Connect with us

Solar Panel

Saint-Joseph Lisesi, güneşten elektrik üretiyor

Yayın Tarihi

on

İstanbul Saint-Joseph Lisesi, 2018 yılının yaz döneminde hayata geçirdiği Güneş Enerjisi Santrali projesi ile bugüne kadar 12.500 kWh elektrik üretirken karbon salımını da 8.8 ton azalttı. Okulun içindeki marangozhanenin çatısına kurulan ve 104 adet fotovoltaik panelden oluşan Güneş Enerjisi Santrali ile lise; yılda 33.000 kWh elektrik üretmeyi, karbon salımını ise 25 ton azaltmayı planlıyor.

İstanbul Saint-Joseph Lisesi, çevreye duyarlı ve sürdürülebilir kalkınmayı esas alan projelerine bir yenisini daha ekledi. 2018 yılının yaz döneminde Güneş Enerjisi Santrali’ni hayata geçirdi. Lisenin marangozhanesinin çatısına konumlandırılan santral ile okul; bugüne kadar 12.500 kWh elektrik üretimi gerçekleştirirken karbon salımını da 8.8 ton azalttı.

Küresel iklim değişikliği ile mücadele ederken ekolojik ayak izini azaltmayı hedefleyen eğitim kurumu; 104 adet fotovoltaik panel ile, 171 metrekarelik bir alanda, yıllık ortalama 33.000 kWh elektrik üretmeyi; karbon salımını ise 25 ton azaltmayı planlıyor.

Saint-Joseph Lisesi içerisindeki marangozhanenin çatısına kurulan ve 104 adet fotovoltaik panelden oluşan Güneş Enerjisi Santrali

Elektrik tüketiminin yüzde 10 ila 12’sini karşılayacak

Sadece lisenin öz tüketimi için kullanılacak

Güneş Enerjisi Santrali’nin, eğimi, güneye bakan yönü ve yapısı ile uygun bulunan okul marangozhanesinin çatısında gölgelenmeden etkilenmeyecek alanlara, maksimum panelin en uygun tasarım ile konmasıyla hayata geçirildiğini ifade eden Birsel; sistemin işleyişinde pil benzeri bir depolama aracı kullanılmadığının altını çizdi. En yüksek elektrik üretiminin Temmuz ayında 5.000 kWh civarında; en düşük elektrik üretiminin ise Aralık ayında yaklaşık 1.000 kWh olmasını beklediklerini sözlerine ekleyen Birsel; santralin, sadece lisenin öz tüketimi için kullanıldığını vurguladı.

Saint-Joseph Lisesi Müdürü Paul Georges:

“Daha az görülen inovatif malzemelerle enerji üretimini artıracağız”

Okulda yaz döneminden bu yana faaliyette olan Güneş Enerjisi Santrali ile ilgili görüşlerini aktaran İstanbul Saint-Joseph Lisesi Müdürü Paul Georges; “Tabiat ananın zenginliklerinin keşfini, sürdürülebilir kalkınmayı, yenilenebilir enerjinin kullanımını ve israf ile mücadeleyi ön plana çıkaran bir eğitim politikası uygulamaya önem veriyor ve özen gösteriyoruz” diye konuştu.

Gerçekleştirilen bu Güneş Enerjisi Santrali projesinin olumlu sonuçları doğrultusunda gelecekte fotovoltaik kiremitler gibi daha az görünen inovatif malzemeler kullanarak enerji üretimini daha geniş alanlara yaymayı planladıklarını kaydeden Georges; bundan sonraki projelerini anlattığı konuşmasına şu sözlerle devam etti: “Bunun yanı sıra, eskiden lisenin yatılı öğrencileri için ekmek fırını olarak kullanılan binayı Yeşil Bina standartlarında LEED (Leadership in Energy and Environmental Design) normlarını kullanarak restore etmeyi arzu ediyoruz. Bu binanın, eko-vatandaşlık ortamında okulumuzun tüm inovasyon kulüpleri için iyi bir fikir laboratuvarı olarak hizmet vermesini planlıyoruz.”

