Connect with us

Ticari Güneş Projeleri

Güneş enerjisi santrallerinde inverter seçimi

Yayın Tarihi

on

Utku Polat, Elektrik Yüksek Mühendisi
Emre Öngay, Elektrik Mühendisi

Dünya genelinde 2040 yılına kadar enerji üretimine yapılacak yatırımın 12 trilyon dolar olacağı ve bu tutarın yaklaşık 3,9 trilyon dolarının ise güneş enerjisine yatırılacağı öngörülüyor. Ülkemizde ise güneş enerjisi santrallerine yapılan yatırım 2014 yılından sonra çok hızlı bir şekilde artmıştır. TEİAŞ’ın açıkladığı “Kurulu Güç” raporunda 2018 Haziran sonu itibariyle 4.725,9 MW ulusal şebekeye bağlı güneş enerjisi santrali bulunmaktadır. Bu rakamın önümüzdeki yıllarda daha da artması beklenilmektedir.

Şekil 1 – Türkiye Güneş Enerjisi Santralleri Kurulu Gücü

Yatırımın bu kadar hızlı arttığı güneş enerjisi santralleri tasarımında ekipmanların seçimi, yatırım maliyetinin geri dönüş hızını etkileyen en önemli faktördür. Bu seçimi yaparken ilk yatırım maliyetini göz önünde bulundururken, işletme ve bakım maliyetlerini, santralin ömrü boyunca ihtiyaç duyulacak yedek malzeme maliyetini ve santralin ömrü boyunca yapacağı üretimi de hesaplamak gerekir.

Bir güneş enerjisi santralinde, Şekil 2’de de görüleceği gibi, toplam maliyetin yaklaşık %15’ini elektrik kapsamı oluşturmaktadır. Elektrik kapsamının ise yaklaşık %50’si inverter maliyetidir. Bu nedenle güneş santrallerindeki en önemli ekipmanlardan biri olan inverterin hangi kriterlere göre seçilmesi gerektiğini inceleyeceğiz.

Şekil 2 – Güneş Enerjisi Santrali Maliyet Dağılımı

Inverter seçiminde göz önünde bulundurulan başlıca kriterler aşağıda listelenmiştir. (2)

  • İlk yatırım maliyeti
  • Elektrik satış fiyatı
  • Santralin kurulacağı coğrafi koşullar/çevre koşulları
  • Kullanılacak modülün teknik verileri
  • Performans oranı
  • Montaj veya alan kısıtları
  • İşletme emre amadeliği
  • Bakım veya tamir ihtiyacı
  • Inverter uzmanlarının bölgeye ulaşabilirliliği
  • Yedek malzemenin bulunma durumu
  • Inverterin MPP değerleri
  • Inverterin gücünün sıcaklık ile değişimi

Güneş enerjisi santrallerinde genelde iki farklı tip inverter kullanılmaktadır:

  • Dizi (String) Inverter
  • Merkezi (Central) Inverter

Çalışma prensipleri açısından; dizi inverterlere, birbirine seri olarak bağlantıları yapılmış olan fotovoltaik panel dizisi direkt bağlanmaktadır. Dizi inverterden alternatif akım toplayıcı bir panoya ve bu panodan da transformatör üzerinden şebekeye bağlantı sağlanmaktadır. Merkezi inverterlerde ise fotovoltaik panel dizilerinin bağlantıları bir doğru akım toplayıcı kutusunda toplanmakta ve bu kutudan merkezi invertere bağlantı sağlanmaktadır. Merkezi inverterden ise transformatör üzerinden şebekeye bağlantı sağlanılmaktadır.

Şekil 3 – Merkezi ve Dizi Inverter

Küçük ölçekli santrallerde ve çatı tipi uygulamalarda, verimlilik açısından dizi (string) inverter seçimi yapılmaktadır. Şebekeye bağlı büyük ölçekli santrallerde ise bu seçim biraz daha kafa karıştırıcı hale gelmektedir.

