Connect with us

Mali Danışmanlık, Finans Çözümleri

Güneş enerjisinde maliyet düşüşü elektriğin yaygınlaşmasına katkı sunacak

Yayın Tarihi

on

Dünya Bankası tarafından yayınlanan yeni rapora göre güneş enerjisi ve depolamada maliyetler düşüşü ve mini şebeke sistemlerinin on katına çıkmasıyla milyonların elektriğe kavuşmasına yardımcı olabilir.

Rapora göre, çoğunluğu hidro ve dizel tabanlı olan ve günümüzde 47 milyon kişiye enerji sağlayan 19.000 mini şebekenin sayısında yaşanacak patlamayla, 2030 yılında 210.000 sistem 490 milyon kişiye enerji sağlamak mümkün.  PV ve bataryanın karışımından meydana gelecek yeni şebekelerin, 10-15 GW /50-110GWs lityum-iyon batarya ile 2030 yılında 1.5 milyar ton CO2 tasarrufu sağlaması bekleniyor.  

Dünya Bankası’na göre, 2030 yılındaki 210.000 mini şebeke hedefine ulaşılması için, güneş hibrid enerjisi maliyetlerinin; günümüzdeki 0.55$/kWs düzeyinden 0.20$/kWs civarına inmesi gerekiyor. Bu tür bir eşiğin geçilmesi; PV modüllerinin şimdiki 690$/kWp düzeyinden 2030’da 140$/kWp düzeyine inmesini beraberinde getirirken, lityum-iyon bataryalar da aynı dönemde 598$/kWs düzeyinden 62$/kWs düzeyine inecek. 

Asya önde, Afrika ise takipte

Çalışmaya göre, Güney Asya (9.300) ve Doğu Asya-Pasifik (6.900); şu ana dek 19.000 mini şebekenin çoğunluğunun kurulumunu yaptı. Afganistan (4.980) ve Myanmar (3.988) listelerde başı çeken ülkeler. Bununla birlikte; Senegal ve Nijerya ile birlikte Afrika Kıtası’ndaki diüer ülkeler dünya çapında geliştirilmekte olan 7.500 sistemin 4.000’ine ev sahipliği yaparak bu alanda başı çekiyorlar. 

Çalışmada, PowerGen, OMC ve Husk Power firmaları proje sayısı bağlamında ilk üç sırada yer alırken; fayda derecelendirmesinde üst sıralarda  NPC-SPUG; RAO ve JIRAMA yer aldı. 

Dünya Bankası’na göre; 2030 yılındaki 210.000 mini şebeke hedefi 220 milyar dolar yatırım gerektirecek ki; bunun 28 milyar dolarlık kısmı şimdiye kadar kullanıma alındı. Raporda, mini şebeke desteğine şimdiye kadar kalkınma finansörlerinden milyarlar aktarıldığı; ayrıca 2013 ve 2018 yılları arasında özel yatırımcılardan da 259 milyon dolar katılımın gerçekleştiği belirtildi. 

Rapor, risk algılarının ve makro ekonomik sorunların finansmana erişimi güçleştirdiğini; ancak kitlesel fonlama, borç öz sermayesi hissesi ve diğer yeniliklerle bariyerlerin aşıldığını ekledi.

Türkiye endüstrisine, alana özel, spesifik yayınlar üreten MONETA Tanıtım’ın sektörel dergilerinin editörlüğünü yapmaktayım. Yeni nesil, dinamik yayıncılık anlayışıyla, dijital ve basılı mecralarda içerik geliştirmek için çalışmaktayız.

Mali Danışmanlık, Finans Çözümleri

Temiz enerji artık çatınızda!

Yayın Tarihi

on

Temiz enerji kaynaklarından güneş enerjisi piyasası ve iş dünyası tarafından uzun süredir beklenmekte olan yönetmelik nihayet çıktı. Piyasada kısaca “mahsuplaşma yönetmeliği” olarak da geçen “Elektrik Piyasası’nda Lisanssız Elektrik Üretim Yönetmeliği”nin güncellenmesiyle artık işletmeler ve kamu kurum ve kuruluşları çatılarına kuracakları güneş enerjisi sistemleri (GES) ile kendi ihtiyaçları olan elektriği üretecekler ve ürettikleri ihtiyaç fazlası elektriği şebekeye satarak ek bir gelir elde edebilecekler. 12 Mayıs 2019 tarihinde EPDK tarafından Resmi Gazete’de yayımlanan yönetmelikle lisans alma ya da şirket kurma zorunluluğu olmadan elektrik üretim limiti 5 MW’ye kadar yükseltilmiş oldu.

