Connect with us

Solar Teknolojileri

Kadıköy Belediyesi, iklim değişikliğiyle mücadelede hedef yükseltti

Yayın Tarihi

on

Kadıköy Belediyesi, iklim değişikliği ile mücadelede sera gazı salımlarının yüzde 20 oranında azaltılması yönündeki hedefini yüzde 40’a çıkardı.

Kadıköy Belediyesi 2012 yılında Covenant of Mayors’a (Belediye Başkanları Sözleşmesi) imza atarak, 2020 yılına kadar sera gazı salımlarının yüzde 20 oranında azaltılmasını hedeflemişti. Bu kapsamda 2015 yılında “Kadıköy Belediyesi Sürdürülebilir Enerji Eylem Planı” hazırlanmış, ilçe ölçeğinde sera gazı envanter çalışması tamamlanmıştı.

Paris İklim Değişikliği Anlaşması’na uyum

2015 yılı Paris Anlaşması ile sera gazı salımlarının azaltılması yönünde 2020 yılına kadar yüzde 20 azaltım hedefi belirleyen hükümetler; hedefi yeterli bulmayarak; bu oranın 2030 yılına kadar yüzde 40’a çıkarılmasına karar verdi. Kadıköy Belediyesi de 2010 yılından bugüne kadar gerçekleştirdiği iklim değişikliği ile mücadele çalışmalarını güncelleyerek; Avrupa Birliği tarafından finanse edilen “Türkiye İklim Değişikliği Alanında Kapasitenin Geliştirilmesi Hibe Programı” çerçevesinde fonlanan “Kadıköy Belediyesi Bütüncül ve Katılımcı Eylem Projesi” ile 2030 yılına kadar yüzde 40 oranında azaltım taahhüdünde bulundu. Kadıköy Belediye Başkanı Aykurt Nuhoğlu’nun imzaladığı taahhüde ilişkin planlar 6 Temmuz 2018’de Kadıköy Belediye Meclisi’nde onaylandı ve Covenant of Mayors sayfasına girişi yapıldı.

“Kadıköy Belediyesi Bütüncül ve Katılımcı İklim Eylemi Projesi” kapsamında Kadıköy kent ortakları ve sakinlerinin aktif katılımıyla hazırlanan plan ile enerji talebinin azaltılması; enerji ve su verimliliği; sürdürülebilir ulaşım; kent ve yakın çevresinde rekreasyon olanağı ile araç talebinin azaltılması; kent çevresinde gıda üretimine olanak sağlanması; yeşil alan ve koridorların oluşturulması; kentsel ısı adası etkisinin düşürülmesi; yeşil ve su altyapı planlarıyla; kentin soğutulması; su alanlarına duyarlılığın artırılması; afet etkilerini ve iklim değişikliğinin özellikle kırılgan nüfus ile halk sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerinin azaltılması hedefleniyor.

Türkiye endüstrisine, alana özel, spesifik yayınlar üreten MONETA Tanıtım’ın sektörel dergilerinin editörlüğünü yapmaktayım. Yeni nesil, dinamik yayıncılık anlayışıyla, dijital ve basılı mecralarda içerik geliştirmek için çalışmaktayız.

Devamını Oku
Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Solar Teknolojileri

ABB SOLAREX 2019’da yenilikçi solar çözümlerini ziyaretçilerine tanıttı

Yayın Tarihi

on

Yazar

ABB, 4-6 Nisan 2019 tarihlerinde İstanbul’da gerçekleşen 12. Uluslararası Güneş Enerjisi ve Teknolojileri Fuarı’nda, 1500V dizi ve büyük güçlü merkezi inverterlerini, skid çözümlerini ve endüstriyel-evsel kurulumlara uygun akıllı inverter çözümlerini sergiledi.

ABB, 10.Hol’de bulunan B01-C02 nolu standında, UNO-DM-PLUS, REACT2, PVS 175, PVS-50/60 ve PVS-980 inverterleri ile skid çözümlerini, alçak gerilim şalt malzemelerini ve servis-eğitim hizmetlerini tanıttı.

ABB’nin ödüllü 175kw gücündeki 1500V PVS-175 inverteri yenilikçi tasarımı ve yüksek güç üretimi ile yatırım geri dönüşünü maksimize ediyor.

