Connect with us

Bilgi Kaynakları

Hindistan, işletmelere destek için akıllı sayaçlara geçiyor

Yayın Tarihi

on

Hindistan, ülkenin kötü durumdaki enerji sektörünü iyileştirmenin bir parçası olarak her hane ve işyerine akıllı sayaçlar yerleştirme planını ele alıyor.

Bilginin henüz kamuyla paylaşılmamış olması nedeniyle kimliklerinin açıklanmasını istemeyen yetkililer, plana göre üç yıl içerisinde 300 milyondan fazla akıllı sayacın gerekeceğini belirtti. Federal Enerji Bakanlığı, güç izleme ve aktarımı yoluyla verimliliği artıran sayaçların tedariki için üreticilerle görüşmelere başladı.

Planın parçası olarak federal hükümet maliyetin bir kısmını destekleyecek. Hükümet yetkilileri arasında yapılan ön hesaplamalarda sayaç başına maliyet 2000 rupi (29 dolar) olarak çıkıyor. Bu da toplamda 8.7 milyar dolar değerine karşılık geliyor. Maliyetin, 2017’de yapılan 5 milyon adetlik hükümet ihalesindeki parça başına 2503 rupiden az olması bekleniyor.

Akıllı sayaçların yaygın kullanımı kötü durumdaki Hint dağıtım işletmeleri için dönüştürücü olabilir. Enerji bakanlığına göre bu dağıtıcılar, gelirlerinin dörtte bire yakın kısmını, enerji hırsızlığı ya da yetersiz faturalandırma ve tahsilatın da dahil olduğu nedenlerle kaybediyorlar.

Akıllı Sayaç Yapımcıları

Maliyenin sağlıksız şekilde çalışması, ülke çapında kesintisiz elektriğin sağlanmasını engelliyor. Bu ise Başbakan Narendra Modi’nin “herkes için enerji” hedefine göre çözülmesi gereken bir durum.  Dağıtıcıları canlandırma ve enerjiye erişimi yaygınlaştırma amaçlı diğer çabalar, enerji verimliliği, yüksek LED aydınlatmayı desteklemeyi, güneşle çalışan pompaları ve hırsızlığı engellemek için yalıtımlı kablolamayı içeriyor.

Hindistan hükümetinin çabalarının bir kısmı sonuç vermede yavaş kalıyor. Örneğin, devlet çapındaki dağıtıcıların federal yardım planına katılma miktarı, mali yılın ilk dokuz ayında %62 artarak 240 milyar rupiye çıktı.

ITI Ltd., Genus Power Infrastructures Ltd. ve devletin sahip olduğu Karnataka Devlet Elektronik Geliştirme Kurumu, akıllı sayaç tedariği için daha önce yapılan ihaleleri kazanmıştı. Akıllı sayaç yapan diğer firmalarsa Larsen & Toubro Ltd., Schneider Electric SE ve Siemens Ltd.

Türkiye endüstrisine, alana özel, spesifik yayınlar üreten MONETA Tanıtım’ın sektörel dergilerinin editörlüğünü yapmaktayım. Yeni nesil, dinamik yayıncılık anlayışıyla, dijital ve basılı mecralarda içerik geliştirmek için çalışmaktayız.

Bilgi Kaynakları

Yenilenebilir Enerji tesisleri için YEKDEM süresinin uzatılması bekleniyor

Yayın Tarihi

on

Yazar

Türkiye’nin, Dünya Sağlık Örgütü tarafından ‘Pandemi’ olarak ilan edilen COVID-19 Koronavirüsü salgınından en az etkilenen ülkelerden birisi olmak amacıyla attığı tüm adımlara rağmen salgının ülkemizde de görülmesiyle, azami hassasiyetle yürütülmesi gereken bir sürece girildiği tüm çevrelerce kabul görmüş bir durumdur.

Mart ayı başında yapılan planların 10 gün sonrasında dahi uygulanma imkanının kalmadığı, her kabulün son derece hızla değiştiği böylesi bir süreçte; iş gücü ve tedarik zinciri anlamında ekonomik etkilenmelerin boyutları halen tahmin bile edilememektedir.