Konuya ilişkin TurSEFF tarafından yapılan değerlendirmede şu görüşlere yer verildi:

“Bu yıl 25. kez düzenlenen Uluslararası Enerji ve Çevre Fuarı ve Konferansı’na (ICCI) damgasını vuran ve hem seminerlerde hem de ikili görüşmelerde en çok konuşulan konulardan biri bu yeni yönetmelik oldu. Aslında bugüne dek arazi tipi ve yatırım amaçlı kurulan GES’ler ön plandaydı. Sektöre yeni bir heyecan ve umut verdiğini gözlemlediğimiz bu yönetmelikle birlikte çatı pazarı ve öz tüketime yönelik bir tercih de kamu otoritesi tarafından ortaya konmuş oluyor. Güneş pazarında her iki ayak da tamamlandığına göre artık pazarın daha hızlı koşmaya başlayacağını öngörüyoruz.”

Mahsuplaşma nedir?

Yeni yürürlüğe giren yönetmelik sayesinde çatı tipi GES yatırımı yapan firmalar işletmelerinin çatısında üretecekleri ihtiyaç fazlası elektriği şebekeye verip 10 yıl süreyle elektrik satış fiyatı üzerinden gelir elde edebilecekler. Bu sistemlerde kullanılan çift yönlü elektrik sayaçları hem üretimi hem tüketimi ölçebiliyor ve ay sonunda çıkan farka göre net elektrik miktarı hesaplanarak mahsuplaşma yapılıyor.

Yatırım maliyetleri de ucuzladı!

Bu sistemin bir diğer avantajı, şebekenin bir akü gibi çalışmasını sağlayarak ihtiyaç fazlası elektriği depolaması ve ihtiyaç olduğunda kullanması için firmalara geri verebilmesi. Bir başka deyişle, firmalar ekstra bir akü/depolama yatırımı yapmadan da şebekeyi kendi enerji depoları gibi kullanabilecekler.

TurSEFF uzmanlarınca yeni yönetmeliğin avantajları şöyle aktarıldı:

“Çatı tipi GES tesislerinde kaynağında üretim ve tüketim sağlanarak şebeke üzerindeki yük hafifletilmiş oluyor. Ayrıca elektriğin üretildiği kaynaktan tüketileceği yere iletimi ve dağıtımı sırasında oluşan kayıp maliyeti de en aza indiriliyor. Arazi tipi GES tesisi kurulurken yapılması gereken hafriyat; ağır mekanik kurulumlar; güvenlik görevlisi ve güvenlik sistemleri kurulumu gibi maliyet yükleri çatı tipi GES tesislerinin kurulumunda yok. Ayrıca biz TurSEFF olarak bir Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) ve Avrupa Birliği (AB) programıyız; çok önem verdiğimiz ‘Temiz Enerji’ bilincinin küçük firma; kuruluşlar ve bireyler bazında yaygınlaşmasına ve temiz enerji konseptinin sahiplenilmesine yol açtığı için bu yönetmeliği çok önemsiyoruz.”

Çatı tipi GES yatırımlarında TurSEFF finansmanı da hazır!

Türkiye’de yenilenebilir enerji yatırımları ve enerji verimliliği projelerinin finansmanında önde gelen finansman programlarından biri olan TurSEFF; yeni yürürlüğe giren mahsuplaşma yönetmeliğinden hareketle; çatı tipi güneş yatırımlarına yönelik yeni bir finansman yaklaşımı geliştirdi. Artık bir işletme veya kamu kurum ve kuruluşu; binası üzerine kuracağı güneş enerjisi sistemi için bir finansman arayışındaysa TurSEFF fonlarından faydalanabiliyor. Bu konuda yatırım yapmak isteyen firmaların ve kurumların yapmaları gereken tek şey TurSEFF’in anlaşmalı bankalarından veya leasing kurumlarından birine başvurmak. Bu kurumlar tarafından TurSEFF’e yönlendirilen projeler uzmanlar tarafından TurSEFF kriterleri çerçevesinde ücretsiz olarak değerlendiriliyor ve uygunluk verilen projelere anlaşmalı finansal kurum tarafından kredi veya leasing sağlanıyor.

