Connect with us

Etkinlikler

ICCI Digital, Bakan Dönmez’in de katılımıyla başladı

Yayın Tarihi

on

Koronavirüs önlemleri nedeniyle bu yıl dijital formatta düzenlenen 26. ICCI Uluslararası Enerji ve Çevre Fuarı ve Konferansı (ICCI Digital), Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez; TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Mustafa Elitaş; EPDK Başkanı Mustafa Yılmaz, DEİK Enerji İş Konseyi Başkanı Haluk Kalyoncu ve Türkiye Kojenerasyon Derneği Başkanı Yavuz Aydın’ın açılış konuşmalarıyla başladı.

Türkiye enerji sektöründe yaşanan gelişmeler hakkında bilgiler veren Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, yeni dönemde enerji gündemlerinin şu 4 maddeden oluşacağını belirtti:

  •  “Yerli kaynak olarak denizlerimiz enerji politikamızda daha fazla yer alacak.
  • Teknoloji, inovasyon, Ar-Ge ve girişimcilik enerji politikamızın DNA’sı haline gelecek.
  • Kurallı serbest piyasa amacımızdan vazgeçmeyeceğiz.
  • Enerji maliyetlerinin kur ile ilişkisinin koparılması için daha fazla yerli ve yenilenebilir kaynağa yöneleceğiz.”

Zoom platformu üzerinden yapılan ICCI Digital’in açılışına video konferans yoluyla katılan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Dönmez “Son 9 aydır gündemimizde olan Covid-19 özelinde konuşursak, ülkemizin ve enerji politikalarımızın kısa dönemli öncelikleri değişmekte ancak uzun dönemli önceliklerimiz sabit kalmaktadır. Arz güvenliği, yerlileştirme ve öngörülebilir piyasalar üzerine kurduğumuz uzun dönemli hedeflerimiz çerçevesinde politikalarımızı konjonktüre göre revize ediyoruz” değerlendirmesinde bulundu. Türkiye’nin denizlerde petrol ve gaz arama faaliyetleri hakkında detaylı bilgiler aktaran Bakan Dönmez, “Diğer gelişmiş ülkeler gibi denizlerimizdeki ekonomik değeri vatandaşlarımızın refahına sunmaya çalışıyoruz. Sadece üretim-tüketim dengesinden bakarsak geniş perspektifteki pek çok konuyu atlayabiliriz. Her şeyden önce bu bir kaynak ve bu kaynağı değere dönüştürecek teknoloji meselesi. Daha önceki konuşmalarımda da belirttim, ‘Kaynak bizimse teknoloji de bizim olmalı’” mesajı verdi.

“Pandemiye rağmen denizlerdeki faaliyetlerimizi iş planımıza göre sürdürdük”

Pandeminin olumsuz etkilerine karşı denizlerdeki arama faaliyetlerinin planlandığı gibi devam ettiğini belirten Enerji Bakanı Fatih Dönmez, Mersin’den yola çıkan Kanuni Sondaj Gemisi’nin Karadeniz’de Fatih gemisine katılarak birlikte sondaj faaliyetlerine başlayacağını söyledi. Oruç Reis Araştırma Gemisi’nin de faaliyet göstereceği noktaya vardığını ifade eden Bakan Dönmez, Oruç Reis’in 10 km uzunluğundaki sismik kabloları deniz tabanına sererek ilk sismik okumalara başladığını kaydetti.

“Yenilenebilir enerji öne çıktı”

“Yaşadığımız dönemde öne çıkan bir diğer unsur da yenilenebilir enerji oldu” diyen Bakan Dönmez, şunları kaydetti: Enerji sektörü tarihin en büyük kırılmasını Covid-19 ile yaşadı. Bu kırılma bazı yaralara sebep oldu ve bu yaraların iyileşmesi zaman alacak. Enerji talebi anlamında Kovid’in oluşturduğu hasar küresel olarak birçok dengeyi de değiştirdi. İyi anlamda baktığımızda yenilenebilir enerjinin tüketimdeki payı arttı. Ucuz faizlerle daha fazla güneş ve rüzgâr gibi teknolojilere yatırım yapmak kolaylaştı. Emisyonlar düştü. Ancak burada ciddi bir tehlike var: O da düşük ekonomik büyümeyle düşük emisyonları yakalama sürdürülebilir bir senaryo değil. Ekonomiler Covid döneminde aldıkları ağır yaraları sarmak için daha fazla gaza basacak. Bu durum beraberinde kaynak üretim ve tüketim dengesinde ciddi bir artışa neden olacak. Bu artışın neden olacağı emisyon salımını minimumda tutmak için yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği yatırımların daha da artırılması gerekiyor.

