Connect with us

Solar Teknolojileri

Lightyear dünyanın ilk uzun mesafe güneş aracını piyasaya sürüyor

Yayın Tarihi

on

Temiz mobilitede öncü bir marka olan Lightyear ilk uzun mesafe güneş aracının tanıtımını gerçekleştirdi. Prototip, Katwijk’teki TheaterHangaar’da yatırımcılardan, müşterilerden, ortaklardan ve basından katılımcılarıyla gerçekleştirildi. Lightyear ortak kurucusu ve CEO’su Lex Hoefsloot, “Bu an, sürüşte yeni bir çağı temsil ediyor. İki yıllık hayal, düşünme ve çalışma, bu dönüm noktasını getirdi. Bu, temiz mobiliteyi herkes için erişilir yapma misyonumuzda büyük bir sıçrama” dedi

Lightyear; 2015, 2016 ve 2017 yıllarında Bridgestone Dünya Güneş Enerjisi karşılaşmasını kazanan Eindhoven Güneş Enerjisi Takımı mezunları tarafından kuruldu. Kuruluşundan bu yana, kilit yatırımcılardan ödüller, bağışlar ve destekler aldı. CEO Lex Hoefsloot şunları belirtiyor: “Bu, bizim ilk uzun mesafe güneş aracının çalışan bir ptotopini yalnızca iki yılda ortaya çıkarmamızı sağladı. Şimdiye kadar yüzün üzerinde araç sattık. Lightyear One ile, teknolojinin piyasadaki en sürdürülebilir ve en uygun araçları yapmamıza imkan tanıdığını göstermek istiyoruz”.

Lightyear One’ın mühendisliği, radikal biçimde farklı bir perspektiften görerek icra edildi.

Hoefsloot, “Hepimizin bir başarı geçmişi var ve bununla verim ve güvenlik üzerine inatla odaklanabiliyoruz. Lightyear sıfırdan başladı, her güneş ışınından en çok faydayı almak için metodları değil, sadece fizik kanunlarını takip ettik. Aracın temel amacı, elektrikli araçların yetersiz kaldığı nokta. Araştırmalar gösteriyor ki, mesafe ve şarj seçeneklerinin yokluğu, insanları elektrikli araç alırken düşündüren unsurların hâlâ başında geliyor” diyor.

Hoefsloot devam ediyor: “Bu sorunları ultra verimlilik dediğimiz olguyla çözüyoruz. Bu bir yandan göreli küçük bir aküyle 725 km gibi sıradışı bir mesafeyi sağlayacak. Diğer yandan enerji tüketiminin çok düşük olması nedeniyle güneşten, yıllık 20.000 kilometreye karşılık gelecek enerji üretecek şekilde, doğrudan şarj olabiliyor. Ayrıca, tüm şarj seçeneklerinin de kullanımı kolaylaştı, çünkü aynı enerji miktarıyla daha çok mesafe katedebiliyorsunuz. O kadar verimli ki, herhangi bir güç çıkışından şarj edebiliyorsunuz. Sıradan 230V prizlerden bir gece süresince, 400 km mesafe gidecek şarjı elde edebiliyorsunuz. Bu, uzun yol seyahati için iyi, çünkü şarj altyapısı gerektirmiyor. 

  • Aracın yapımı, en az ağırlıktaki yüksek teknoloji malzemelerden, yolcu güvenliğni kesinlikle sağlayacak şekilde gerçekleştirilmiştir.
  • Lightyear One bağımsız dört ayrı tekerlekle çalışmaktadır, dolayısıyla motordan tekerleklere enerji geçişinde kayıp yaşanmaz. 
  • Tepe ve kaporta beş metrekarelik bütünleşik, güvenlik camına sahip güneş hücrelerinden oluşmaktadır. O kadar dayanımlıdır ki, bir yetişkin yürüdüğünde çizik meydana gelmez. 
  • Hızlı şarj istasyonunda da ve hatta alelade prizde de şarj edilebilir. 

