Connect with us

İletim ve Enerji Depolama Teçhizatı

Enerji depolama sisteminin güneş santrallerindeki uygulamaları

Published

on

Güneş enerjisi sistemleri ve enerji depolama konusu son dönemde oldukça tartışılan konuların başında gelmektedir.

Güneş enerjisi santral yatırımları, teknolojinin gün geçtikçe gelişmesiyle birlikte komponent maliyetinin azalması ve sektördeki tecrübenin artmasıyla beraber işçilik maliyetlerinin azalmasıyla birlikte özellikle güneş ışığı radyasyonunun yoğun olduğu bölgelerde önemli bir hale gelmiştir. Ülkemizde de bu yatırımlar gerek özel sektör yatırımları gerekse büyük çaptaki YEKA projeleri ile kendini göstermektedir. Bu tesislere entegre olabilecek enerji depolama sistemlerinin ise özellikle güneş ışığının kesintili olduğu bulutlu günlerde şebekede oluşabilecek olumsuz etkiyi azaltarak enerji kalitesini artırmaya yönelik destekleyici nitelikte kullanılması mümkündür.

Güneş ışığını engelleyen yoğun bir bulut, PV panelde oluşacak enerjinin, anlık olarak neredeyse %90’a düşmesine neden olabilir. Yenilenebilir enerji kalitesi artırılarak, sistem güvenliği sağlanabilir ve oluşabilecek gerilim değişimleri de belli limitlerin arasında tutulabilir. Enerji depolama sistemlerinin yenilenebilir enerji santrallerine entegre edilecek olması, gelecekte konvansiyonel enerji santrallerine bağımlılığın azalmasını sağlayacaktır.

Enerji depolama örnekleri

California bölgesinde yaz aylarında güneş santrallerinden sağlanan enerji üretiminin artması, izlenen güç eğrisi olarak ördeğe benzer bir yapı oluşturmuştur. Bu eğrinin önümüzdeki yıllarda potansiyel projelerin gerçekleşmesiyle beraber daha da belirginleşeceği öngörülmektedir. İlgili eğrinin minimum noktasında PV katkısı maksimumdur. Bu nedenle enerjinin büyük bir kısmı güneş santralleri üzerinden sağlanmaktadır. Akşam saatlerinde güneş enerjisinden üretilen enerji azaldığından, anlık olarak sisteme gereken güç miktarı artmaktadır. Bu yüzden özellikle anlık yoğun tüketim saatlerinde hızlı bir şekilde enerji üretiminin desteklenmesi gerekmektedir. Bu değişimi en hızlı karşılayacak olan sistem de enerji depolama sistemleridir.

Diğer bir örnek ise Texas bölgesindeki bir güneş enerji santralinin çıkış gücünü temsil eden grafiktir. Bulutlanma durumuna göre anlık olarak enerji üretimi çok fazla salınım yapmaktadır. Şebekeye entegre edilen bu sistem, şebeke enerji kalitesini bozabilmektedir. Gerekli aktif ve reaktif enerji alışverişi ile enerji depolama sistemleri şebeke enerji kalitesini artırmakla kalmayıp, gündüz depolanan enerjiyi gece saatlerinde düzenli bir şekilde şebekeye sağlamaktadır.

Şebeke yönetmeliğindeki gelişmeleri de takip ederek güneş enerji santralleri, yan hizmetler kapsamına dahil olarak sekonder frekans kontrolüne katılıp, bu katılımdan da hem şebekenin stabil çalışmasına katkıda bulunabilir hem de bu operasyon ile kazanç sağlayabilirler. Aynı zamanda sistemde oluşabilecek birim dakikadaki güç artış/azalış hızı dengesizliklerini de enerji depolama sistemlerini kullanarak minimize edebilir ve herhagi bir ceza ile karşılaşmamış olurlar.

Ülkemizin özellikle orta ve güney bölgelerinde güneş ışını radyasyonunun yüksek olması ve yatırım maliyetlerinin son 5 sene içerisinde önemli bir şekilde azalması yatırımları uygulanabilir hale getirmektedir. Gerçekleşecek YEKA projelerinde de yukarıda bahsettiğimiz uygulamalar için enerji depolama sistemleri entegrasyonu önemli bir hale gelecektir. Enerji depolama sistemi, enerji yönetimini sağlayarak şebeke kararlılığına ve kalitesine faydalı olmakla beraber ülke ekonomisine de katkı sağlamaktadır.

