Connect with us

Sektör Haberleri

SolarPower Europe CEO’su Hemetsberger’den GES Dergisi’ne özel açıklamalar

Yayın Tarihi

on

SolarPower Europe Ceo’su Walburga Hemetsberger, GES Dergisi’ne özel açıklamalarda bulundu. SolarPower Europe’un yeni dönemdeki faaliyetleri hakkında bilgiler veren Hemetsberger, Türkiye’de güneş enerjisinin mevcut durumu ve olanaklarıyla ilgili de değerlendirmelerde bulundu.

Walburga Hemetsberger
2030 yılı itibariyle güneşten, diğer enerji kaynaklarından daha fazla enerji üretiliyor olmasını amaçlayan Avrupa güneş endüstrisi birliği SolarPower Europe’un CEO’sudur.
Tecrübeleri arasında, Avrupa Temsil Ofisi VERBUND’un dokuz yıl başkanlığı, Alman Kamu Bankaları Kuruluşu’nda ve Kamu Bankaları Kuruluşu’nda Finans ve Sermaye Piyasaları Danışmanlığı, Haarmann Hemmelrath’da rekabet avukatlığı ve DG Rekabet Birleştirme Denetimi Gücü mevcuttur. Walburga, aynı zamanda Hydrogen Europe Yönetim Kurulu Başkanlığında da bulunmuştur.

Bize SolarPower Europe’dan bahsedebilir misiniz?

1985’ten bu yana, SolarPower Europe, Avrupa güneş endüstrisi kuruluşudur. Üreticilerden kurulumculara, araştırma enstitülerinden proje geliştirmecilere ve daha birçoğuna, tüm güneş zincirini temsil eden 200’ün üzerinde üyesi tarafından yönetilen bir kuruluşuz. Amacımız, 2030 yılında güneş ile, diğer enerji kaynakları ile üretilenden daha çok enerji üretiliyor olmasını sağlamak. Güneş çekirdeği oluşturacak şekilde enerji geçişini hızlandırmak için çok geniş spektrumda hükümetlerarası organizasyonlar, enstitüler ve örgütler ile çalışıyoruz. 

İşimiz, dijitalleşmeden depolamaya, yapıla bütünleşik fotovolatiklere (BIPV), bakım ve işletmeye (O&M), yükselen piyasalardan solar mobiliteye, güneş sektöründe geniş bir aralıktaki başlıkları ve eğilimleri kapsamaktadır. Üyelerimizin desteği ve katılımıyla, raporlar yayınladığımız, webinarlara, seminerlere, etkinliklere ev sahipliği yaptığımız bir dizi çalışma kolunu koordine ediyoruz. Yıllık olarak beş en önemli etkinliği düzenliyoruz: SolarPower Zirvesi, Yaz Ortası Kutlaması, RE-Source, Digital Güneş Enerjisi ve Depolama, Bakım ve İşletme ve Varlık Yönetimi.

Güneş enerjisinin mevcut durumunu ve potansiyelini göz önüne aldığınızda Avrupa’daki genel görünümü nasıl değerlendiriyorsunuz?

Avrupa’da güneş enerjisindeki büyüme bakımından, yeni, heyecan verici bir dönem. 2018’de, 28 AB ülkesinde güneş enerjisi, önceki yıl yeni kurulan 5.9 GW kapasiteye göre %36 artış göstererek 8.0 GW’ya yükseldi. Avrupa’da güneşe enerjisi kurulumları, toplamda, 2017 yılındaki 9.2 GW’dan 2018 yılında 11 GW’ya %20 oranında artış gösterdi. 

2019, Avrupa için, güneş enerjisinde daha da iyi bir yıl olacak. Tahminlerimiz, 2019 yılında güneş enerjisi talebinin %80’in üzerinde büyük bir artış göstererek 20.4 GW’ya, 2020 yılındaysa %18 artışla 24.1 GW’ya  yükseleceğini öngörüyor ki, bu da Avrupa’da 2011 yılında eklenen 22.5 GW’yı da geçerek yeni bir kurulum rekoru olacak. Bu yıl, Fransa, İtalya ve İspanya’nın tümünün GW ölçeğinde yıllık kurulum düzeyine erişmesini bekliyoruz.

Bloomberg Yeni Enerji Forumu’na (BNEF) göre, en düşük maliyetli ve en kolay uygulanabilen temiz enerji biçimi olan güneş enerjisi, enerji üretiminde uzun vadede baskın çıkacak; bu senaryoda Avrupa’da yenilenebilir enerji %86’lık paya erişirken, güneş enerjisinin de 1,400 GW’ya eşdeğer, %36 paya sahip olması bekleniyor. 