Küresel iklim değişikliğiyle mücadele vurgusu

Prototipin sunumu süresince, Lex Hoefsloot, şunları vurguladı: “İklim değişikliği, biz insanların karşılaştığı en büyük sorunlardan biri. Neredeyse bizleri felç edecek derecede korkutucu bir gelişme. Biz mühendisler buna karşı bir şey yapma kararı aldık. Yüzyıllar boyu, tabiatla dengeli şekilde yaşadık. Bugünün teknolojileriyle, bunu bir daha yapabiliriz”.

İlk siparişler gelmeye başladı

Lightyear, LightyearOne’ın üretimini 2021’de artıracak. İlk 100 aracın siparişi verildi bile. Lightyear web sitesinden, ilk 500 adet Lighyear One rezervasyonu 1119.000 € özel fiyatla yapılabiliyor. Teslimat ise 2021’de gerçekleşecek. 

Türkiye endüstrisine, alana özel, spesifik yayınlar üreten MONETA Tanıtım’ın sektörel dergilerinin editörlüğünü yapmaktayım. Yeni nesil, dinamik yayıncılık anlayışıyla, dijital ve basılı mecralarda içerik geliştirmek için çalışmaktayız.

Solar Teknolojileri

Solarwall nedir? Güneş enerjisi ile nasıl çalışır?

Yayın Tarihi

on

Güneş enerjisinden elektrik üretiminin yanı sıra (ki birçokları için güneş enerjisi halen su ısıtmak demek) Solarwall isimli Kanada menşeli olan bu ürün iklimlendirme ve işletme proseslerinde önemli görevler üstlenebiliyor. Özel tasarlanmış mikro delikler sayesinde güneş enerjisini emerek ortama iletiyor ve güneşle hem hava ısınıyor hem de havalandırma yapılıyor. Ayrıca pasif soğutma yapıyor. Solarwall nedir güneş enerjisi ile nasıl çalışır sorularının cevapları ve daha fazlası bu makalemizde ve linkini vereceğimiz videomuzdadır.

Solarwall Türkiye

Uzun zamandır ürünle ilgili bilgi almaya çalışıyordum. Kısmet bugüneymiş. Ürünün sade oluşu ve ısıtma konusunda ciddi pozitif etkilerini, sunum şeklinde Solarwall Türkiye yetkilisi Fevzi Bey’den öğrendim. İşin güzel tarafı karmaşık devreler, elektronik ekipmanlar yok. Bina dış cephesine kurulan trapez saç benzeri bir yapı ile hem temiz hava transferi hem ortam ısıtması hem proseslerde kullanabilme (mesela boya kurutma süreçlerinde) hem de pasif soğutma gerçekten farklı bir ürün hissi veriyor.

Solarwall nedir? Güneş enerjisi ile nasıl çalışır?

Aslında fikir çok basit, siyah özel bir boya (40 yıl ömürlü) ile kaplı metal plaka üzerinde özel mikro delikler ve güneş ışınlarını emerek sıcaklık oluşturuyor. Var olan HVAC sisteminiz ile entegre edilerek yatırım ortalama 2-3 yıl civarında geri dönebiliyor.

Bir işletmeniz var ve HVAC dahi bulunmuyor ise Solarwall Türkiye’den aldığımız bilgiye göre; bu durumda yatırım geri dönüş süresi 5 yıl seviyelerinde oluyor.

HVAC nedir?

Çokça kullanılan bu terim, ısıtma havalandırma ve iklimlendirme kelimelerinin İngilizce baş harflerinden oluşmuştur. Özellikle büyük binaların ortamlarının oluşturulması ve verimlilik konusunda araştırma yaptığınızda çokça karşınıza çıkacak olan terimdir.

Solarwall Türkiye’de kullanılıyor mu?

Videomuzun içerisinde de örnekleri göstermeye çalıştık, birçok prestijli büyük kuruluşta aktif olarak kullanılmakta ve yatırım geri dönüş süreleri 2 yıl civarında. Dünya genelinde ise 30’dan fazla ülkede kurulu olan bir sistem olduğunu da öğrendim.

Solarwall kullanıldığında sıcaklık ne kadar değişebilir?

Fotovoltaik (elektrik üreten) paneller ile kullanılabilir mi?