Yazan: Oğuzhan Çayırezmez, Siemens Enerji Yönetimi Sektörü

Türkiye endüstrisine, alana özel, spesifik yayınlar üreten MONETA Tanıtım’ın sektörel dergilerinin editörlüğünü yapmaktayım. Yeni nesil, dinamik yayıncılık anlayışıyla, dijital ve basılı mecralarda içerik geliştirmek için çalışmaktayız.

İletim ve Enerji Depolama Teçhizatı

OEDAŞ ekipleri deprem bölgesinde yaraları sarmak için aralıksız çalışıyor

Published

on

By

Elektrik dağıtım şirketi OEDAŞ, Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından bölgedeki elektrik arzının güvenliğinin ve sürdürülebilirliğinin yeniden sağlanması için ilk günden itibaren çalışmalarını aralıksız olarak sürdürüyor. Adıyaman’ın merkezinde ve Gölbaşı ilçesinde görev alan ekiplerin 10 günde bir değiştiğini ve şu anda sekizinci ekibin bölgede olduğunu söyleyen OEDAŞ Direktörü Muzaffer Yalçın, “Ekiplerimiz deprem bölgesinde yaraların sarılmasına katkı sunabilmek için gönüllülükte adeta birbirleriyle yarışıyor. Şu ana kadar toplam 278 çalışanımızla bölgede yer aldık. Tüm çalışmalar tamamlanıncaya kadar da orada bulunmaya devam edeceğiz” dedi.  

Afyonkarahisar, Bilecik, Eskişehir, Kütahya ve Uşak illerinin elektrik dağıtım hizmetini sağlayan Osmangazi Elektrik Dağıtım AŞ (OEDAŞ), Kahramanmaraş merkezli olan ve 11 ilde büyük yıkıma yol açan depremlerin ardından bölgedeki elektrik arzının yeniden güvenli ve sürdürülebilir bir şekilde sağlanması için çalışmalarını sürdürüyor.

Muzaffer Yalçın: “Ekiplerimiz dayanışma ruhu ve özveriyle çalışmaya devam ediyor”

Deprem bölgesinde gerçekleştirdikleri çalışmalar hakkında bilgi veren OEDAŞ Direktörü Muzaffer Yalçın, “Ülkemizi sarsan bu büyük felakette yaraların sarılmasına katkı sunabilmek için ilk günden itibaren aralıksız olarak çalışıyoruz. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığımızın koordinasyonunda depremin hemen ertesi günü bölgeye intikal ederek hem arama kurtarma çalışmalarına katıldık hem de elektrik arzının yeniden sağlanması için seferber olduk. Saha ekiplerimiz, iş güvenliği uzmanlarımız ve ekip yöneticilerimiz, deprem bölgesindeki çalışmalara gönüllü olarak katılmak için adeta birbirileriyle yarışıyor. Ekiplerimiz 10 günde bir değişiyor, şu anda sekizinci ekibimiz bölgede. Tüm çalışmalar tamamlanıncaya kadar da bölgede olmaya devam edeceğiz. Çalışma arkadaşlarımıza göstermiş oldukları dayanışma ruhu ve özveriden dolayı teşekkür ediyorum” dedi.

OEDAŞ çalışanı da 5 adet hidrolik platformlu araç

Deprem bölgesine aralıksız ekip ve ekipman desteği

Adıyaman’ın merkezinde ve Gölbaşı ilçesinde elektrik arzının güvenliğini ve sürdürülebilirliğini yeniden sağlamak için çalışmaları sürdüren OEDAŞ, bugüne kadar 13 ekip yöneticisi, 251 saha çalışanı ve 14 iş güvenliği uzmanı olmak üzere toplam 278 çalışan ile deprem bölgesinde görev aldı. Ekipler bu çalışmalarda toplam 45 adet hidrolik platformlu araç, 56 adet 4X4 araç, 5 kamyon, 2 çift kabin transit, 3 vinç ve 1 kepçe ile görev yaptı. OEDAŞ ayrıca hem kendi ekiplerinin hem de bölgede görev alan diğer elektrik dağıtım şirketi ekiplerinin konaklaması için 54 yatak kapasiteli 6 adet konteyner, 10 adet dağıtım trafosu, 8 adet çeşitli güçlerde jeneratör, çeşitli avadanlıklar, iş güvenliği malzemeleri, şebeke malzemeleri, su, kuru gıda, hijyen malzemeleri gibi insani yardım malzemelerini de deprem bölgesine ulaştırdı.