11.03.2020 itibari ile Dünya Sağlık Örgütü tarafından yapılan Pandemi ilanının ne anlama geldiğini hatırlayacak olursak “dünyada birden fazla ülkede veya kıtada, çok geniş bir alanda yayılan ve etkisini gösteren ölümcül sonuçları olabilen salgın hastalıklara verilen genel isim” olduğunu görürüz. Bu, dünya genelinde bir ‘mücbir sebep’ ilanı olup tüm hukuk sistemleri bu durumu ‘önüne geçilemez, engellemez ve sonuçları bertaraf edilemez’ bir durum olarak kabul etmektedir.

Bu bilgiler ışığında ve dünyaca kabul edilmiş bu mücbir sebep nedeniyle; kendi kusuru olmaksızın ülkemizde bulunan ve 2020 sonuna kadar işletmeye giremeyecek olan Yenilenebilir Enerji tesisleri için YEKDEM süresinin uzatımına ilişkin düzenleme yapılması beklenmektedir. Aksi takdirde virüsün ekonomi üzerinde başka etkilerinin de görülmeye başlanacağı hususundan endişe edilmektedir. Zira bu tesisler finansmanlarını YEKDEM’den yararlanacakları üzerine kurmuş olan tesislerdir.

Hükümetimizin, ekonomimizin güvende olması açısından önemli kararlar içeren bir yol haritası hazırlığında olduğunu bilmekteyiz. Yenilenebilir Enerji sektöründe de alınacak ‘mücbir sebep’ kararının yatırımcıların, finans sağlayıcıların ve imalatçıların ciddi boyutta artan ‘YEKDEM’e girememe’ risklerini azaltacağına ve dolayısı ile ülkemizin yenilenebilir enerji hedeflerinin tutturulmasında gereken olumlu etkiyi yapacağına inanıyoruz.

En kısa zamanda sağlıklı günlere kavuşmak dileğiyle.

Saygılarımızla,

CEM ÖZKÖK

GÜYAD Başkanı

Devamını Oku

Bilgi Kaynakları

IRENA ve BM çölleşmeyle savaşta yenilenebilir enerjiden yararlanacak

Yayın Tarihi

on

Yazar

irena ve bm işbirliği

Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı (IRENA) ve BM Sekreterliği Çölleşmeyle Savaş Konvansiyonu (UNCCD) iklim değişikliğiyle mücadele ve sürdürülebilir enerji temini için güçlerini birleştiriyorlar.

IRENA Genel Yöneticisi Francesco La Camera ve UNCCD Genel Sekreteri Ibrahim Thiaw tarafından anlayış memorandumu imzalandı. Bu memorandumla iki örgüt yenilenebilir enerji kapasitesi inşasını gündemine aldı.

Bu zeminde yapılacak yatırımı artırmak, toprak ve yenilenebilir enerji bağlantısına dair daha iyi bir kavrayış geliştirmek konularında anlaştılar. Ek olarak, ortak yapılacak etkinlikleri belirleyecekler.

Anlaşma, Hindistan’ın Yeni Delhi şehrinde yapılmakta olan BM Çölleşmeyle Savaş Konvansiyonuna (COP14) paralel olarak imzalandı.

IRENA Yöneticisi Francesco La Camera şunları ifade etti:” Günümüzde, yenilenebilir enerji mevcut en etkili iklim aracıdır. Diğer yandan, çölleşme ve toprağın verimsizleşmesi konularında da önemli bir rol oynayabilirler.”

“Bugün, bu memorandumu imzalayarak, enerjiye, sağlam zeminde sürdürülebilir gelişmeye, biyolojik çeşitliliğe ve iklim esnekliğine erişimi genişletme amacı taşıyan kapsamlı stratejinin bir bileşeni olarak yenilenebilir enerji uygulamalarını destekleyecek projelerle işbirliğini güçlendirme niyetindeyiz”

UNCCD Genel Sekreteri Ibrahim Thiaw şunları söyledi:” Yenilenebilir enerji, gıdanın korunmasına ve sulama sistemleri geliştirilmesine yardımcı olması sebebiyle, toprak restorasyonu çözümlerinden biridir.” Thiaw, yenilenebilir enerjinin, toprak verimsizleşmesini durdurma ve tersine çevirme çabasındaki üyelerimizin gündeme getirmek isteyeceği konular arasında yer almasını beklediklerini ifade etti.