Türkiye endüstrisine, alana özel, spesifik yayınlar üreten MONETA Tanıtım’ın sektörel dergilerinin editörlüğünü yapmaktayım. Yeni nesil, dinamik yayıncılık anlayışıyla, dijital ve basılı mecralarda içerik geliştirmek için çalışmaktayız.

Büyük Ölçekli Güneş Projeleri

Erzincan Havalimanı GES tesisi üretime başladı

Yayın Tarihi

on

Türkiye’de yenilenebilir enerji kaynaklarına verilen önem her geçen gün artıyor. Güneş enerjisi açısından dünyanın en avantajlı bölgelerinden birinde yer alan ülkemizde birbiri ardına gerçekleşen projelerle, Türkiye bu sınırsız enerji kaynağından daha fazla yararlanıyor. Bu projelerden biri de geçtiğimiz günlerde açılarak devreye girdi. Teknoloji devi Panasonic – Girişim Elektrik imzası taşıyan, Panasonic ürünlerinin kullanıldığı ve Türkiye’de havalimanı öz tüketiminin yarısına yakınını karşılayan ilk projelerden biri olan Erzincan Havalimanı Güneş Enerjisinden Elektrik Üretim Tesisi (GES) enerji üretimine başladı.

Proje, Erzincan Havalimanı’nın yarıya yakın enerji ihtiyacını karşılayacak

 Güneş enerjisi alanında dünyada olduğu gibi ülkemizde de birçok önemli projeye imza atan teknoloji devi Panasonic, Türkiye’de önemli bir projeyi daha hayata taşıdı. En verimli güneş paneli olarak bilinen HIT güneş enerjisi teknolojisinin mucidi olan kuruluşun, Girişim Elektrik iş birliğinde gerçekleştirdiği Erzincan Havalimanı Güneş Enerjisinden Elektrik Üretim Tesisi (GES) açıldı. Yatırımı anahtar teslim olarak yapan Girişim Elektrik tarafından verilen bilgilere göre; tesis yılda 2.09 MWh elektrik üretimi ile Erzincan Havalimanı’nda tüketilen elektrik enerjisinin yarıya yakınını karşılayacak ve ihtiyaç fazlasını şebekeye geri kazandıracak. Proje için 3.779 adet 325 W panel yerleştirilerek 6.310 m2 panel alanında 2.09 MWp güce ulaşıldı. Panasonic HIT ürününün kullanıldığı proje 7 ayda tamamlandı. Girişim Elektrik, proje için inverter ve optimizer teknolojisinin desteklediği panel bazlı izleme sistemi de tesis edip, SCADA sistemiyle enerji üretilebilirliği yüksek seviyelerde tutarak projenin son haline gelmesini sağladı.

Yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmek gerekiyor

Bugün dünyamızın en önemli sorunlarından biri enerjiye duyulan ihtiyaç. Şu anda bu ihtiyacı karşılamak için büyük bir oranda fosil kaynaklar kullanılıyor. Yoğun olarak kullanılan fosil kaynaklı yakıtların çevreye olan zararları da artık herkesçe biliniyor. Temiz enerji üretmek adına yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmek gerekiyor. Türkiye, güneş potansiyeli açısından günde ortalama 7,2 saat, yılda ise 2 bin 650 saat güneşlenme süresine sahip durumda. Bu değerin verimlilik açısından çok iyi olduğu ifade ediliyor. Panasonic, bugün en verimli güneş panellerinden biri olarak bilinen HIT güneş enerjisi teknolojisini kullanarak Türkiye’de birçok önemli proje gerçekleştirmiş bulunuyor. Erzincan Havalimanı Güneş Enerjisinden Elektrik Üretim Tesisi de bunlardan biri. Projede kullanılan ürünün, panel verimi %19,4 ve dünya rekoru sıcaklık katsayısı da -0,258%/C değerine sahip. Panasonic, gerçekleştirdiği projelere 15 yıl ürün garantisi ve 25 yıl da performans garantisi veriyor. Ürünler, 25. yılın sonunda %86,2 performans değeri ile çalışmaya devam ediyor.