Dünya Enerji Ajansı tarafından dün açıklanan Dünya Enerji Görünümü Raporu ışığında güneş enerjisine de dikkat çeken Bakan Dönmez, “Elektrik piyasalarının yeni kralı güneş olacak. Güneş önümüzdeki dönemde daha fazla üretimde söz sahibi olacak ve maliyetleri de düşmeye devam edecek. Eskiden şebeke, kaynakların ve tüketimin etrafında şekillenirdi. Dolayısıyla piyasa da. Şimdi ise güneşin etrafında şekillenecek bir piyasa yapısına gitmemiz gerekebilir” şeklinde konuştu.

“Dünyada en büyük mesele enerji savaşları”

Yeni enerji yasa tasarısıya ilgili çalışmaların aralıksız devam ettiğini belirten TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Mustafa Elitaş ise konuşmasında özellikle rüzgar ve güneş gibi enerji kaynaklarıyla ilgili yasal düzenlemelerin 15 yıllık bir geçmişe sahip olması nedeniyle bu konuda ihtiyaçlar doğduğunu gördüklerini belirterek sektörün önündeki engelleri aşmak için çalıştıklarını vurguladı. “Dünyada en büyük mesele enerji savaşları olarak gidiyor ve Türkiye’nin bölgesel oyuncu pozisyonundan global oyunculuğa geçmesi için ilgili yasal desteklerin de olması gerekiyor” diyen Mustafa Elitaş, elektrik depolanması, verimli enerji kullanımı ve kayıp kaçakların önlenmesi konularında çalışmalar yapılması gerektiğine dikkat çekti.

“Korona bizi durdurmuyor”

ICCI Digital’in açılışında yer alan bir diğer konuşmacı olan EPDK Başkanı Mustafa Yılmaz da “Türkiye yatırımlar için bir fırsat ülkesidir. Bugüne bakarak karamsarlığa düşmeyin” dedi. Yenilenebilir enerji alanındaki gelişmelere de değinen Yılmaz “Güneş krallığı doğsun, rüzgarlarımız essin. Güneşi belki de rehabilitasyon olarak sektörün bazı sorunlarının tedavisi olarak da kullanacağız. Ayrıca yerli doğal gazımızın çıkmasıyla da sektörümüz inanılmaz ilerleme kaydedecek” değerlendirmesi yaptı.

“Yenilenebilir enerjide yolumuz ve hedefimiz doğru”

ICCI Organizasyon Komitesi adına açılışta söz alan Türkiye Kojenerasyon Derneği Başkanı Yavuz Aydın ise bölgesel ısıtma sistemlerine dikkat çekerek şunları kaydetti: Yenilenebilir teknolojilerin keni aralarında ve konvansiyonel fosil yakıtlı santrallerle hibridize edilerek verimliliği daha yükseklere taşımaya yönelik düzenlemeler hayata geçti. Yenilenebilir enerjide yolumuz ve hedefimiz doğru. Yapmak zorunda olup da yapamadığımız en önemli eksiğimiz bölgesel enerji, yani kojenerasyonla bölgesel ısıtma sistemleri. Soma Termik Santrali’nin bölgesel ısıtma yoluyla Soma ilçesine, ülke ekonomisine ve atmosfere sağladığı fayda ülkemizin yaklaşık 30 milyonluk nüfusunun yaşadığı yerleşim merkezlerine uygulanabildiği takdirde enerji faturamız ve dış ticaret açığımız en az yüzde 20 azalacaktır.”