1500 Vdc segmentindeki yüksek güç yoğunluğuna sahip olan bu yeni nesil dizi inverter, 800 Vac’de 185kVA’ya kadar güç sağlar ve 1.3 kW/kg’lık ultra yüksek güç yoğunluğuna ulaşabilir. Bu, yalnızca şebeke bağlantılı arazi tipi uygulamalar için yatırım geri dönüşünü maksimize etmekle kalmaz, aynı zamanda küçük ve büyük ölçekli FV kurulumlar için sistem maliyetini de azaltır. PVS-175 piyasada en yüksek sayıdaki MPPT (12MPPT) devresi ile donatılmış olup, maksimum FV tesis tasarım esnekliğini garanti eder ve karmaşık kurulumlarda da verimi arttırır. Herhangi bir mobil cihazdan standart kablosuz erişim özelliği inverterin ve tesisin yapılandırmasını daha kolay ve hızlı hale getirir.

PVS-50/60-TL, hem ticari hem de saha uygulamaları için uygun buluta bağlanabilme özelliği sayesinde sistem kazancı kolaylıkla takip edilebilir.

3 bağımsız MPPT ve 60 kW’a kadar güç değerleri ile PVS-50/60 hem çatı hem de saha kurulumları için dizi inverterlerle yapılan bir konfigürasyonun tüm avantajlarıyla yatırım geri dönüşünü maksimize etmek amacıyla tasarlanmıştır. Yatay ve dikey montaj imkanı hem saha hem de çatı üstü kurulumlar için esneklik sağlar. Herhangi bir mobil cihazdan standart kablosuz erişim, inverterin ve tesisin yapılandırmasını daha kolay ve hızlı hale getirir.

ABB’nin Akıllı, Bulut Uyumlu ve Verimli tek fazlı inverter çözümleri ile güneş enerjisi artık evlerde.

Konut tipi küçük ölçekli güneş enerji sistemlerinde kullanılmak üzere tasarlanan UNO-DM-PLUS serisi solar inverterler, entegre kablosuz haberleşme ve kolay kurulum (tak-çalıştır) özellikleri sayesinde konut tipi çatı solar sistemler için müşterilerin beklentilerini karşılarken, REACT2 inverterler enerji depolama kabiliyeti ile arttırılmış öztüketim ve özyeterlilik oranlarını yakalamaya yardımcı oluyor. Her iki inverter serisinde de Yük Yöneticisi (Load Manager) ve Sıfır-Besleme (zero-injection) özellikleri sayesinde şebekeyle olan etkileşimi (örneğin şebekeye hiç enerji vermemek gibi) en aza indirecek şekilde ayarlanabilmektedir. Bu üstün akıllı özellikleri sayesinde şebekeye yük oluşturmadan kendi kendine yetebilen sistemler oluşturulabilmekte ve şebeke operatörlerine işletme kolaylığı sağlamaktadır.

PVS-980 merkezi inverterler yüksek güçlü enerji santrallerinin en optimum şekilde üretim yapması için tasarlanmıştır.

ABB merkezi inverterlerinin, güvenilirlik, kurulum kolaylığı ve verimlik gibi özelliklerini PVS-980inverterleri ile yeni bir seviyeye çıkarıyor. PVS-980 merkezi inverterler büyük güçlü FV santraller içinidealdir, yüksek DC giriş gerilimi (1500V) , yüksek verimlilik, ve kompakt tasarımı inverterlerin yatırım geri dönüş süresini kısalttır. Ayrıca bu inverterler santrallerde harici olarak dış ortam (kabinetsiz birşekilde ) kullanımına uygundur. PVS-980 inverterleri ile dizayn edilmiş tak-çalıştır ABB skid paket çözümleri de sunulmaktadır.

F200 serisi B tipi kaçak akım koruma anahtarları fotovoltaik (PV) tesislerde hem kaçak akımlara karşı koruma sağlıyor, hem de servis sürekliliğini artırıyor.

Solar inverterlerle kullanıma uygun olan F200 serisi B tipi kaçak akım koruma anahtarları ile kaçak akımlara karşı tam koruma sağlanırken, istenmeyen açmaların önüne geçiliyor. B tipi kaçak akım koruma anahtarları, IEC/EN 62423 standartında belirtilen AC kaçak akımlar ve DC bileşenli ve/veya yüksek frekanslı dalga formuna sahip kaçak akımlara karşı koruma sağlıyor. Kaçak akım olmadığı halde parazitlerin neden olduğu açmalara karşı dayanıklı olan B tipi kaçak akım koruma anahtarları ile fotovoltaik sistemlerdeki servis sürekliliği de artırılmaktadır.