Devamını Oku

Ticari Güneş Projeleri

Abdi İbrahim’den yenilenebilir enerji hamlesi

Yayın Tarihi

on

Türk ilaç sektöründe 17 yıldır lider konumunda olan Abdi İbrahim, 2020 yılına sürdürülebilirlik alanında bir ilk uygulama ile adım atıyor. Şirket, 1 Ocak’tan itibaren İstanbul Esenyurt Üretim Kompleksi’nde bulunan tüm üretim tesislerindeki enerji ihtiyacını güneş ve rüzgar enerjisi santrallerinden karşılayarak, yenilenebilir enerji kaynaklarını kullanmaya başlayacak.

Abdi İbrahim Kamu İlişkileri ve Kurumsal İletişim Direktörü Dr. M. Oğuzcan Bülbül, aldıkları bu kararın Abdi İbrahim’in cesaret, tutku ve sorumluluk olarak özetlediği kurumsal değerlerini ve liderliğini yansıttığını ifade ederek, ‘’İlaç sektöründe bir ilk olan bu uygulama ile ekonomik faaliyetlerimizi sürdürürken, topluma ve içinde yaşadığımız dünyaya iyi iz bırakma önceliğimizin gereğini yerine getirmekteyiz. Sürdürülebilirliği kültürel bir dönüşüm hedefi olarak görüyoruz. Bu uygulama ile bu alanda öncü ve somut bir adım atmaktan gurur duyuyoruz’’ dedi.

Dokunduğu hayatları iyileştirmek hedefiyle ilaç sektöründe 108 yıldır ilk günkü heyecanla faaliyet gösteren Türk ilaç sektörünün lider şirketi Abdi İbrahim, daha yaşanabilir bir dünya için yürüttüğü sürdürülebilirlik çalışmalarına yeni bir halka daha ekliyor. Şirket, aldığı kararla 1 Ocak 2020’den itibaren Esenyurt’ta bulunan kimyasal ilaç üretim tesisi, biyoteknolojik ilaç üretim tesisi AbdiBio, Ar-Ge Merkezi ve insansız teknolojistik merkezi ile tüm yardımcı işletmelerdeki elektrik ihtiyacının tamamını rüzgar ve güneş olmak üzere yenilenebilir enerji kaynaklarından kullanmaya başlayacağını açıkladı.

Abdi İbrahim Esenyurt Üretim Kompleksi’nde 2020 yılı enerji tüketiminin 44.405.118 kilowatt saat enerjiye ulaşacağı tahmin ediliyor.Şirket yüzde 100 yenilenebilir enerji kullanımına geçmesiyle birlikte 15.868 evin elektrik tüketimine eşdeğer olan enerjiyi yenilenebilir kaynaklardan karşılayacak. Ayrıca 9.737 aracın karbon emisyon salınımı ve buna bağlı olarak 29.211 ağaç gerekliliği önlenmiş olacak.

Abdi İbrahim Kamu İlişkileri ve Kurumsal İletişim Direktörü Dr. M. Oğuzcan Bülbül, Abdi İbrahim’in yenilenebilir enerji kullanımı uygulamasının ilk olarak üretimde başlayacağını, ardından kademeli olarak tedarik sürecinden hammadde alımına, pazarlama ve satış aşamasından son tüketiciye kadar devam eden tüm yolculukta uygulanarak, 2030 yılında şirketin karbon ayak izinin sıfıra getirilmesinin hedeflendiğini belirtti.

Abdi İbrahim’in 2025 vizyonu kapsamında sürdürülebilirlik stratejisinde öncelikli alanları belirlediğini vurgulayan Dr. Oğuzcan Bülbül, “Bin 500’ten fazla paydaşımızla yaptığımız çalışma kapsamında Birleşmiş Milletler 2030 gündemini dikkate alarak Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarından 8’ine aynı anda dokunabilecek şekilde belirlediğimiz bu alanları şirketimizin 3 değeri olan cesaret, tutku ve sorumluluk altında kümeleyerek öncelikli faaliyet alanlarımızı belirledik. Sorumluluk başlığı altında yer alan iklim değişikliği ve enerji yönetimi alanında somut ve model teşkil edecek bir adım atmak istedik. Türkiye’deki üretim tesisimizin tamamında kullandığımız elektriğin yenilenebilir olmasını sağladık. Abdi İbrahim bu adımıyla tüm üretiminde yüzde 100 yenilenebilir enerji kullanarak bu konuda sektöründe bir ilk olmayı başardı” dedi.