“Enerjide toparlanma dönemindeyiz”

ICCI Digital’de “Olağanüstü Dönemlerde Enerji Yönetimi” başlıklı bir sunum yapan Enerji İşleri Genel Müdürü Murat Zekeriya Aydın da Kömür, doğal gaz, ham petrol, yenilenebilir enerji alanlarındaki üretim ve tüketim rakamlarına ilişkin bilgiler verdi. Koronavirüsün etkilerinde şu anda toparlanma aşamasında olunduğunu belirten Aydın, “Eneri üretim ve tüketiminde dramatik düşüşler yaşadık. Ancak elektrik tüketimine paralel olarak özellikle doğal gaz tüketiminde 2019’un 2 puan üstüne çıktık. Özel sektör sorumlu davrandı. 45 milyon elektrik, 17 milyon doğal gaz abonesi var; sektör dağıtımı bir kamu hizmeti görme hassasiyetiyle yerine getirdi” dedi.

Yenilenebilir enerji sektöründeki atılımı desteklemek adına Covid’in neden olduğu sıkıntıları ortadan kaldırmada önem arzeden YEKDEM süresinin Haziran 2021’e kadar uzatılması kararı aldıklarını söyleyen Aydın, sokağa çıkma ve seyahat kısıtlamaları döneminde lisanslı santral kabullerini de saatler süren dijital incelemeler ve değerlendirmelerle gerçekleştirdiklerini, kısıtlamaların kalkmasıyla da normal döneme geçtiklerini kaydetti.

Türkiye endüstrisine, alana özel, spesifik yayınlar üreten MONETA Tanıtım’ın sektörel dergilerinin editörlüğünü yapmaktayım. Yeni nesil, dinamik yayıncılık anlayışıyla, dijital ve basılı mecralarda içerik geliştirmek için çalışmaktayız.

Etkinlikler

TWRE ve EBRD’den “toplumsal cinsiyet eşitliği ve ekonomik kapsayıcılık” konferansı

Yayın Tarihi

on

Yenilenebilir Enerji ve Enerji Sektörü Türk Kadınları Grubu (TWRE), Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD)’nin Türkiye Temsilcilerinden Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve Ekonomik Kapsayıcılık Kıdemli Uzmanı Sayın Özen Tümer ve EBRD Türkiye Kapsayıcı Politikalar ve Yatırımlar Lideri Sayın Mehmet Üvez, TWRE Kurucu Başkanı, Vector Renewables Türkiye, Temsilcisi Sayın Sedef Budak ile, Sedef Hanım’ın moderatörlüğünde, 7 Ocak 2021 saat 21.00’de TWRE YouTube Kanalı’nda canlı yayında bir araya geldiler.

Konukların EBRD’nin tarihçesi ve faaliyet gösterdiği ülkelerde desteklediği projeler hakkında detaylı bilgi verdiği oturumu, tüm sektör paydaşları ilgi ile takip etti. İnteraktif gerçekleşen oturumda izleyicilerin sorularına da yer verildi.

Türkiye’de 2009 yılından bu yana yaklaşık 100 kişilik kadrosu ile faaliyetlerini sürdüren bankanın, İstanbul ve Ankara ofisleri üzerinden, ülkemizde toplumsal cinsiyet eşitliğini desteklemeye yönelik kamu, özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliği içinde çalışmalar sürdürmekte olduğu paylaşıldı.

Mehmet Üvez, EBRD’nin Türkiye yatırımlarının 2009 yılında başladığını aktararak “Bankanın faaliyet gösterdiği ülkeler içinde en hızlı büyüyen ve en büyük operasyon ülkesi haline gelen Türkiye’ye, EBRD bugün toplamda 12,9 Milyon Euro ‘lük bir yatırım gerçekleştirmiştir. Buna enerji verimliliği, kadın istihdamı ve tarım programlarına sağlanan doğrudan ve dolaylı olarak finansman da dahildir.” açıklamasında bulundu.

Özen Tümer, “EBRD sürdürülebilir kalkınma hedeflerine katkı yapmayı hedefleyen bir uluslararası finans kuruluşudur.” açıklamasında bulundu ve kalkınma misyonlarını şu şekilde sıraladı: “Competitive, Integrated, Resiliant, Well Governed, Green, Inclusive.”