Güneş enerjisine gönül vermiş biri olarak bence Solarwall’un güneş enerjisi ile birlikte kullanılabilir olması! Güneş enerjisinden elektrik üretirken yaşadığımız zorlukların başında kurulum şartlarından dolayı panel sıcaklıklarının artması gelmekte. Ve bilinenin aksine fotovoltaik güneş panelleri ısındığında daha az güç üretiyor.

Solarwall ve güneş panellerini birlikte kullanabiliyorsunuz (PV/T) böylece güneş paneli elektrik üretiyor arka tarafında oluşan sıcaklık Solarwall ürünü tarafından emilerek fabrika içerisine gönderiliyor. Böylece hem ısıtma süreçleri için fayda sağlanıyor hem de güneş paneli serinlediği için daha fazla elektrik üretimi sağlayabiliyor. Solarwall Türkiye’nin söylediği kadarıyla %10’a varan verim artışları mümkün olabiliyor.

Çevreye olan etkiler

Maalesef genelde odak noktamız para oluyor ve ne kadar yatırım yapacağım ne kadar sürede geri dönecek en temel sorularımız. Bunun yanı sıra önceliklerimize almadığımız çevre konusu da kritik bir öneme sahip. Solarwall ile 5m² alan kaplandığında 1 yılda 1 ton sera gazı emisyonu azaltımı mümkün olabiliyor. Karbon ayak izi konusunda da size katkı sağlayan bu ürünle birlikte yeşil enerji sertifikaları almanız kolaylaşabilir ve belki de ihracat yaparken eliniz kuvvetlenebilir.

Sonuç olarak

Basit bir fikir ve çok fazla katma değer sağlamak bence ürünün kıymetli olmasına neden oluyor. Birçok firmanın buna inanıp ürünleri aktif bir şekilde kullanıyor olması bence bunun kanıtı. Evlerde kullanılabilecek Solarwall ürününün çıkmasını sabırsızlıkla bekliyorum. Detaylı bilgiler için “Solarwall nedir havalandırma ısıtma soğutma sistemleri HVAC” başlıklı videomuzu izlemenizi öneririm:

https://www.youtube.com/watch?v=mZNrazuG5J0

Yazan: Kerem Çilli

Devamını Oku

Solar Teknolojileri

SMA Solar, son açıkladığı finansallarla koronavirüs krizine rağmen güçlü büyüme sergiliyor

Yayın Tarihi

on

2020’nin üçüncü çeyreği sonu itibariyle finansal verilerini açıklayan SMA, toplam 10.7 GW’lık invertör satışı ile bir önceki seneye göre %23’lük bir artış göstererek €774 Milyon € ciro elde etti. Evsel ve ticari segment çözümlerinin yanı sıra büyük ölçekli projelerinde satışlara büyük etkisi olduğu vurgulandı.

Q1-Q3 2020’ye göz atacak olursak:

  • Toplam invertör satışı 10.7 GW (Q1-Q3 2019: 7.5 GW)
  • Önceki senenin aynı dönemine göre €774 milyon artış (Q1-Q3 2019: €631 milyon) ve FAVÖK (Faiz-Amortisman-Vergi-Öncesi-Kâr)’ta €41 milyon (Q1-Q3 2019: €26 milyon)
  • 43% ‘lük öz sermaye oranı ile finansal istikrar (Aralık 31, 2019: 38%)
  • Korona virüsü krizine ragmen kesinleşen satışlara ilaveten alınan siparişler €792 milyon mertebesine ulaşılmıştır.
  • 2020 yılı satış ve kazanç hedefleri SMA Yönetim Kurulu tarafından onayladı.