Dr. Oğuzcan Bülbül, Türkiye’de kendi alanında uzun yıllardır devam eden liderliğin yanı sıra uluslararası pazarlarda da etki gücünü her geçen gün artıran bir şirket olarak, dünyayı yakından takip ettiklerini ve iş hedefleri ile sürdürülebilirlik hedeflerini uyumlandıracak çalışmalar yürüttüklerini belirtti.

Şirketin tüm faaliyetlerini sürdürülebilirlik, sürdürülebilir kalkınma ve kurumsal sosyal sorumluluk alanında bir guru olan John Elkington tarafından geliştirilen üç boyutlu bakış açısı (Triple Bottom Line “TBL”) ile planladıklarını aktaran Dr. Oğuzcan Bülbül, “Bu sayede, şirketimizin performansını sadece hissedarlarımız için yaratılan pozitif finansal sonuçlarla değil, bunun yanında toplum ve çevre için yarattığımız pozitif etkileri de dikkate alarak ölçme şansına sahip oluyoruz. Üç farklı açıdan şirketin elde ettiği sonuçları değerlendirmek, içinde bulunduğumuz ekosistemdeki tüm paydaşlara olan etkimizi daha geniş açıdan görebilmemizi, bu etkileri daha bütünsel olarak değerlendirebilmemizi ve şirket olarak sürdürülebilirlik stratejimizi gözden geçirerek önümüzdeki 5 ve 10 yıllık dönemde bu alanda atacağımız adımları daha net ve ölçülebilir hale getirebilmemizi sağlıyor” dedi.

2020 yılı itibariyle sürdürülebilirlik çalışmalarını hızlandıracaklarını vurgulayan Dr. Oğuzcan Bülbül, şöyle devam etti: “Abdi İbrahim olarak toplum sağlığı ve gelecek nesillere bırakacağımız dünyanın yaşanabilir olmasını önemsiyoruz. Ülkemize, sektörümüze güç katacak, liderliğimize yakışan tesisleri hayata geçirirken çevre ve sosyal sorumluluk konularını daima odağımızda tutuyoruz. Çevrenin korunması; doğal kaynakların etkin kullanılması, atıklarımızın öncelikli olarak kaynağında azaltılıp ayrıştırılması, geri dönüşüme kazandırılması ve en uygun yöntemlerle bertaraf edilmesi; bunun yanı sıra topluma değer katan sosyal projelere zaman ve kaynak ayrılması iş stratejimizin vazgeçilmez parçaları olmaya devam edecek.

Sürdürülebilirlik hedeflerimize ulaşabilmek için lojistik aşamasında elektrik araçlar ve elektrikli tırların kullanımı; ambalaj atıklarının azaltılabilmesi veya doğaya daha az zararlı yeni ambalaj türlerinin geliştirilebilmesi için Türkiye’nin bu alandaki en iyi şirketleri ve start-up’lar ile her kademede iş birlikleri arayışı içindeyiz. Bunun dışında; CDP ve RE100 gibi şirketimizin sürdürülebilirlik alanındaki atılımını paylaşabileceği ve üyelerinin engin tecrübelerinden faydalanabileceği oluşumlara üye olmayı ve orta vadede şirketimize “B Corp Sertifikası” kazandırmayı diğer önemli hedeflerimiz olarak görüyoruz. Bu platformlarda şirketimizi temsil etmeyi; yüzde 100 yerli ve 108 yıllık bir Türk ilaç şirketi olarak önemli bir sorumluluk olarak görüyoruz.

Bunun yanı sıra bu hedeflerin; Avrupa ve ABD pazarına önümüzdeki dönemde yapacağınız yatırımlar açısından da bize değer katacağını düşünüyoruz.