Güneş enerjisi, aynı zamanda, Avrupa’da en yüksek düzeyde desteği görüyor; Avrupa Sosyal Anketi’ne (ESS) göre Almanların %89’u, İtalyanların %85’i, ve Fransızların %85’i tercihlerinin bu yönde olduğunu belirtiyorlar. Bunun nedeni, güneş enerjisinin en demokratik ve merkezsizleştirilmiş enerji biçimi olması; herkes, ev, okul, hastane ya da işyeri olsun, her yere kurulum yapabilir.

Dolayısıyla, Avrupa’da güneş enerjisinin geleceği parlak!

SolarPower Europe tarafından başlatılan yeni kampanyayla Avrupa’da yenilenen ve yeni yapılan bütün binalara solar paneller yerleştirilmesinin AB yasalarına dahil edilmesi amaçlanıyor. Çığır açacak bu kampanyanın çok destek bulacağına kesin gözüyle bakıyoruz. Genel tepki nasıl?

SolarPower Europe, AB’de yenilenen ya da yeni yapılan binalarda güneş panellerinin yerleştirilmesi gerektiği konusundaki yeni kampanyasını yakın zamanda başlattı. İklim değişikliği konusunda acilen eyleme geçmemeiz gereken bir zamanda, binaların güneş paneli olmaksızın inşa edilmesi ya da yenilenmesi artık anlam taşımıyor. AB’de tüm yeni ve yenilenen yapılara güneş paneli yerleştirmek, yılda 4 milyon tondan fazla CO2 tasarrufu yapılmasını ve Avrupa hanelerindeki elektrik faturalarının hafiflemesini sağlar. Ev sahibi ya da kiracı olun, güneşe yatırım yapmanın maliyeti azdır: Tahmini 10 yılda maliyetini karşılar, 30 yıla kadar da garantilenmiş yaşam ömrü vardır.  

Kampanyamıza, Kaliforniya’da yakın zamanda kabul edilen, 2020’den itibaren inşa edilecek meskenlerin çatılarında güneş paneli bulundurmasını zorunlu hale getiren kanun esin kaynağı oldu. Balearik Adaları Parlamentosu (İspanya), diğer ölçütlerle birlikte otoparklara ve yeni binalara PV panellerinin dahil edilmesini mecbur tutan kanunu onayladı. Almanya’nın Tübingen şehrinde, tüm yeni meskenlerde ve ticari yapılarda güneş enerjisi kurulumu yapılması zorunludur. 

Tüm Avrupalılara, AB yasalarına, yeni ve yenilenmiş yapılara güneş panellerinin girmesi için çabalayan online kampanyamızı imzalamaya çağırıyoruz. Politikacılardan kuruluşlara, enstitü ve kurumlara çeşitli paydaşlar kampanyamızı imzalamış durumdalar. Tabii ki inşaat sanayisi ve mimarlar da dahil tüm paydaşlarla işbirliğine açığız. Genelde, geri dönüşler olumlu oldu ve kampanyamızı Kasım’da Avrupa Komisyonu’na ve Avrupa Parlamentosu’na sunmayı dört gözle bekliyoruz. 

Dünyada enerji dönüşümü yaşanırken özellikle istihdam geçişkenliği konusunda olumlu sayılar günden güne yayınlanıyor. İstihdam konusunda güneş enerjisinin rolü nedir?

Güneş enerjisi sanayisi, küresel yenilenebilir enerji sektöründe, Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı’na (IRENA) göre kurulumu yapılan her watt kapasitesinde, 2018 yılındaki 3,6 milyon istihdamla, fosil yakıtlar ve yenilenebilir enerji kaynaklarının her ikisi için de, diğer herhangi bir enerji üretim kaynağından daha fazla istihdam sağlayan en büyük işverendir. 

Güneş enerjisinin Avrupa’daki istihdamda kuvvetli bir olumlu etkisi mavcuttur. Üretilen her bir terawatt saat enerji için, güneş enerjisi AB’de 1,100 yeni istihdam sağlar. Bu, özellikle nükleer, kömür ve gaz olmak üzere, diğer herhangi bir enerji sanayisi branşının birkaç katıdır. 