Türkiye Cumhuriyeti, Avrupa Birliği ve EBRD iş birliği ile başarılı bir şekilde ilk etabı gerçekleştirilen “Women in Business” programı sayesinde, kadın girişimcilere yönelik bir kredi mekanizmasının ve bunu destekleyen bir kredi garanti mekanizmasının oluşturulduğu ve bu programın Türkiye’de uygulanması sonrasında 18 farklı ülkede hayata geçirildiği belirtildi.

EBRD’nin toplumsal cinsiyet eşitliği ve kapsayıcılık yaklaşımının, ekonomik hayata katılımda engellerle karşılaşan tüm grupları kapsadığını söyleyen Özen Tümer, “Kadınlar, göçmenler, gençler gibi grupların ekonomiye katılması birincil hedefimizdir.” ifadesini kullandı.

EBRD’nin enerji sektöründe çalışmalarından bahseden Özen Hanım, “Deloitte Türkiye’nin 2018 tarihli araştırması kapsamında enerji sektöründen 565 beyaz yakalı kadınla yapılmış olan mülakatın da gösterdiği gibi, kadınların elektrik iletim ve dağıtım sektöründeki temsiliyeti oldukça düşüktür. Biz bu sektörde çalıştığımız şirketlerle “Eşit Fırsatlar Programı’mız altında kendilerine teknik destek sağladık. İK Politikalarını ve tüm İK süreçlerini gözden geçirdik, kullanılan tüm iç ve dış iletişim dillerinin hem kadınları hem erkekleri sektöre çağırıcı olup olmadığına baktık. Boşluk alanlarını belirleyerek kapsayıcı politikalar oluşturulması için uygulama desteği verdik” açıklamasında bulundu.

İş yerindeki olası şiddet ve taciz vakalarının, kadının iş gücünde kalması, yükselmesi ve motive olması gibi konuları ne denli etkilediğini vurguladı, bu kapsamda EBRD tarafından yapılan çalışmalardan örnekler verdi ve toplumsal cinsiyet eşitliği eğitiminin okul öncesinden başlayarak verilmesinin bir politika önceliği haline getirilmesini doğru bulduğunu ekledi.

Sektörün sürdürülebilirliğinin eşit bir çalışma ortamı ile mümkün olacağının altını çizen Sedef Budak, “TWRE olarak Akademisyenler, IK uzmanları ve Sektör profesyonelleri ile oluşturduğumuz rapor çalışma grubu ile gerçekleştirdiğimiz anket, mülakat ve veri analizleri ile güncel durumu gözler önüne sermek için çalışıyoruz” dedi.

Son olarak; TWRE’yi ‘İnisiyatif oluşturma kararlılığından ötürü’ tebrik eden EBRD temsilcileri, Türkiye’de enerji ve kadın konularında her türlü iş birliğine açık olduklarının altını çizdiler.

Devamını Oku

Etkinlikler

Güneş enerjisi sistemlerinde doğru kablo ile verimlilik artıyor

Yayın Tarihi

on

Enerji sektörünün devlerini bir araya getiren EIF Uluslararası Enerji Kongresi ve Fuarı’nın 13’üncüsü 2-6 Kasım tarihleri arasında dijital ortamda düzenlendi. Enerjiyle ilgili tüm sektörleri buluşturan fuarda Türk Prysmian Kablo, güneş ve rüzgar santrali projelerinde doğru kablo kullanımının verimliliği artırdığına dikkat çekti.

 2-6 Kasım tarihleri arasında, bu yıl ilk kez pandemi nedeniyle online düzenlenen “EIF–13. Uluslararası Enerji Kongresi ve Fuarı” enerji sektörünün ulusal ve uluslararası temsilcilerini, sektör paydaşlarını ve karar alıcıları bir araya getirdi. Fuar kapsamında yapılan Prosumer 2020 Üreten Tüketiciler Konferansı’nda bir oturuma katılan Türk Prysmian Kablo Endüstriyel Satışlar Direktörü Mert Erden, ülkemizde de yükselişe geçen güneş enerjisi santrallerinde doğru kablo kullanımının verimliliğe etkisi üzerine önemli bilgiler paylaştı.

