşkın tecrübemiz, teknik kadromuz, global pazar bilgimiz, kalite sistemlerimiz ve dünyanın önde gelen elektrik firmalarıyla yaptığımız OEM anlaşmalarımızla öne çıkıyor, inşaat sektöründe de birçok projede tercih ediliyoruz. Bugüne kadar demiryolu projeleri, şehir hastaneleri, hükümet binaları, kampüsler, hava limanları ve fabrikalar gibi çok sayıda projede ürün ve çözümlerimiz kullanıldı. Ar-Ge yatırımlarımızı her geçen gün daha da artırarak ürettiğimiz yeni nesil ürün ve çözümlerle gerek iç piyasada gerekse ihracat pazarlarında söz sahibi olmaya artan bir ivmeyle devam ediyoruz.”

Devamını Oku

Elektrik/Elektronik

GoodWe, 2021 SPI testinde en verimli APAC üreticisi olarak listelendi

Yayın Tarihi

on

Yazar

Berlin’deki ünlü University of Applied Sciences (HTW), yakın zamanda PV sistemleri için en verimli ev depolama sistemlerini inceledi. Bu yılki PV depolama testinde GoodWe’nin hibrit invertörleri ve yüksek voltajlı bataryaları bir kez daha ilgi odağı olmayı başardı.

” Electricity Storage Inspection 2021″ kapsamında Sistem Performans Endeksi’ni (SPI) belirlemek için 5kW ve 10kW güç sınıflarında toplam 20 farklı depolama sistemi incelendi. Test edilen iki GoodWe hibrit inverter olan GoodWe ET ve GoodWe EH modelleri, sırasıyla %93.4 ve %91,2’lik bir Sistem Performans Endeksi (SPI) elde etti.

Bu olağanüstü sistem verimliliği ile GoodWe 5000-EH, konut tipi inverter klasmanında (5kWp PV ile 5MWh/a tüketim) başarıyla 2. sırayı aldı. GoodWe 10k-ET de çok iyi performans göstererek 1,7 puıan farkla en iyi 2.sırayı almaya hak kazandı.

HTW araştırmacıları tarafından belirlenen Sistem Performans Endeksi (SPI) ekonomik bir endekstir ve test edilen depolama sisteminin ideal bir depolama sistemine kıyasla elektrik maliyetlerini ne kadar azalttığını göstermektedir. Dönüştürme verimlilikleri, kontrol hızları veya stand-by tüketimi gibi verimlilik ile ilgili özellikler ne kadar iyi olursa, elde edilen maliyet tasarrufu da o kadar yüksek olmaktadır. Bir noktanın maliyet açısından yarattığı fark, yüksek bir doğruluk derecesi ile belirlenebilir.

Çalışmanın bir diğer odak noktası, PV depolama sistemlerinin tasarımıdır. Yapılan simülasyonlar ve analizler, PV sisteminin yanı sıra depolama sisteminin talebe göre boyutlandırılmasının da özellikle ekonomik açıdan önemli olduğunu göstermektedir. PV sistemi ne kadar büyükse, önlenen CO2 emisyonları da o kadar yüksek olmaktadır. Öztüketim oranını artırmak ve CO2 emisyonlarını azaltmak için güneşten enerji üretmeye uygun herhangi bir çatı yüzeyi kullanılmalıdır. Test edilen iki GoodWe hibrit inverter 5000D-EH ve 10k-ET’nin kullanımı ve basit bir PV depolama sisteminin kurulumu, ev sahibine yalnızca CO2 emisyonları açısından değil, aynı zamanda finansal olarak da fayda sağlamaktadır.

Devamını Oku

Trendler

Copyright © 2011-2019 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com