İlk yatırım maliyeti açısından bakıldığında, büyük ölçekli güneş enerjisi santrallerindeki inverter maliyetleri Tablo 1’de gösterilmiştir. Tablodaki değerler incelendiğinde; büyük ölçekli güneş enerjisi santrallerinde merkezi inverter kullanılmasının ilk yatırım maliyeti açısından tercih sebebi olduğu görülmektedir. Gelişen teknoloji ile beraber dizi inverter maliyetlerinde bir azalma beklenmesine rağmen merkezi inverterlerin ilk yatırım maliyeti açısından avantajlı durumda kalacağı beklenmektedir. (3) Bununla birlikte ilk yatırım maliyeti dışında diğer kriterlerin de değerlendirilmesi gerekmektedir.

Tablo 1 – Inverter fiyat karşılaştırması (4)

Merkezi inverterlerden beklenen ortalama ürün ömrü 20-30 yıl arasında değişmektedir. Gelişen teknoloji ile birlikte dizi inverterlerde 10-15 yıl arasında olan bu süre merkezi inverterlere yaklaşmaya başlamıştır. Ürünün beklenen ömrü sırasında oluşacak arızalar da maliyeti etkileyecek faktörlerden birisidir. Bu noktada göz önünde bulundurulması gereken değerlerden birisi arızalar arasındaki ortalama zamandır (MTBF: Mean Time Between Failure). Her ne kadar merkezi ve dizi inverterlerde bu süre birbirine yakın olsa da, aynı güçteki bir santralde daha fazla dizi inverter kullanılacağı için arıza olasılığı daha fazla olacaktır. Dizi inverterlerdeki arızalarda, yerinde arızaya müdahale etmek yerine ürün değişimi yapılmaktadır. Bu nedenle sahada yedek inverter tutulması gerekmektedir. Merkezi inverterlerde ise ağırlıklı olarak servis bakım anlaşmaları yapılmaktadır. Bu sayede santralin ömrü boyunca ihtiyaç duyacağı yedek malzeme maliyeti azalmaktadır.

Sonuç olarak inverter tipine karar verirken birçok husus göz önüne alınmalıdır. Engebeli arazi veya gölgelenmenin fazla olduğu, ulaşılabilirliliğin az olduğu ve gerekli yeterlilikte teknisyenin bulunmadığı bölgelerde büyük ölçekli güneş enerjisi santralleri için dizi inverter tercih sebebi olabilir. Ancak büyük ölçekli güneş enerjisi santrallerinde merkezi inverterlerin tercih edilmesi ilk yatırım maliyeti ve işletme maliyetleri açısından dizi inverterlere göre avantaj sağlamaktadır.

Kaynakça

  1. TEİAŞ. Sektör Raporları. Ankara : TEİAŞ, 2018.
  2. Distrubted vs. Central Inverters – A Comparision of Monitored PV Systems for The 25th EU PVSEC / WCPEC-5. A. Kröger-Vodde, A. Armbruster, V. Hadek, W. Heydenreich, K. Kiefer. 2010. DOI:10.4229/25thEUPVSEC2010-4BV.1.56.
  3. MOSKOWITZ, Scott. https://www.greentechmedia.com/articles/read/will-string-inverters-completely-replace-central-inverters-in-the-us-solar. [Çevrimiçi] 30 Haziran 2016.
  4. Ran Fu, David Feldman, Robert Margolis,Mike Woodhouse, and Kristen Ardani. U.S. Solar Photovoltaic System . basım yeri bilinmiyor : NREL, 2017. NREL/TP-6A20-68925.

Türkiye endüstrisine, alana özel, spesifik yayınlar üreten MONETA Tanıtım’ın sektörel dergilerinin editörlüğünü yapmaktayım. Yeni nesil, dinamik yayıncılık anlayışıyla, dijital ve basılı mecralarda içerik geliştirmek için çalışmaktayız.

Devamını Oku
Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ticari Güneş Projeleri

GES yatırımlarında geri dönüş süresi 4 yıla indi

Yayın Tarihi

on

Güneş enerjisi başta olmak üzere yenilenebilir enerji kaynakları konusunda mühendislik, proje ve danışmanlık hizmeti veren ve bunların yanı sıra anahtar teslim güneş enerjisi santralleri kuran Göktekin Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Göktekin, 12 Mayıs 2019 tarihli Lisanssız Elektrik Yönetmeliği ile yürürlüğe giren Aylık Mahsuplaşma Düzenlemesinin sektörün önünü açtığını belirterek “Türkiye son yıllarda yaptığı ataklarla güneşten elektrik üretiminde dünya genelinde 11. sıraya yükseldi. Yayınlanan son yönetmelikle birlikte çatı GES yatırımlarında geri dönüş süresi 4 yıla kadar indi” dedi.