Güneş enerjisi projeleri için 40 milyon metre kablo

“Türkiye’yi Yarınlara Bağlıyoruz” misyonuyla ülkemizde önemli yenilenebilir enerji projelerinin çözüm ortağı olduklarını söyleyen Türk Prysmian Kablo’nun CEO’su Cinzia Farisè, “Yenilenebilir enerji tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de her geçen gün daha fazla önem kazanıyor. Biz de sürdürülebilirlik bakış açımız doğrultusunda, endüstriyel kablolar ürün yelpazemiz içerisinde yer alan yenilenebilir enerji ürünleri üzerinde özellikle duruyoruz. Bugüne dek güneş enerjisi projeleri için tedarik ettiğimiz kablo miktarı yaklaşık 40 milyon metreyi buldu. Yani dünyanın çevresini bir tur dönecek uzunlukta kablo tedarik ettik. Bu da yaklaşık 7 milyon hanenin 1 aylık elektrik ihtiyacı demek. Giderek yükselen trend rüzgar enerjisinde de öncü tedarikçilerdeniz. Bu alanda, bugüne dek ülkemizin önemli projeleri için tedarik ettiğimiz kablo miktarı 4,5 milyon hanenin 1 aylık elektrik ihtiyacını karşılıyor.” dedi.

Türk Prysmian Kablo CEO’su Cinzia Farisè

Dış etkilere en fazla solar kablolar maruz kalıyor

EIF bünyesinde düzenlenen Prosumer 2020 Üreten Tüketiciler Konferansı’nda doğru kablo kullanımı üzerine bir sunum yapan Türk Prysmian Kablo Endüstriyel Satışlar Direktörü Mert Erden şöyle konuştu, “Bir güneş enerjisi santralinde kullanılan ve dış etkilere en çok maruz kalan solar (PV) kabloların ilgili uluslararası standartlara uygun olması, uyması gereken şartlar ve kabloların seçim kriterleri santralin ömrü ve verimliliği açısından çok önemlidir. Prysmian Group güneş enerjisi çözümleri, uzun yıllardır tercih ediliyor ve bu çözümlerin kullanım sonrası performansları, rakiplerine göre bir adım öne çıkıyor. Hem dünyaya hem de işletmelere katkı sunmak adına yenilikçi kablo çözümleri geliştirmeye devam ediyoruz.”

Türk Prysmian Kablo Endüstriyel Satışlar Direktörü Mert Erden

Devamını Oku

Etkinlikler

Sektör temsilcileri Prosumer2020 Üreten Tüketiciler Konferansı’nda buluştu

Yayın Tarihi

on

Online olarak gerçekleşen konferansta, konuşmacı olarak yer alan Asunim Kurucu Ortağı Umut Gürbüz; endüstriyel, çatılarda kaliteli ve doğru EPC nasıl olur? Sanayici doğru EPC seçimini nasıl yapmalı? Konularına değindi ve güneş enerjisi sektörünü değerlendirdi.

Uluslararası alanda gerçekleştirdikleri başarılı projeleriyle, güneş enerjisi sektöründe fark yaratan bir firma olduklarına değinen Gürbüz; “son dönemlerde güneş enerjisi sektöründe iki sorun ile karşılaşıyoruz.  Birincisi sadece panel ve invertere bakılarak fiyat alınması, çok düşük fiyatların telaffuz edilmesi. Diğeri de çok gereksiz maliyetlerin dikte edilerek, yatırımcıdan talep edilmesi” dedi.

Türkiye’de gereksiz maliyet çıkartan bazı şirketlerin olduğunu vurgulayan Gürbüz, sözlerine şöyle devam etti: “Hiç ihtiyaç olmayan hiç gerek olmayan komponentleri yatırımcıya dikte ederek ve fayda sağlayacağını söyleyerek yüksek maliyetlerin ortaya çıktığını görüyoruz. Yatırımcılar bize güveniyor ve projeye başlamadan önce fikir almak amacıyla bizlerle iletişime geçiyor. Böyle bir durumda biz yatırımcıya bazı komponentlere gerek olmadığını, sistemin istikrarlı bir şekilde çalışması için mümkün olduğu kadar sade ve sorunsuz kurulması gerektiğini, her ek ve gereksiz yatırımın hem maliyeti arttıracağını hem de sistemin orta-uzun vadede kontrol, arıza noktalarının artacağını belirtiyoruz.