ABB AbilityTM Electrical Distrubition Control System ile tesis yönetimi.

Elektrik dağıtım sistemlerinde izleme, optimizasyon ve kontrol imkanı sağlayan ABB AbilityTM EDCS, devre kesicilerin bağlanabildiği yenilikçi, bulut tabanlı bir platformdur. Enerji yönetimi çok daha basit bir mimari ile gerçekleştirilir ve tesiste %30’a kadar optimizasyon sağlanabilir.

Ekip UP dijital ünite, mevcut tesisleri dijitalleştirmenin en kolay yolu.

Ekip UP ile mevcut alçak gerilim sistemleri en kolay ve ekonomik şekilde, izleme, kontrol ve koruma alanında güncellenerek yeni nesil tesislere dönüştürülür ve kullanıcılara dijital devrimin avantajlarını yakalama fırsatı sunulur.

Devamını Oku

Solar Teknolojileri

Neden güneş enerjisi?

Yayın Tarihi

on

Güneş, dünyanın en önemli enerji kaynaklarından bir tanesi, hatta belki de birincisidir. Güneş enerjisi hem bol hem sürekli ve yenilenebilir hem de bedava bir enerji kaynağıdır.

Fosil kaynaklar olarak bilinen petrol, doğalgaz ve kömür rezervlerinin kıt kaynaklar olmaları nedeniyle zaman içerisinde tükeneceği tahmin edilmektedir. Bilindiği üzere dünyada fosil yakıtların bu denli yoğun kullanılması ise küresel çevre sorunlarını da beraberinde getirmiştir. Sanayileşme sonucunda atmosfere yayılan karbondiokst gibi zararlı gazlar küresel ısınma ve iklim değişikliğine neden olmaktadır. Kısacası günümüzde fosil yakıtların hızla tükenmekte olması, sera gazı etkisi ve Kyoto Protokolü gibi uluslararası tedbirler güneş, rüzgâr, hidroelektrik ve biyoenerji gibi yenilenebilir ve temiz enerji kaynaklarına geçişi tüm ülkeler için zorunlu kılmaktadır.

Atmosferdeki karbondiokstin neden olduğu sera etkisi, son yüzyıl içinde dünyanın ortalama sıcaklığını 0,7°C artırmıştır. Bu sıcaklığın 1°C yükselmesi, dünya iklim kuşaklarında görünür değişimlere, 3°C düzeyinde yükselmesi ise, kutuplardaki buzulların erimesine, denizlerin yükselmesine, göllerde kurumasına ve tarımsal kuraklığa neden olabilecektir. Bu durumda enerji kullanımından vazgeçilemeyeceğine göre, güneş gibi doğal ve alternatif olabilecek kaynaklara yönelmek bir zorunluluk olarak ortaya çıkmaktadır.

Yakıt sorununun olmaması, işletme kolaylığı, mekanik yıpranma olmaması, modüler olması, çok kısa zamanda devreye alınabilmesi (azami bir yıl), uzun yıllar sorunsuz olarak çalışması, temiz bir enerji kaynağı olması vb. gibi nedenlerle dünya genelinde fotovoltaik elektrik enerjisi kullanımı sürekli artmaktadır.

Türkiye ise, coğrafi konumu nedeniyle yüksek güneş enerjisi potansiyeline sahiptir.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından hazırlanan, Türkiye Güneş Enerjisi Potansiyeli Atlasına (GEPA) göre, ülkemizde yıllık toplam güneşlenme süresi 2.741 saat (günlük ortalama 7,5 saat), yıllık toplam gelen güneş enerjisi yıllık 1.527 kWh/m² (günlük ortalama 4,18 kWh/m²) değerlerindedir.

GES teknolojileri

Güneş 1,4 milyon km çapıyla Dünya’nın 110 katı büyüklüğünde ve Dünya’dan 1,5×1011 m uzaklıkta yüksek basınçlı ve yüksek sıcaklıklı bir yıldızdır. Yüzey sıcaklığı yaklaşık 6.000°K olup iç bölgelerindeki sıcaklığın 8×106°K ile 40×106°K arasında değiştiği tahmin edilmektedir.