Türkiye’nin güneş enerjisi potansiyelini yeterince değerlendirip değerlendiremediği konusunda bilgiler veren Göktekin “Türkiye YEKDEM ile sektörün ilerlemesi konusunda büyük bir adım atmış ve dünya genelinde 11. sıraya yükselmiştir” diye konuştu. Yeni sistemde devletin üretim fazlası tüketemediğiniz elektriği sizden satın aldığını vurgulayan Göktekin, şöyle devam etti: Yayınlanan yeni yönetmelik ile öztüketime yönelik elektrik enerjisi üretiminin önü açılmıştır. Bundan önceki dönemde saatlik mahsuplaşma diye bir kavram vardı. Yani bir saat boyunca ürettiğiniz elektrik, tükettiğiniz elektrik ile mukayese edilir, mahsuplaşma sonrası fazla üretim varsa sisteme bedelsiz verilirdi. Örneğin şirketiniz hafta sonu çalışmıyorsa, güneş elektriğinizi üretmeye devam ediyordu ancak bunun bedelini alamadığınız için fizibiliteyi olumsuz yönde etkiliyordu. Yayınlanan yönetmelik ile artık bir ay boyunca ürettiğiniz elektrik, tükettiğiniz elektrikle eşleştiriliyor ve bu miktar mahsuplaşıyor. Eğer fazla tükettiyseniz kalan elektriğin bedelini ödemeye devam ediyorsunuz, az tükettiyseniz ve daha çok üretim yaptıysanız o zaman devlet size sattığı fiyattan elektriğinizi geri satın alıyor. Bu güzel gelişme ile fizibiliteler olumlu yönde değişti.”

“Firmaların uzun vadeli ve ucuz finansmana ulaşımını destekliyoruz.”

Güneş enerjisi santral yatırımının uzun sürede geri döndüğüne dair yanlış inanç ve algıları ortadan kaldırmak için uğraştıklarını belirten Abdullah Göktekin ”GES’lerde birçok komponentte fiyatlar düştü. Üstelik devlet 10 yıl boyunca sattığı fiyatlara alım garantisi veriyor. Doğru firmalar tarafından projelendirilen GES yatırımlarına bankalar leasing şirketleri finansman desteği vermekten çekinmiyor, biz de Göktekin Enerji olarak firmalarımıza danışmanlık hizmeti veriyoruz, doğru finans çözümlerini bulmalarına yardımcı oluyoruz. Bu kapsamda İş Leasing ve QNB Finans Leasing ile işbirliği protokolleri imzalayarak firmaların uzun ve ucuz finansmana ulaşma desteği veriyoruz. Artık firmalar kendilerine rekabet avantajı sağlayan bu fırsatları iyi değerlendirmeli” ifadesini kullandı.

“5.000 MW aşkın potansiyel doğacak”

Yeni yayınlanan yönetmeliklerle birlikte öztüketime dayalı yatırımların hızla arttığını söyleyen Göktekin şöyle devam etti: “Ülke olarak önümüzdeki 3-4 yıl içinde 5.000 MW’tan daha fazla bir güneş enerjisi santrali kurulumu potansiyeli taşıdığımızı düşünüyoruz. Aslında 2016’dan bu yana Türkiye’de 5 bin 868 MW civarında santral kurulumu gerçekleşti. Ama biz inanıyoruz ki önümüzdeki 3-4 yıl içerisinde bir o kadar daha olacak. Ama bu sefer çatı üzerine, öz tüketime yönelik olarak santral kurulumu gerçekleşecektir. Şu anda bile çatı üzeri öztüketim GES için 1544 Mw çağrı mektubu alınmış durumda ve 2019 sonu itibariyle 252 Mw’lık çatı GES kurulumu gerçekleşti.