Tüketicilerimizin ve paydaşlarımızın çok önem verdiği iklim değişikliği ile mücadele kapsamında sıfır karbon ayak izine sahip olma hedefinin yanında; ilaç sektörü açısından en önemli sürdürülebilirlik konularından birisi olan Ar-Ge ve inovasyona yatırım yapmaya devam ederek kendi molekülünü geliştiren ilk Türk ilaç şirketi olmak; su kaynakları başta olmak üzere tüm doğal kaynakların etkin kullanımını sağlamak; atık yönetimi konusunda önemli adımlar atmak; plastik içerikli ambalajlar yerine doğaya daha az zararlı ambalaj malzemelerin kullanımını yaygınlaştırmak; topluma değer katan sosyal sorumluluk projelerine zaman ve kaynak ayırmak da iş stratejimizin vazgeçilmez adımları olmaya devam edecek. Abdi İbrahim olarak; Türkiye’de ilaç sektöründe birçok ilki başarmış olmanın verdiği güvenle; sürdürülebilirlik alanında atacağımız adımlarla gelecek nesillere daha yaşanabilir ve daha yeşil bir dünya bırakabilmeyi ve başta ilaç sanayi olmak üzere tüm Türk şirketlerine ilham olmayı arzu ediyoruz.”

Devamını Oku

Büyük Ölçekli Güneş Projeleri

Asunim Türkiye ekibi yıl sonu yemeğinde buluştu

Yayın Tarihi

on

Yazar

Asunim-Türkiye-yıl sonu- buluşması2020

Asunim Türkiye yönetimi, çalışanlarıyla yıl sonu yemeğinde buluştu ve  2020 yılına yönelik hedeflerini ve planlarını paylaştı.

Güneş enerjisi sektöründe uzun yıllardır faaliyet gösteren ve birçok başarılı projeye imza atan Asunim Türkiye yönetimi, çalışanlarıyla yıl sonu yemeğinde buluştu. Yemeğe katılan Asunim Grup Direktörü Andreas Schuenhoff, Asunim’in güneş enerji sektöründeki yatırımlarını ve 2020 yılından beklentilerini açıkladı.

Andreas Schuenhoff , Asunim Grup Direktörü

“Asunim Yalnızca Türkiye’nin Değil, Dünyanın Da En Eski Güneş Enerjisi Müteahhitlik Firmalarından Biri”

2005 yılından beri Uluslararası alanda deneyime sahip olduklarını vurgulayan Schuenhoff, “Asunim Grup, İspanya ve Portekiz’de çevre dostu teknoloji yatırımlarına öncülük eden bir firmadır. Güneş enerjisi sektöründeki büyümenin getirdiği yüksek talep ile birlikte dünyada 6 farklı ülkede ofislerimizi açtık ve 30’un üzerinde ülkeye hizmet ve ürünlerimizi ihraç ettik.

“Türkiye Bizler İçin Ayrı Bir Önem Arz Ediyor Ve Bir Nevi Asunim’in Yeni Merkezi Konumunda”

Schuenhoff, “Türkiye bizler için 2004 yılından beri uzun dönemli statejik pazar niteliğinde. Güneşin bol olması, Türk insanının yenilenebilir enerjiyi kullanan ve çevrenin korunması konularında hassas ve enerji dönüşümünü tamamlamamış, sanayisi güçlü, büyük fırsatlar vadeden bir pazar. Bu faktörler bizleri Türkiye’de uzun dönemli bir oyuncu olmaya itti. Her geçen gün ne kadar doğru bir karar vermiş olduğumuzu görüyoruz. Türkiye’de uzun dönemli bir oyuncu olarak, burada hali hazırda imzalamış olduğumuz teminata dayalı 240MWlara varan 10 yıllık bakım onarım kontratlarımız var. Elazığ’da bulunan ve hali hazırda üretimde olan Türkiye’nin ilk lisanslı GES’i Solentegre GES’te de ortaklığımız bulunmakta. Mısır ve Dubai ofislerimiz de Türkiye’deki 55 kişilik ekibimiz tarafından yönetilmektedir. Portekiz’de bulunan 70MW büyüklüğündeki lisanslarımızın kurulumunu da Asunim Türkiye olarak gerçekleştireceğiz. Önümüzdeki süreçte Asunim olarak çatı pazarındaki liderliğimizi koruyacağız. Ayrıca, mevcut lisanslı projelere ve yeni YEKA yarışmalarına odaklanacağız. Türkiye bizler için ikinci bir merkez ve ana pazar niteliğinde olmaya devam edecektir” dedi.