“Objektif EPC seçimi için yatırımcının bu işi çok iyi araştırması gerekiyor”

Doğru EPC seçimi için, yatırımcının derine inmeden bazı parametreleri değerlendirmesi gerektiğini belirten Gürbüz; “Objektif EPC seçimi için yatırımcı bu işi çok iyi araştırmalı. Burada yatırımcının 3-4 parametreyi değerlendirmesi gerekiyor. Bunlardan ilki şirketin finansal gücü. İkincisi referans ve tecrübesi. Yatırımcı, EPC firmasının referanslarını adet olarak değerlendirmeli. Yani 2-3 tane büyük ölçekte çatı yapmış olması, firmanın çok sayıda çatı projesi olması ya da farklı çatı tiplerini görmüş olduğu anlamına gelmez. O yüzden referansları adet ve farklı çatı tipi olarak değerlendirmek gerekiyor. Üçüncüsü, Globaldeki deneyimi. Şu an Asunim olarak, Avrupa menşeili ve Türkiye’de çatı pazarında kurulum yapan tek şirket biziz. Yatırımcının referansı olmayan, belli bir tecrübede ekibi olmayan, şirketlerden uzak durması gerekiyor. Diğer bir önemli konu da bakım onarım. Güneş enerjisi sistemlerinde satış sonrası servis hayati önem taşıyor. Sistemi kurduktan sonra uzun süre bu sisteme bakmanız lazım. Bakım yapılmadığında; fabrikanın durması, çatıda izolasyon sorunlarının olması, sistem üretiminin beklendiği kadar gerçekleşmemesi gibi sorunlarla karşılaşılıyor. Ayrıca, bakım onarım ağının çok geniş olması ve ekibinin profesyonel olması da önemli. Tesisine GES kurmak isteyen yatırımcılar bu parametreleri iyi değerlendirmeli” dedi.

“Tek işimiz Güneş Enerjisi, başka hiçbir aktivitemiz yok. Bu sektöre gönül veren bir şirketiz”

Çatı üzeri güneş enerjisi sistemleri alanında engin uluslararası tecrübeye sahip bir şirket olarak, her tipte ve zorluktaki çatılar için müşterilerine özel çözümler sunduklarını vurgulayan Gürbüz;

“Şu an Türkiye’de en çok çatı sistemi kuran şirketiz. 30’un üzerinde tamamlanan, 5 adet hali hazırda yapımı devam eden çatı projemiz bulunuyor. Tüm bu rakamlara baktığımızda açık ara çatı üzeri GES projelerinde lider bir EPC firmasıyız. Yine lisanslı segmentte en çok lisanslı GES projesi kuran şirket konumundayız. Toplam 5 tane lisanslı GES projesi kurduk. Şu an bir tanesi Antalya’da kurulum aşamasında bulunuyor. Türkiye’de toplam 300 MW’lara ulaştık. Yine grup şirketlerimizden Maxima Enerji de Türkiye’de en büyük GES portföyüne hizmet veren bakım onarım şirketi. GES projelerinde Maxima Enerji, bizim laboratuvarımız konumunda. GES’lerde nasıl hatalar meydana gelebilir, piyasada neler oluyor,  ne tip işçilikler yapılıyor, yaşanan en büyük sorunlar neler? bunları daha iyi görebiliyoruz. Burada gördüğümüz örneklerden ders çıkartıyor ve bu tür hataları kurulumda yapmamak adına dikkat ediyoruz. Bu yüzden Maxima Enerji bizim için laboratuvar niteliğinde ”dedi.

Oturumda Asunim’in ileriye dönük projelerinden de bahseden Gürbüz; “Önümüzdeki süreçte odak noktamız hibrit santraller, yüzer GES’ler ve çatı üzeri GES’ler olacak. Çatı üzeri GES’lerde liderlik durumumuzu devam ettirmek istiyoruz. Yine hibrit santrallerde de mevcutta olduğu gibi yüksek pazar payı elde etmek istiyoruz” dedi.

Devamını Oku
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement
Advertisement

Trendler

Copyright © 2011-2019 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com