“Çatı tipi GES’lerde güvenliğe özel önem verilmeli”

Göktekin Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Göktekin

Fabrikalar başta olmak üzere çatılara kurulacak GES yatırımlarının işin ehli firmalar tarafından yapılmasının can ve mal güvenliği açısından önemine değinen Göktekin şunları kaydetti: “Fabrikalarda yüzlerce hatta binlerce kişi çalışıyor. Milyonlarca dolar yatırım yapılarak kurulan fabrikaların çatısına kurulacak GES’lerde kullanılacak malzemeler ileri seviyede güvenlik donanımına sahip olmalı. ‘Optimizer’lı invertör sistemi kurulması pek çok açıdan ama özellikle güvenlik açısından çok önemli. Uygulamayı yapacak şirket de bu tür santral kurulumlarında işin uzmanı olmalı. Her önüne gelen bu tür santral kurulumunu yapmamalı, yapamamalı. Yaşanması muhtemel yangın ve benzeri durumların olması halinde malın geri yerine konabileceği ama yitirilen canların bir daha geri gelmeyeceği unutulmamalı.” “GES yatırımlarımız devam ediyor” Göktekin Enerji olarak son aylarda Ağrı, Van, Adana ve Osmaniye’de toplam 33 MW arazi tipi santral kurulumunu söyleyen söyleyen Abdullah Göktekin, şu bilgileri verdi: “Ayrıca Samsun Bafra’da 24 adet kümesin olduğu bir Tiryaki Holding iştiraki olan Yeşil Küre 5 MW çatı GES’in kurulumunu gerçekleştirdik. Halihazırda Erzurum, İzmir, Bitlis ve Eskişehir’de 31 MW arazi tipi 12, 8 firmadan 50 MW civarında çatı tipi GES kurulumumuz devam etmektedir. Mevcutta kalan az sayıdaki lisanslı GES projelerinden biri olan Bitlis ili Adil Cevaz ilçesindeki 16MWe gücündeki lisansın sahibi Gülbahar Elektrik Üretim A.Ş firmasının %100 hissesini EPDK onayına müteakiben devraldık. Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki GES yatırımları çok uzun vadeli yatırımlardır. Panellerin kullanım ömrü 40 yıldan fazladır. Ürün garantisi 10 yıl, performans garantisi ise 25 yıldır. Böyle bakıldığında malzemenin kalitesinin ne kadar önem arz ettiği aşikardır. Biz her zaman dünyanın en iyi ve en çok satan panellerini yayınlayan Bloomberg Tier 1 listesindeki markaların panellerini kullanıyor, verimliliği en yüksek malzemelerden seçim yapıyoruz. Her ne kadar kendi mühendisimize çok güveniyor, en iyi işi yaptığımızı iddia ediyor olsak bile kendi kendimizi bağımsız teknik müşavirlere denetlettiriyoruz. Ayrıca iş kolumuzla ilgili, her yaptığımız santrale TUV Kalite Standartları Sertifikası çıkartıyoruz. Yani yatırımcılarımız ve müşterilerimiz dünya standartlarına haiz TUV Kalite Standartları Sertifikasına sahip bir santral sahibi olmuş oluyor.”

Devamını Oku

Ticari Güneş Projeleri

Çatı üstü GES ile 100 bin liralık kazanç

Yayın Tarihi

on

Çanakkale’de 8 bin 500 metrekarelik alana kurulu unlu mamuller fabrikasının çatısına çatı üstü güneş enerjisi santrali (GES) kuran iş insanı Ali Polat, fabrikanın aylık 15 bin TL’lik elektriğini buradan karşılıyor. Ürettiği elektriği devlete de satarak, her ay 100 bin TL’lik kazanç elde eden Ali Polat, “Güneş hem içimizi hem cebimizi ısıtıyor” dedi.