SMA CEO’su Jürgen Reinert, “Küresel koronavirüs krizinin etkileri, SMA için de büyük zorluklar yarattı” dedi ve ekledi: “Bu nedenle, azalan pazara rağmen, satışlarda ve kazançlarda kayda değer bir büyüme sağladığımız ve böylece önemli bir pazar payı elde ettiğimiz için çok memnunum. Bu, hem çalışanlarımızın güçlü bağlılığı hem de müşteri ve tedarikçilerimizle sürekli yakın işbirliğimiz sayesinde olmuştur. Her an hızlı geri dönüş sağlamaya devam edebilmek için, koronavirüs krizinin gelişimini çok yakından takip ediyoruz. Daha önce olduğu gibi, Yönetim Kurulu, SMA’nın satış ve kazanç beklentilerinin bu mali yılda da gerçekleşeceğine inanıyor. Uzun vadede, ekonominin daha fazla sürdürülebilirliğe ve en önemlisi iklim değişikliklerine yönelik yeniden küresel yapılandırılmasında, SMA için büyük bir potansiyel görüyoruz. Almanya bu konuda iyi bir örnek oluşturmalı. Yenilenebilir Enerji Kaynakları Kanununda yapılacak olan değişiklik, fotovoltaik kapasitesinin acilen ihtiyaç duyulan kurulumlarda hızlandırılması yönünde olmalıdır. Burada, ekonomik, temiz ve sürdürülebilir enerjinin, evsel ve ticari kullanıcılar tarafından öztüketimini daha fazla desteklemek önemli bir rol oynamaktadır.”

Devamını Oku

Solar Teknolojileri

Enerji sektöründe yeni trend: Enerji 4.0

Yayın Tarihi

on

GoodWE Türkiye CEO’su Engel Taştan, enerji sektörü ve dijitalleşme konusunda değerlendirmelerde bulundu.

Son dönemde çok konuştuğumuz dijitalleşme konusunun enerji sektörüne avantajları nasıl oldu?

Dijitalleşmenin enerjiye entegre olması ve dijitalleşme süreci ile enerji sektörü hızlı bir şekilde gelişti. Teknolojik dönüşüm sayesinde Endüstri 4.0 kavramının yanına Enerji 4.0 da kısa süre içerisinde eklendi. Enerji 4.0 konsepti bize aslında; blockchain ve solarcoin gibi yeni dijital konseptlerin, yenilenebilir enerji alanına entegrasyonunun rahatlıkla mümkün olduğunu gösterdi. Hatta bu sayede fark ettik ki özellikle güneş enerjisi sektöründeki en önemli konulardan olan; mahsuplaşma, depolama, öztüketim, prosumer (ürettiğin yerde tüket), corporate solar ve kitlesel fonlama gibi hayata geçtiğinde hızlıca tabana yayılabilecek farklı ve faydalı uygulamaları/konseptleri hayata geçirmek, dijitalleşme ile çok daha hızlı bir şekilde mümkün olacak. Elektrik enerjisi günümüzde artık hava, su gibi yaşam için ihtiyaç haline gelmiş bir kaynak. Bu nedenle, aslında enerjinin her alanında artan talebi karşılayabilmek adına donanımlara olduğu kadar yazılım ve bulut teknolojilerine de ihtiyacımız var. Enerjide dijitalleşme ile yakın gelecekte, cep telefonu uygulaması ile enerji tedarikçinizi değiştirebilecek ve evinizde sadece kendi seçtiğiniz ev aletlerinin enerji tüketmesine izin verebiliyor olacaksınız. Çatımızda güneş paneli, evimizin önünde elektrikli aracımızın olması; özellikle güneş enerjisi sektöründe dijital dönüşümün önemini vurgular nitelikteki çarpıcı örneklerdir.

Özellikle çatı projelerinde yüksek verimliliği sağlamak için hangi kriterlere dikkat edilmesi gerekiyor?

Aslında güneş enerjisi projelerini; fizibilite çalışması, projelendirme, planlama ve kurulum & devreye alma olarak 4 aşamada ele almalıyız. Ayrıca, doğru ürün seçimi faktörünü de unutmamalıyız. Projenin kurulacağı çatının ışınım, sıcaklık ve coğrafi koşulları açısından elverişli olup olmadığına dair ön çalışmalar yapmak lazım. Bu noktada; maksimum verimliliği sağlamak için EPC şirketlerinin üst düzeyde tasarım ve projelendirme gerçekleştirmesi çok önemli. Projenin uygulanacağı çatının fiziki koşullarının iyi analiz edilmesi ve proje sahibinin gerçekleştirmeyi düşündüğü yatırım sonucu, ilgili çatının ne kadarının güneş enerjisi için ayrılacağı hesaplanmalıdır. Kullanılacak inverterler ve güneş panellerinin kaliteli olması, çevre koşulları vb. faktörlere uzun yıllar dayanıklı olması ve birbiri ile uyumluluk göstermesi gerekir. Seçilecek tüm ekipmanların yüksek kalitede olması ve projenin kurulumdaki işçiliği, verimi etkileyen önemli faktörlerdir.