Halihazırda bölgede yer alan sekizinci ekipte yer alan 20 gönüllü OEDAŞ çalışanı da 5 adet hidrolik platformlu araç ve 3 adet 4×4 araç ile faaliyetlerine devam ediyor.

Continue Reading

İletim ve Enerji Depolama Teçhizatı

Sayaç ve elektrik arızaları önceden tespit edilebilecek

Published

on

By

Elektrik dağıtım şirketi OEDAŞ, düşük karbon ekonomisine geçiş sürecinde enerji dağıtım şebekelerinin etkin yönetimi için yeni ürün ve hizmetler geliştirmeyi hedefleyen Avrupa Birliği Ufuk 2020 çerçeve programı destekli BD4OPEM (Açık İnovatif Enerji Piyasaları İçin Büyük Veri) projesinde yer alıyor. 9 ülkeden 12 paydaşın yer aldığı projeye Türkiye’den katılan tek şirket olan OEDAŞ, proje için destek sağlayıp yazılımcılar tarafından oluşturulan servislerin kalitesini ölçüyor ve testlerini gerçekleştiriyor. OEDAŞ Ar-Ge Müdürü Ural Halaçoğlu, proje kapsamında enerji fazlasının depolanması, sayaç ve elektrik arızalarının önceden tespit edilmesi gibi sistemler üzerinde çalışıldığını söyledi.

Türkiye’de yenilenebilir enerji üretiminin en fazla olduğu ikinci elektrik dağıtım bölgesinde faaliyet gösteren Osmangazi Elektrik Dağıtım AŞ (OEDAŞ), düşük karbon ekonomisine geçiş sürecinde kaynakların verimli kullanımı, enerji dağıtım şebekelerinin esnek ve etkin yönetimi ile geleceğin akıllı şebekelerinin entegrasyonu için Avrupa Birliği Ufuk 2020 çerçeve programı destekli çeşitli projelerde yer alıyor. Şirketin bu doğrultuda çalışmalarına devam ettiği projeler arasında yer alan BD4OPEM (Big Data for Open Innovation Energy Marketplace / Açık İnovatif Enerji Piyasaları için Büyük Veri) projesinin bu yıl içinde tamamlanması hedefleniyor.

Kaynakların verimli kullanımını artıracak ürün ve hizmetler geliştiriyoruz”

OEDAŞ Ar-Ge Müdürü Ural Halaçoğlu, BD4OPEM projesi kapsamında yapılan çalışmalar hakkında bilgi verdi. 9 Avrupa ülkesinden 12 paydaşın yer aldığı projede, Türkiye’nin beş pilot ülke arasında olduğunu söyleyen Halaçoğlu, “Biz de OEDAŞ olarak bu projede ülkemizi temsil etmenin sorumluluğunu taşıyoruz. Bilindiği üzere her ne kadar geçtiğimiz yıl globalde yaşanan enerji krizi nedeniyle elektrik talebinde bir miktar düşüş olsa da önümüzdeki dönemde artış trendinin devam edeceği öngörülüyor. Düşük karbon ekonomisine geçiş sürecinde yenilenebilir enerji kullanımı daha da artacak. Öyle ki Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı’nın ‘1,5 derece’ senaryosuna göre, 2050’de tüketilen elektriğin yüzde 90’ı yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlanabilir. İşte BD4OPEM projesi ile yeşil enerjiye geçişte enerji dağıtım şebekelerinin kalitesinin korunması ve verimliliğinin artması için planlama, izleme, bakım ve operasyon süreçlerinin etkin yönetimini sağlayacak yeni ürün ve hizmetler geliştirmeyi hedefliyoruz. Bununla birlikte özellikle güneş enerjisinden olmak üzere yenilenebilir enerjinin depolanması böylece fosil yakıt kullanımının günün her saatinde azaltılması için çalışıyoruz” dedi.