Yıllar önce bir gazetede okuduğu güneş enerjisiyle ilgili köşe yazısından etkilenerek konuyu araştırmaya başlayan Polat, 2013 yılında devlet desteğiyle fabrikanın çatısına 200 kilovatlık güneş enerji santrali kurdu. Karlı bir yatırım olduğunu görünce bu kez Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti tarafından desteklenen yenilenebilir enerji yatırımları kapsamında, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu’ndan (TKDK) yüzde 65 hibe desteği alarak, 2017 yılında çatıya 400 kilovatlık daha enerji üreten panel kurdu. Aynı yıl, çatısında boş kalan yerlerin yanı sıra 2 bin metrekarelik sundurma alanlarını da değerlendirerek, kendi imkanlarıyla 400 kilovatlık daha panel kurdu. Toplamda 3 bin panel ve 35 invertörle santralin gücü 1 megavata ulaştı. Çatıdaki santralden yıllık ortalama 1,5 milyon kilovat elektrik üreten Polat, bu enerjiden fabrikasının tükettiği elektriği karşılıyor. Kalan elektriğe ise kilovatı 13 Cent’ten devlete satıyor.

Güneş hem içimizi hem cebimizi ısıtıyor

İş insanı ve girişimci Ali Polat, yaklaşık 1 milyon dolara çatıya kurduğu GES’in avantajlarının saymakla bitmeyeceğini belirterek, şunları söyledi: “Yıllar önce unlu mamul fabrikasını kurdum. İşlerim gayet iyi, ancak girişimci bir kişiliğim olduğu için fabrikanın giderlerini nasıl kısabilirim diye düşündüm. Aklıma rüzgar enerjisi santrali kurmak geldi. Ama araştırdım, maliyetlerinin yüksek olduğunu, teknik olarak da kurmanın zor olduğunu görünce vazgeçtim. Güneş enerjisi santraline yöneldim. Elektrik mühendisi Erkan Güçyetmez’den destek alarak, işe koyuldum. Bu konuda hem devletimizim, hem de Avrupa Birliği’nin desteklerini gördüm. İlk iki yatırımımı bu desteklerle yaptım. Karlı bir iş olduğunu görünce, çatının kalan kısmına ve sundurmalarına kendi imkanlarımla yatırıma devam ettim.

Şu anda 8 bin 500 metrekarelik çatıda, 3 bin panel, 35 invertör ile yılda 1,5 milyon kilovat enerji üretiyorum. GES’in masrafı da az oluyor. Sadece ayda, yılda bir temizliğini yaparak, invertörlere bakıyoruz. Buradan elde ettiğim enerjiyi unlu mamul fabrikamda da kullanıyorum. Aylık ortalama 15 bin TL elektrik giderim var. Bu parayı önceden cebinden ödüyordum. Şimdi çatıdaki fabrika, aşağıdaki fabrikanın elektrik parasını da ödüyor. 15 bin TL cebime kalıyor. Ayrıca kalan elektriği kilovatı 13 Cent’ten devlete satıyorum. Devlet ile 10 yıllık bir sözleşmemiz var. 10 yıl boyunca çatıda güneşten ürettiğim elektriği devlet 13 Cent’ten almaya devam edecek. Böylece ayda yaklaşık 100 bin TL kazanç elde ediyorum. Bu tür yatırımları, elektrik tüketimi fazla olan sanayi kuruluşlarına tavsiye ediyorum. Üstelik yenilenebilir temiz bir enerji. Güneş hem içimizi hem cebimizi ısıtıyor.” (Kaynak: hurriyet.com.tr)

Devamını Oku

Ticari Güneş Projeleri

Abdi İbrahim’den yenilenebilir enerji hamlesi

Yayın Tarihi

on

Türk ilaç sektöründe 17 yıldır lider konumunda olan Abdi İbrahim, 2020 yılına sürdürülebilirlik alanında bir ilk uygulama ile adım atıyor. Şirket, 1 Ocak’tan itibaren İstanbul Esenyurt Üretim Kompleksi’nde bulunan tüm üretim tesislerindeki enerji ihtiyacını güneş ve rüzgar enerjisi santrallerinden karşılayarak, yenilenebilir enerji kaynaklarını kullanmaya başlayacak.

Abdi İbrahim Kamu İlişkileri ve Kurumsal İletişim Direktörü Dr. M. Oğuzcan Bülbül, aldıkları bu kararın Abdi İbrahim’in cesaret, tutku ve sorumluluk olarak özetlediği kurumsal değerlerini ve liderliğini yansıttığını ifade ederek, ‘’İlaç sektöründe bir ilk olan bu uygulama ile ekonomik faaliyetlerimizi sürdürürken, topluma ve içinde yaşadığımız dünyaya iyi iz bırakma önceliğimizin gereğini yerine getirmekteyiz. Sürdürülebilirliği kültürel bir dönüşüm hedefi olarak görüyoruz. Bu uygulama ile bu alanda öncü ve somut bir adım atmaktan gurur duyuyoruz’’ dedi.