Doğal ve sürekli bir füzyon reaktörü olan güneşin enerji kaynağı 4 Hidrojen atomunun 1 Helyum atomuna dönüşmesinde gizlidir. 4 hidrojen atomu 4,032 birim ağırlıkta, buna karşılık 1 Helyum atomu 4,003 birim ağırlıktadır. Bu olay sonucu 0,029 birim ağırlık Einstein’ın madde-enerji bağıntısı sonucu enerjiye dönüşmektedir. Yani güneşte her saniyede 564 milyon ton hidrojen, 560 milyon ton helyuma dönüşmekte ve kaybolan 4 milyon ton kütle karşılığı 3,86×1026 J enerji açığa çıkmakta, bu enerji ısınım şeklinde uzaya yayılmaktadır. Toplam enerji rezervi 1,785×1047 J olan bu yıldız daha milyonlarca yıl ışımasını sürdüreceğinden Dünya için sonsuz bir enerji kaynağıdır. Dünya’nın çapına eşit bir dairesel alan üzerine çarpan güneş gücü, 178 trilyon kW düzeyindedir. Güneş enerjisi uzaya ve gezegenlere elektromanyetik ısınım (radyasyon) biçiminde yayılır. Dünya’ya Güneş’ten gelen enerji, dünyada bir yılda kullanılan enerjinin 20 bin katıdır.

Güneş enerjisi günümüzde konut ve işyerlerinin iklimlendirilmesi (ısıtma-soğutma), yemek pişirme, sıcak su temin edilmesi ve yüzme havuzu ısıtılmasında; tarımsal teknolojide, sera ısıtması ve tarım ürünlerinin kurutulmasında; sanayide, güneş ocakları, güneş fırınları, pişiricileri, deniz suyundan tuz ve tatlı su üretilmesi, güneş pompaları, güneş pilleri, güneş havuzları, ısı borusu uygulamalarında; ulaşım-iletişim araçlarında, sinyalizasyon ve otomasyonda, elektrik üretiminde kullanılmaktadır.

Güneş enerjisi teknolojileri yöntem, malzeme ve teknolojik düzey açısından çok çeşitlilik göstermekle birlikte iki ana gruba ayrılabilir:

Isıl Güneş Teknolojileri: Bu sistemlerde öncelikle güneş enerjisinden ısı elde edilir. Bu ısı doğrudan kullanılabileceği gibi elektrik üretiminde de kullanılabilir.

Güneş Pilleri: Fotovoltaik piller de denen bu yarı-iletken malzemeler güneş ışığını doğrudan elektriğe çevirirler.

Türkiye’nin GES potansiyeli

Ülkemiz, coğrafi konumu sebebiyle sahip olduğu güneş enerjisi potansiyeli açısından birçok ülkeye nazaran şanslı durumdadır. Güneşten Dünya’ya saniyede yaklaşık olarak 170 milyon MW enerji gelmektedir. Türkiye’nin yıllık enerji üretiminin 100 milyon MW olduğu düşünülürse bir saniyede dünyaya gelen güneş enerjisi, Türkiye’nin enerji üretiminin 1.700 katıdır.

Türkiye’nin yıllık ortalama toplam güneşlenme süresinin 2640 saat (günlük toplam 7,2 saat), ortalama toplam ısınım şiddetinin yıllık 1.311 kWh/m² (günlük toplam 3,6 kWh/m²) olduğu tespit edilmiştir. Türkiye, 110 gün gibi yüksek bir güneş enerjisi potansiyeline sahiptir ve gerekli yatırımların yapılması halinde yılda birim metrekare başına ortalama olarak 1.100 kWh’lik solar enerji üretilebilir.

Türkiye’nin en fazla güneş enerjisi alan bölgesi Güneydoğu Anadolu Bölgesi olup, bunu Akdeniz Bölgesi izlemektedir.