“Desteğimizle yapay zekâ kullanılarak geliştiriliyor”

OEDAŞ’ın proje kapsamında üstlendiği çalışmalara değinen Halaçoğlu şöyle devam etti; “Projede yer alan yazılımcı paydaşlar, yeni ürün ve hizmet geliştirip çeşitli analizler yapabilmek için elektrik dağıtım şirketlerinin desteğine ihtiyaç duyuyor. Bu sayede sistemdeki arızalara bakılarak bir algoritma oluşturuluyor. Bu çalışmalar sayesinde benzer durumlarda oluşabilecek arızalar önceden tahmin edilebiliyor. Projenin uygulamaya geçmesiyle ileride sayaç veya elektrik arızalarını önceden tespit etmek mümkün olabilecek. Biz yazılımcı paydaşlara verdiğimiz desteğin yanı sıra servislerin kalitesini ölçüp geri bildirimde bulunuyor, servislerden optimal fayda sağlamaya odaklanıyoruz.”

“AB projelerinde geleceğin sistemleri üzerine çalışıyoruz”

OEDAŞ Ar-Ge Departmanı olarak 19’u aktif, 31 proje üzerinde çalıştıklarını ve bu projelerden dördünün AB projesi olduğunu ifade eden Halaçoğlu, AB projelerinde geleceğin sistemleri üzerine çalıştıklarının altını çizdi. Halaçoğlu, “Geleceğin enerji sistemlerinde dijital teknolojilerin enerji sektörüne entegrasyonu, başta yenilenebilir enerji olmak üzere dağıtık enerji sistemleri ve üretimin daha düşük maliyetle daha verimli hale getirilmesi önemli yer tutuyor. Biz de AB projeleri ile şimdiden bu doğrultuda çalışmalar yapıyoruz. Gelecekte regülasyonlar çerçevesinde bu teknolojiler hayatımızda yer almaya başladığı takdirde buna hazır olmamız hem sektörümüze hem de ülkemize büyük fayda sağlayacaktır” diye konuştu.

Continue Reading

İletim ve Enerji Depolama Teçhizatı

“SOLARŞARJ” elektrikli araç şarj istasyonu lisansını aldı!

Published

on

By

“Solarşarj”, elektrikli araç şarj istasyonu kurma ve altyapı sağlamanın yanı sıra 49 yıl süreyle Türkiye genelinde şarj ağı işletmeciliğinde faaliyet gösterecek. Sıfır emisyonlu gelecek için yenilenebilir enerji hizmet sağlayıcısı olan Solar Araç Şarj Hizmetleri A.Ş. olarak artık “Solarşarj” markasıyla kendi elektrikli araç şarj istasyonlarını kurarak, 49 yıl süreyle ülke genelinde şarj ağı işletmeciliğinde faaliyet gösterebilecek. Elektrikli araçlara elektrik enerjisi temininin sağlandığı şarj ünitesi ve istasyonlarının kurulması, şarj ağı ve şarj ağına bağlı şarj istasyonlarının işletilmesi ile şarj hizmetinin sunulması hizmeti ile “Solarşarj” artık elektrikli araç ekosisteminin en önemli oyuncularından biri olarak teknolojiyi yola çıkarıyor…

“Elektriğin, aracın şarjlandığı noktada üretilmesi çok önemli”

Solarçatı CEO’su Utku Korkmaz, “Dünya pazarında her yıl 10 milyon elektrikli araç trafiğe çıkıyor. Elektrikli aracın 100 km’de kullanımı ise 22kw. Bugünkü elektrik fiyatları ile birlikte elektrikli araçlar 100 km’de 44 TL maliyet getiriyorlar. Elektrikli araçlar 100 kilometrede benzinli aracın maliyetine göre 60-70 TL tasarruf sağlıyor. Örneğin; 20 bin kilometre elektrikli araç kullanan birisi benzinli araca göre yılda 20 bin TL’nin üzerinde tasarruf sağlar. Tasarruf beraberinde en önemlisi fosil yakıt zincirinin kırılması ve “Karbon Salınımı”nı azaltmak üzere elektrikli araç sayısının artması çok önemli. EPDK’nın teşvikleriyle lisans alan kurumların sayısı hızla artıyor. Lisans başvurumuzun olumlu sonuçlanmasıyla birlikte bizde “Solarşarj” markamız ile biz de elektrikli araç şarj istasyonu kurulum hizmetimizi, lisanslı bir operatör olarak elektrikli araç şarj noktalarının artması için en iyi ekipmanlarla en doğru çözümü sağlamak üzere hizmet vereceğiz” dedi.

Continue Reading

Trendler