Dokunduğu hayatları iyileştirmek hedefiyle ilaç sektöründe 108 yıldır ilk günkü heyecanla faaliyet gösteren Türk ilaç sektörünün lider şirketi Abdi İbrahim, daha yaşanabilir bir dünya için yürüttüğü sürdürülebilirlik çalışmalarına yeni bir halka daha ekliyor. Şirket, aldığı kararla 1 Ocak 2020’den itibaren Esenyurt’ta bulunan kimyasal ilaç üretim tesisi, biyoteknolojik ilaç üretim tesisi AbdiBio, Ar-Ge Merkezi ve insansız teknolojistik merkezi ile tüm yardımcı işletmelerdeki elektrik ihtiyacının tamamını rüzgar ve güneş olmak üzere yenilenebilir enerji kaynaklarından kullanmaya başlayacağını açıkladı.

Abdi İbrahim Esenyurt Üretim Kompleksi’nde 2020 yılı enerji tüketiminin 44.405.118 kilowatt saat enerjiye ulaşacağı tahmin ediliyor.Şirket yüzde 100 yenilenebilir enerji kullanımına geçmesiyle birlikte 15.868 evin elektrik tüketimine eşdeğer olan enerjiyi yenilenebilir kaynaklardan karşılayacak. Ayrıca 9.737 aracın karbon emisyon salınımı ve buna bağlı olarak 29.211 ağaç gerekliliği önlenmiş olacak.

Abdi İbrahim Kamu İlişkileri ve Kurumsal İletişim Direktörü Dr. M. Oğuzcan Bülbül, Abdi İbrahim’in yenilenebilir enerji kullanımı uygulamasının ilk olarak üretimde başlayacağını, ardından kademeli olarak tedarik sürecinden hammadde alımına, pazarlama ve satış aşamasından son tüketiciye kadar devam eden tüm yolculukta uygulanarak, 2030 yılında şirketin karbon ayak izinin sıfıra getirilmesinin hedeflendiğini belirtti.

Abdi İbrahim’in 2025 vizyonu kapsamında sürdürülebilirlik stratejisinde öncelikli alanları belirlediğini vurgulayan Dr. Oğuzcan Bülbül, “Bin 500’ten fazla paydaşımızla yaptığımız çalışma kapsamında Birleşmiş Milletler 2030 gündemini dikkate alarak Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarından 8’ine aynı anda dokunabilecek şekilde belirlediğimiz bu alanları şirketimizin 3 değeri olan cesaret, tutku ve sorumluluk altında kümeleyerek öncelikli faaliyet alanlarımızı belirledik. Sorumluluk başlığı altında yer alan iklim değişikliği ve enerji yönetimi alanında somut ve model teşkil edecek bir adım atmak istedik. Türkiye’deki üretim tesisimizin tamamında kullandığımız elektriğin yenilenebilir olmasını sağladık. Abdi İbrahim bu adımıyla tüm üretiminde yüzde 100 yenilenebilir enerji kullanarak bu konuda sektöründe bir ilk olmayı başardı” dedi.

Dr. Oğuzcan Bülbül, Türkiye’de kendi alanında uzun yıllardır devam eden liderliğin yanı sıra uluslararası pazarlarda da etki gücünü her geçen gün artıran bir şirket olarak, dünyayı yakından takip ettiklerini ve iş hedefleri ile sürdürülebilirlik hedeflerini uyumlandıracak çalışmalar yürüttüklerini belirtti.