Buna göre genel olarak Türkiye’de en çok Haziran ayında, en azsa Aralık ayında solar enerjisi üretilebilecektir. Bölgeler arasında ise öncelikle Güneydoğu Anadolu ve Akdeniz bölgeleri gelmektedir potansiyel olarak. Solar enerji üretiminin yok denecek kadar az olduğu Karadeniz bölgesi dışında yılda birim metrekareden 1.100 kWh’lik enerji üretilebilir ve toplam güneşli saat miktarı ise 2.640 saattir. Buna göre Türkiye’de toplam olarak yıllık alınan enerji miktarı ise yaklaşık 1015 kW saat kadardır.

Türkiye’de GES kullanımı

Güneş kolektörleri

Türkiye’de solar enerjinin en yaygın kullanım alanı sıcak su ısıtma sistemleridir. Halen ülkemizde kurulu olan güneş kolektörü miktarı 2001 yılı için 7,5 milyon m2 civarındadır. Çoğu Akdeniz ve Ege bölgelerinde kullanılmakta olan bu sistemlerden yılda yaklaşık 290 bin TEP ısı enerjisi üretilmektedir. Yıllık üretim hacmi 750 bin m² olup, bu üretimin bir miktarı da ihraç edilmektedir. Bu haliyle ülkemiz dünyada kayda değer bir kolektör üreticisi ve kullanıcısı durumundadır.

Güneş pilleri – fotovoltaik sistemler

Güneş pilleri, halen ancak elektrik şebekesinin olmadığı, yerleşim yerlerinden uzak yerlerde ekonomik yönden uygun olarak kullanılabilmektedir. Bu nedenle ve istenen güçte kurulabilmeleri nedeniyle genellikle sinyalizasyon, kırsal elektrik ihtiyacının karşılanması gibi uygulamalarda kullanılmaktadır.

Ülkemizde güneş enerjisi kullanımında kaynak anlamında bir sorun olmamakla beraber elektrik üretiminde uygulanacak yöntem açısından bazı bölgesel farklılıklar bulunmaktadır.

Fotovoltaik sistemler ile bulutlu veya açık her türlü hava şartlarında elektrik üretilebilirken, yoğunlaştırıcı sistemlerde (termik ve mekanik dönüşüm) direkt ısınım yani açık hava gerekli olmaktadır. Bu nedenle, termik ve mekanik dönüşümlü üreteçler için Güneydoğu Anadolu ve Akdeniz bölgelerinin tercih edilmesi gerekirken, fotovoltaik üreteçler için Doğu Karadeniz Bölgesi dışındaki tüm bölgeler uygun olmaktadır.

Kaynakça

– “Türkiye’de Güneş Enerjisi Potansiyeli ve Bu Potansiyelin Kullanım Derecesi, Yöntemi ve Yaygınlığı Üzerine Bir Araştırma”, Kamil B. Varınca ve M. Talha Gönüllü, Yıldız Teknik Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü.

– T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, http://www.enerji.gov.tr/tr-TR/Sayfalar/Gunes

Devamını Oku

Solar Teknolojileri

SolarEdge SMRE Spa hisselerini kapattı

Yayın Tarihi

on

Yazar

Akıllı enerji teknolojisinde küresel lider SolarEdge Technologies Inc., yenilikçi bütünleşik güç aktarım teknolojileri ve elektrikli araç elektronikleri sağlayıcısı SMRE Spa’nın yüksek oranda hissesinin (%56) önceden duyurulan iktisabını ilan etti.

SolarEdge CEO’su ve kurucusu Guy Sella , “SMR’nin SolarEdge ailesine katılmasından memnunuz. Teknolojik sinerjilerimizin, birbirini tamamlayan uzmanlık alanlarımızla birleşmesinin, SolarEdge’in, dünyada temiz enerji ve dönüşümüne ve e-mobilite devrimine gitmekteyken, gücüne güç katacağına inanıyoruz.” şeklinde konuştu.

Şirketin, SMRE hisselerini satın almak için mevcut toplam yatırımı, işlemle ilgili harcamalar dahil, beklenen %51 oran ve 77 milyon dolar değerin üzerinde, % 56 oran ve  85 milyon dolar olarak gerçekleşti.

SolarEdge, şu anda İtalyan AIM’de listelenen SMRE’nin kalan hisselerini de, zaman içinde, açık piyasa alımları şeklinde satın alma, böylelikle, SMRE’yi tamamen SolarEdge’in varlığı haline getirme niyetini taşıyor.

 

Devamını Oku

Trendler

Copyright © 2011-2019 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com