Sürdürülebilir enerji, toprak restorasyonu ve korunması çabalarını harekete geçirebilir ve ele alınan projelerde ekonomik sürdürülebilirliği geliştirebilir. Örneğin, yenilenebilir enerji, kırsal bölgelerdeki sağlık merkezlerine elektrik götürebilir, tarım-gıda sektöründe çözümler sağlayabilir ve bütünleşik kırsal topluluk geliştirme projeleriyle yoksullukla savaşı destekleyebilir. Afrika, özellikle de Sahra geçiş bölgelerinde, toprak restorasyonu etkinlikleri yoluyla ek biyoenerji üretimi, istihdam ve gelir sağlayıp yoksulluğu azaltabilir ve enerji devamlılığını sağlayabilir.

Devamını Oku

Bilgi Kaynakları

Türkiye, yenilenebilirde güç artışında Avrupa üçüncüsü

Yayın Tarihi

on

Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Fatih Birol, “Son 5 yıl içerisinde yenilenebilir enerjide kurulu güç artışında Avrupa’da Türkiye üçüncü sırada. Bu muazzam bir şey” dedi.

Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Fatih Birol, son 5 yıl içerisinde yenilenebilir enerjideki kurulu güç artışında Avrupa’da Türkiye’nin üçüncü sırada olduğunu belirterek, “Bu muazzam bir şey. Almanya ve İngiltere’nin hemen arkasındaki Türkiye, başından beri bu konuya çok fazla ilgi gösteren İspanya, Fransa ve diğerlerinin de önünde. Bu çok güzel bir başarı ama potansiyelimiz son derece yüksek” dedi.

Birol, Türkiye’nin ilk teknoloji odaklı düşünce merkezi STM ThinkTech tarafından düzenlenen Enerji Güvenliği: Fırsatlar ve Tehditler panelinde yaptığı konuşmada, bugün dünyada hiçbir ülkenin izole bir enerji adası olmadığını ve karşılıklı etkileşim içinde bulunduğunu söyledi.

Birol, özellikle yenilenebilir enerjinin tüm dünyada çok hızlı büyüdüğüne işaret ederek, şöyle devam etti: “Yenilenebilir enerji devriminin başladığı yer Avrupa. Ama şu andaki lider Çin. Avrupa’da başlamasının nedeni ise yenilenebilir enerjinin iklim değişikliğine karşı ciddi bir koz olması. Bu konuda ciddi sübvansiyonlar var. Bu sübvansiyonlar sayesinde yenilenebilir enerjinin kullanımı artınca, maliyetler de düştü. Şu anda birçok yenilenebilir enerji kaynağı devlet sübvansiyonuna gerek olmadan diğer kaynaklar ile yarışabilir hale geldi. Özellikle de rüzgar ve güneş. Yenilenebilirde biz Türkiye’de önemli adımlar attık. Son 5 yıl içerisinde yenilenebilir enerji kurulu güç artırımında Avrupa’da Türkiye üçüncü sırada. Bu muazzam bir şey. Almanya ve İngiltere’nin hemen arkasındaki Türkiye, başından beri bu konuya çok fazla ilgi gösteren İspanya, Fransa ve diğerlerinin de önünde. Bu çok güzel bir başarı ama potansiyelimiz son derece yüksek.”

Doğal gaz için 2018’in altın bir yıl olduğunu belirten Birol, Çin’in bu sektöre ivme kazandıran gelişmesinin özellikle şehirlerdeki hava kirliliğini azaltmayı hedeflemesinden kaynaklandığını aktardı.

İstanbul’da nükleer enerji toplantısı

Birol, nükleer enerji alanında ise yarın Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez ile İstanbul’da nükleer enerjiye ilişkin bir basın toplantısı yapacaklarını ifade ederek, “Fukuşima kazasıyla birlikte nükleer enerjide dünya üretiminde düşüş görmeye başladık. Ama geçen yıl itibarıyla ilk defa 2018 yılında, dünyadaki nükleer enerji üretimi Fukuşima seviyesine tekrar geldi. Burada yine başı Çin, Rusya ve Hindistan gibi ülkelerin açtığı santraller çekiyor” değerlendirmesinde bulundu.

STM ThinkTech Genel Müdürü Murat İkinci ise, enerji kavramının özellikle sanayi devrimi sonrasında dünyanın genelini ilgilendiren en önemli hususlardan birisi olduğunu söyledi. (Kaynak: aa.com.tr)

Devamını Oku

Trendler

Copyright © 2011-2019 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com