Umut Gürbüz, Asunim Kurucu Ortağı

“2020 senesine, fiyat rekabetine rağmen kaliteden ödün vermeden 25 sene sorunsuz çalışacak santraller kurma hedefiyle yola çıkıyoruz.”

Yıl sonu yemeğinde Asunim Kurucu Ortağı Umut Gürbüz de, 2020 yılından beklentilerini açıkladı. Gürbüz, “2020 yılı için potansiyel endüstriyel çatı yatırımcıları ile görüşmelerin yoğun bir şekilde sürüyor. Kriz psikolojisinden çıkmaya başladık, hedeflerimizin birçoğuna bir yıl gecikmeli de olsa ulaşmış olacağız.” dedi. 2020 yılı için hedeflenen 45MW’lık çatı projeleri ile ilgili olarak görüşmelerinin devam ediyor. “Özellikle çatı pazarında sektörü çok yüksek bir rekabet bekliyor fakat bu rekabet beraberinde ürün ve işçilik kalitesinde tavizler getiriyor.

Bizler 15 senedir güneş enerjisi sektöründe aktif ve Türkiye’de 20’nin üzerinde çatı kurulumu tamamlamış bir şirketiz. Rekabetin kalitemize ve iş etiğimize olumsuz etki etmesine izin vermiyoruz.

Maalesef son günlerde, özellikle çatı projelerinde, ancak incelendiği zaman görülebilecek geri dönüşü olmayacak hatalar ve kaliteden yoksun uygulamalar ile karşılaşıyoruz. Çatı segmentinde referans sahibi olmayan şirketlerin, kaliteden ödün vererek fiyat avantajı yaratma ve referans eksikliklerini bu şekilde giderme çabasındadır. Tesis sahipleri bilmelidir ki bu tip yanlış uygulamalar, yetersiz üretim şöyle dursun; çatılarının su almasına, fabrikalarındaki üretimin haftalarca durmasına hatta çatılarının yanmasına bile yol açabilir. Çatılarına GES kurma düşüncesinde olan yatırımcılara EPC şirketlerini çok titiz bir şekilde seçmelerini ve/veya bir bağımsız denetim kuruluşu ile çalışmalarını tavsiye ediyoruz.” dedi.

“Lisanslı Projelerde tecrübeliyiz”

Gürbüz, “Türkiye güneş enerji sektöründe, çatı pazarında oldukları gibi lisanslı GES segmentinde en çok lisanslı GES kuran şirket konumunda olduklarını belirtti. “Lisanslı GES projelerinde Türkiye’de kurulumu tamamlanan toplam 10 adet lisanslı GES projesinin dördünün kurulumu bizlere aittir. Sahip olduğumuz bilgi ve tecrübeyi ileride gerçekleşecek lisanslı GES projelerinde de kullanmayı hedefliyoruz.” dedi.

“Bakım Onarım ve Epc Olarak Alanlarımızı Ayırdık”

Gürbüz ayrıca, Asunim olarak bünyemizde bulunan Maxima Enerji isimli şirketimiz ile kurulum ve bakım onarım süreçlerini tamamen birbirinden ayırıp hem kurulumunu tamamladığımız sistemlere hem de bakım onarım hizmetine ihtiyaç duyan yatırımcılara bakım onarım hizmetlerini sağlamaya devam ediyoruz. 240MW’lık bakım ve onarım portföyümüz bulunuyor. Bakım onarım alanında da liderliğimizi devam ettiriyoruz dedi.

Devamını Oku
Advertisement

Trendler

Copyright © 2011-2019 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com