TurSEFF tarafından yapılan açıklamada pazarın geleceğine ilişkin şu ifadelere yer verildi:

“TurSEFF olarak 2010 yılından beri faaliyetteyiz ve ilk günden beri fonlarımızın en yoğun olarak kullanıldığı alan güneş enerjisi oldu. Sektörün son on yıldaki hızlı gelişimine doğrudan tanık olduk ve inanıyoruz ki bu yeni yönetmelikle piyasanın önündeki bir bariyer daha aşılmış oldu. Güneş enerjisi sektörünün hareketlenmeye başladığı yıllarda ortalama olarak her 10 lisanssız güneş yatırımının 7’si TurSEFF tarafından fonlanmıştı. Aynı kaldıraç etkisini şimdi de çatı tipi GES yatırımlarında sağlayabilmek için bu alana yönelik özel bir finansman yaklaşımını sektörün hizmetine sunuyoruz. Ülkemizin güneş enerjisindeki büyük potansiyeli herkesin malumu. Yeni mahsuplaşma gibi düzenlemeler her zaman için piyasanın büyümesine katkı sağlayacak ve enerji piyasamızın ‘temiz enerji’ dönüşümünü desteklemiş olacaktır. TurSEFF; temiz enerjiye yönelik yatırımları desteklemeye aynı hızla devam edecek.”

Devamını Oku

Mali Danışmanlık, Finans Çözümleri

CW Enerji’den Koçfinans’la iş birliği

Yayın Tarihi

on

CW Enerji ve Koçfinans, güneş enerjisi sistemi ihtiyacı olanlar için uygun finansman konusunda işbirliğine imza attı. Bu işbirliğinin, sektörde bir ilk olduğu kaydedildi.
CW Enerji Genel Müdürü Volkan Yılmaz, Koçfinans ile yapılan iş birliği kapsamında, kullanıcıların güneş enerjisi sistemleri ihtiyaçlarına yönelik uygun finansman çözümleri sağlanacağını söyledi. Volkan Yılmaz, iş birliğinin hem ekonomiye hem de yenilenebilir enerji sektörüne önemli bir çözüm ortağı olduğunu belirtti.
Bu iş birliği ile arıcılara; tarımsal sulama sistemlerine; hayvancılık faaliyetlerine ve elektriğin olduğu veya olmadığı tüm alanlarda; güneş enerjisiyle elektrik üretimine ihtiyaç duyanlara hızlı ve kolay kredi sistemiyle finansman çözümü sunulacağını aktaran Volkan Yılmaz, “Bunların yanı sıra, sürdürülebilir enerjiyle doğal kaynakların verimli kullanılmasını teşvik ederek, yarınlara daha yeşil bir dünya bırakılmasını amaçlıyoruz” diye konuştu. (Kaynak: DHA)

Devamını Oku

Mali Danışmanlık, Finans Çözümleri

Güneş enerjisi finansmanı ve geleceği

Yayın Tarihi

on

finansmanı

Güneş enerjisi finansmanı için 2018 ve devamında enerji sektörüne global olarak gerçekleştirilecek yatırımlara ilişkin projeksiyonlara baktığımızda, toplam yatırımın %40’ının yenilenebilir enerji sektörüne gitmesi beklenmektedir. Yenilenebilir Enerji yatırımları içerisinde ağırlıklı yatırım kaleminin güneş enerjisi olacağı ve Uluslararası Enerji Ajansının beklentisi dahilinde 113 milyar Euro düzeyinde bir yatırım alacağı tahmin edilmektedir.

2025 Enerji Yatırımlarının Gelişim Projeksiyonu

2004 – 2017 arasında gerçekleşen yatırımlara baktığımızda, özellikle güneş enerjisi tarafında 2014 ve sonrasında yer-üstü rüzgâr yatırımlarının önüne geçen yatırımlar dikkat çekmektedir.

Yenilenebilir Enerji Yatırımlarının Gelişim Projeksiyonu 2004 – 2017 (milyar USD)

Yenilenebilir enerji kaynaklarından birim üretim maliyetlerinin gün geçtikçe ucuzladığı bir ortamdayız. Almanya özelinde birim enerji üretim maliyetlerine baktığımızda hem şimdiye kadarki çarpıcı azalma hem de 2020’ye uzanan projeksiyonlarda bu eğilimin devam ettiğini görmekteyiz.

Birim Enerji Üretim Maliyetleri Gelişimi

Diğer taraftan azalan üretim maliyetleri içerisinde hâlâ sermaye & finansman maliyeti üretim maliyetinin hem dünyada hem de özellikle Türkiye’de önemli bir maliyet kalemi olmaktadır. Bu noktadan bakıldığında, finansal kuruluşların üretim maliyetlerinin azaltıcı rolü de bulunmaktadır. Ayrıca enerji projelerindeki sermaye ağırlıklı yatırım maliyetleri ve yenilenebilir enerji tarafından işletme maliyetlerinin yatırım maliyetlerine görece düşüklüğünden hareketle, finansman gücü önemini korumaya devam edecektir. Bu nedenle büyük enerji şirketlerinin en önemli iş ortaklıkları finansman veya fon sağlayıcı kuruluşlar olmaya devam edecektir.