Şirketin tüm faaliyetlerini sürdürülebilirlik, sürdürülebilir kalkınma ve kurumsal sosyal sorumluluk alanında bir guru olan John Elkington tarafından geliştirilen üç boyutlu bakış açısı (Triple Bottom Line “TBL”) ile planladıklarını aktaran Dr. Oğuzcan Bülbül, “Bu sayede, şirketimizin performansını sadece hissedarlarımız için yaratılan pozitif finansal sonuçlarla değil, bunun yanında toplum ve çevre için yarattığımız pozitif etkileri de dikkate alarak ölçme şansına sahip oluyoruz. Üç farklı açıdan şirketin elde ettiği sonuçları değerlendirmek, içinde bulunduğumuz ekosistemdeki tüm paydaşlara olan etkimizi daha geniş açıdan görebilmemizi, bu etkileri daha bütünsel olarak değerlendirebilmemizi ve şirket olarak sürdürülebilirlik stratejimizi gözden geçirerek önümüzdeki 5 ve 10 yıllık dönemde bu alanda atacağımız adımları daha net ve ölçülebilir hale getirebilmemizi sağlıyor” dedi.

2020 yılı itibariyle sürdürülebilirlik çalışmalarını hızlandıracaklarını vurgulayan Dr. Oğuzcan Bülbül, şöyle devam etti: “Abdi İbrahim olarak toplum sağlığı ve gelecek nesillere bırakacağımız dünyanın yaşanabilir olmasını önemsiyoruz. Ülkemize, sektörümüze güç katacak, liderliğimize yakışan tesisleri hayata geçirirken çevre ve sosyal sorumluluk konularını daima odağımızda tutuyoruz. Çevrenin korunması; doğal kaynakların etkin kullanılması, atıklarımızın öncelikli olarak kaynağında azaltılıp ayrıştırılması, geri dönüşüme kazandırılması ve en uygun yöntemlerle bertaraf edilmesi; bunun yanı sıra topluma değer katan sosyal projelere zaman ve kaynak ayrılması iş stratejimizin vazgeçilmez parçaları olmaya devam edecek.

Sürdürülebilirlik hedeflerimize ulaşabilmek için lojistik aşamasında elektrik araçlar ve elektrikli tırların kullanımı; ambalaj atıklarının azaltılabilmesi veya doğaya daha az zararlı yeni ambalaj türlerinin geliştirilebilmesi için Türkiye’nin bu alandaki en iyi şirketleri ve start-up’lar ile her kademede iş birlikleri arayışı içindeyiz. Bunun dışında; CDP ve RE100 gibi şirketimizin sürdürülebilirlik alanındaki atılımını paylaşabileceği ve üyelerinin engin tecrübelerinden faydalanabileceği oluşumlara üye olmayı ve orta vadede şirketimize “B Corp Sertifikası” kazandırmayı diğer önemli hedeflerimiz olarak görüyoruz. Bu platformlarda şirketimizi temsil etmeyi; yüzde 100 yerli ve 108 yıllık bir Türk ilaç şirketi olarak önemli bir sorumluluk olarak görüyoruz.

Bunun yanı sıra bu hedeflerin; Avrupa ve ABD pazarına önümüzdeki dönemde yapacağınız yatırımlar açısından da bize değer katacağını düşünüyoruz.

Tüketicilerimizin ve paydaşlarımızın çok önem verdiği iklim değişikliği ile mücadele kapsamında sıfır karbon ayak izine sahip olma hedefinin yanında; ilaç sektörü açısından en önemli sürdürülebilirlik konularından birisi olan Ar-Ge ve inovasyona yatırım yapmaya devam ederek kendi molekülünü geliştiren ilk Türk ilaç şirketi olmak; su kaynakları başta olmak üzere tüm doğal kaynakların etkin kullanımını sağlamak; atık yönetimi konusunda önemli adımlar atmak; plastik içerikli ambalajlar yerine doğaya daha az zararlı ambalaj malzemelerin kullanımını yaygınlaştırmak; topluma değer katan sosyal sorumluluk projelerine zaman ve kaynak ayırmak da iş stratejimizin vazgeçilmez adımları olmaya devam edecek. Abdi İbrahim olarak; Türkiye’de ilaç sektöründe birçok ilki başarmış olmanın verdiği güvenle; sürdürülebilirlik alanında atacağımız adımlarla gelecek nesillere daha yaşanabilir ve daha yeşil bir dünya bırakabilmeyi ve başta ilaç sanayi olmak üzere tüm Türk şirketlerine ilham olmayı arzu ediyoruz.”

Devamını Oku
Advertisement
Advertisement
Advertisement

Trendler

Copyright © 2011-2019 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com