Bu noktada izleme ve bakım&onarım çalışmalarının verimliliğe olan katkısından bahsedebilir misiniz?

Çalışan bir sistem için yıllar içerisinde bakım ve onarımlarının yapılması büyük önem arz ediyor. Santralin kurulduğu ilk birkaç yıl içerisindeki verimi ile sonraki yıllar arasında büyük fark oluşabiliyor. Bunun önüne geçebilmek için bakım&onarım işlemlerinin düzenli olarak yapılması gerekir. Ürün bakım&onarımı da tabiki bu alandaki en önemli hususlardan biri. Yapılan bakım&onarım çalışmaları ile kullanılan ekipmanların ömrünü uzatabilir ve proje yatırımının geri dönüşününü stabil kılabilirsiniz. Bizler de yıllar içerisindeki tecrübelerimiz ile oluşturduğumuz lokal profesyonel ekibimiz sayesinde projede oluşabilecek tüm olumsuzlukları giderebiliyor, gerekli önlemleri alıyor, ilgili kontrollere ve onarımlara özen gösteriyoruz. İzleme konusunda ise, santrallerin hesaplanan PR (Performans Ratio)’larından; hangi güneş panelinde ya da hangi inverterde sorun olduğunu anlaşılıyor. Santralin ürettiği elektrik miktarı dışında, PR (Performans Ratio) faktörü de çok önemli. Uzaktan izleme ile herhangi bir arıza ya da istenmeyen bir durum kısa bir süre içerisinde önlenebilirken, enerji kaybı minimize edilebilir ve ihtiyaç fazlası ekipmanlar farkedilerek bu alanda da sistem optimize edilebilir.

Döviz kurlarının ve faiz oranlarının dalgalı bir seyirde hareket etmesi, enerji sektörünü nasıl etkiliyor? Yeni projelerin hayata geçmesinde zorluk yaşanıyor mu?

Kurlardaki yüksek dalgalanmalar, özellikle hammaddede ithal girdi kullanımının yaygın olduğu sektörler için risk oluşturan bir unsur. Döviz denince akla gelen ilk sektörlerden biri; enerji. Çünkü TL’deki değer kaybı, hammaddede ithal girdi kullanımının yaygın olduğu enerji sektörü için önemli bir risk oluşturuyor. Özellikle yoğun enerji tüketimi olan sektörlerdeki girdilerin büyük oranda Amerikan doları olması, satışlarında ise EUR ve Türk lirasının yüksek payının bulunması nedeniyle firmaların bu süreci yönetebilmesi için daha likit olma ve yatırımlarını erteleme kararları gündeme gelebiliyor. Enerji şirketlerinin yüksek döviz borçluluğu ile finansman baskısı görmesi ve bazı şirketlerin süren yatırımlarının maliyet tarafındaki yüke karşın gelir yaratmıyor olması da diğer olumsuz unsurlar olarak ön plana çıkabiliyor. Burada önemli olan; şirket olarak, fix masrafları minimumda tutmak ve olumsuz süreçleri en az zarar ile atlatmak. Ayrıca, tedarikçi olarak pazarı iyi takip etmek zorundayız. Ben, şahsen 2021 yıllında çatı pazarı ve öztüketim dışında lisanssız bir pazar beklemiyorum. YEKA’dan küçük, lisanssızdan büyük bir lisanslı pazar oluşturulabilir. GoodWe Türkiye ekibi olarak, hem Türkiye pazarında pazar payımızı korumak ve yükseltmek için gece gündüz çalışmaya devam edeceğiz hem de ülke ekonomisine katkı sağlayabilmek için ihracatımızı daha çok artıracağız.

Devamını Oku

Trendler

Copyright © 2011-2019 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com