Özellikle Türkiye’de finansal yatırımcı nitelikli sponsorların görece düşüklüğü bu noktadaki iş ortaklığını ticari bankalara ve uluslararası finansal kuruluşların yürütmesine neden olmuştur.

Bu durum yatırımcı tarafındaki finansal önceliklerin ister istemez finansal kuruluşlar tarafından yönetilmesine yol açmıştır. Bu noktada Türkiye’de özellikle güneş enerjisi finansman modellerinin geleceğine baktığımızda; finansal yatırımcı nitelikli kuruluş ve fonların güneş enerjisi iş birliğine gidecek şekilde yapılanması beklenmelidir. Bu yapılanma da finansman model & yapılarının daha bağımsız şekilde ilerlemesine ihtiyacı ortaya çıkaracağından; sektörün finansal sağlamlık açısından bankalarca yönlendirilen regülasyon & düzenlemelerden yatırımcı odaklı regülasyon & düzenlemelere kaymasını sağlayacaktır.

Güneş enerjisi finansmanlarının hem dünya hem de Türkiye odak noktasında; birleşme ve satın&alma (M&A) aktivitelerinin finansmanı yer almaktadır. Dünyada enerji satın alım aktivitelerinin de nispeten düşük kaldığı bir ortamdan; önemli oranda artan sayıda işleme doğru kaynaktayız. Aşağıdaki grafikte de görüleceği üzere özellikle güneş enerjisi alanındaki işlem hacmindeki satın alım hacim artışı beraberinde hem satın alım finansmanlarını hem de sermaye tarafında finansal yatırımlarında işlem artışı sağlamaktadır.

Dünya Yenilenebilir Enerji Yatırımları Satın Alım İşlemlerinin Enerji Türü Bazında Gelişimi (milyar USD)

Dünya Yenilenebilir Enerji Yatırımları Satın Alım İşlemlerinin Satın Alım İşlem Türü Vazında Gelişimi (milyar USD)

Yenilenebilir Enerji Satın Alın İşlemlerinde işlem türüne baktığımızda; doğrudan proje satın alımı veya şirket satım alımı yöntemlerinin işlemlerin %90’ından fazlasını teşkil ettiğini görmekteyiz.

Finansal sponsorlar yenilenebilir enerji aktiflerine sahip taraflar olarak; 2015-2017 yılları arasında toplam M&A işlemlerinin %50’sinde yatırımcı olmuştur. Güneş enerjisi sektörü özelinde ise; 2018 yılı itibariyle 100’e yakın satın alım gerçekleşen bir global güneş pazarında; satım alım tarafındaki oyuncularda finansal nitelikli yatırımcılar da artmaktadır.

Solar Enerji Satın-Alım İşlemlerinde Alıcı Tarafların Dağılımı (2017-2018)

Avrupa’daki yenilenebilir enerji yatırımlarındaki finansal yatırımcıların yatırım türlerine baktığımızda, doğrudan yatırım ve proje bonosu aracılığıyla yatırımların öne çıkan araç olduğu da görülmektedir.

 

Avrupa Yenilenebilir Enerji Yatırımlarında Yatırım Türü

 

Türkiye piyasasında özellikle son dönemde önemli kurumsal enerji holdingi nitelikli oyuncuların güneş enerji portföylerinin; farklı yatırım iştahı bulunan daha küçük yatırımcılar tarafından alındığı bir dönem yaşamaktayız. Sektörün bu noktada uzun vadeli gelişimini değerlendirdiğimizde global pazarlara yakınsayan bir şekilde finansal nitelikli yatırımcıların yatırım odağına alınabilmesini sağlanması kritik öneme sahip olmalıdır.

Kaynaklar

Renewable Energy Trends; Bloomberg New Energy Finance

Solar M&A Activity Report; Mercom Capital Group

Fueling the Energy Transition; Mc Kinsey Report

 

Özlem Kıldır, Danışman & Eğitmen, Sabancı Üniversitesi, Profinstance Proje Finansmanı & Kurumsal Bankacılık Danışmanlık & Eğitim Hizmetleri

Devamını Oku

Trendler

Copyright © 2011-2019 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com