AB’deki güneş enerjisi istihdamının dörtte üçü üretim sonrası işlerindedir. Bu istihdam olanakları, yerel zeminde ortaya çıkar, deniz aşırı ihraç edilemez ve dolayısıyla uzun vadede sosyoekonomik gelişmeye katkıda bulunamaz. AB desteğindeki küçük ölçekli güneş enerjisi kuruluşları, büyük ölçeklerin eklediği katma değer ve istihdamın neredeyse üç katını sağlamışlardır. Bunun nedeni, 115 GW değerindeki kurulu güneş enerjisi kapasitesinin üçte ikisinin çatı sistemleri olması, yani kurulum söz konusu olduğunda daha emek yoğun niteliğe sahip olmalarıdır.

Güneş, kömürdeki azalmadan etkilenen bölgelerde de isithdam ve yeni sanayi için önemli fırsatlar arz eder. Avrupa Komisyonu Ortak Araştırma Merkezi’nin (JRC) bir çalışmasında, özellikle yapım aşamasında, eski kömür bölgelerinde güneş enerjisi kurulumun, bölgede istihdamın ortaya çıkarılmasına ve yeniden işbaşı yapılmasına katkı yaptığı sonucuna varılmıştır. JRC’ye göre, güneş enerjisi, özellikle eski kömür madencilerinin istihdam edilmesi ve bölgesel gelişmenin sürdürülmesine destek olunması bakımından uygun. 

Kısacası, güneş, tüm dünyada temiz, güvenlikli ve güvenceli istihdam sağlıyor.

Yenilenebilir enerjide kurumsal kaynaklar büyük bir eğilim haline geliyor. Potansiyeli nedir ve Avrupa’da bu nasıl süratlendirilebilir?

Yenilenebilir enerji için kurumsal kaynaklar bulunması dünya çapında büyük bir iş fırsatı haline geliyor. Bu da kurumların ekonomik rekabet gücünü artırıyor ve karbon ayak izlerini azaltıyor. Avrupa’da, son beş yılda, Enerji Satın Alma Anlaşmaları (PPS) ya da doğrudan saha kurulumları yoluyla 16 GW karşılığı bulunan yeni yenilenebiliir enerji kaynağı kontratı yapıldı. 

Avrupa’da, bazı engeller kalsa da, yenilenebilir enerjide kurumsal satın alma için büyük bir potansiyel bulunmaktadır. Tam potansiyelin açığa çıkarılması için, politikacılar, yakın zamanda yürürlüğe giren Yenilenebilir Enerji Yönergesinin gerektirdiği şekilde kurumsal satın almanın önündeki tüm yasal ve idari engelleri kaldırmalılardır ki, İskandinavya’da, Hollanda’da ve İngiltere’de daha önce ulaşılan başarı tekrarlanabilsin.

Uzun vadeli Orijin Garantisi (OG) sahipliğinde berraklık ve kesinlik, kurumların yenilenebilir elektrik satın almakta olduklarından emin olmaları bakımından önemlidir. Riskleri en aza indirmek ve katılımı en yüksek düzeye çıkarmak için saha içi ve dışı çözümlerden, çoklu-kurumsal yenilenebilir enerji satın alma sözleşmelerine, çok çeşitli tedarik modellerine ve piyasa ürünlerine imkân tanınmalıdır. Kurumların, maliyet etkinliği en yüksek yenilenebilir enerji çözümlerini uygulama fırsatlarını en yüksek sayıya çıkaracak sınır ötesi yenilenebilir enerji işlemlerinde yetkilendirilmesine izin verilmelidir. 

SolarPower Europe, WindEurope, RE100 ve WBCSD ile birlikte, kurumsal yenilenebilir enerji kaynak kullanımında temiz enerji satın almacılarını ve tedarikçilerini temsil eden hissedarlardan oluşan bir Avrupa birliği olan RE-Source platformunu uygulamaya almıştır. Bu platform, AB’de ve ulusal düzeyde kurumsal yenilenebilir enerji kullanımında daha iyi bir çatıyı destekleyecek etkinlikleri koordine eder ve bunların kaynaklarını bir havuzda toplar.  Daha çok firma enerjilerinin %100’ünü yenilenebilir enerjiden karşılama kararı aldıkça, yenilenebilir enerjide kurumsal satın alma sadece ve sadece artacaktır. Burayı izlemeye devam edin!

Geçtiğimiz günlerde IEA Başkanı Fatih Birol, Türkiye’nin, son 5 yıl içerisinde yenilenebilir enerjide kurulu güç artışında Avrupa üçüncüsü olduğunu açıkladı. Türkiye’nin güneş enerjisi açısından gelişimini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Şu anda, Türkiye Avrupa’da ikinci en büyük güneş enerjisi piyasası durumundadır ve henüz dokunulmamış, 500 GW’a ulaşabilecek potansiyeli bulunmaktadır. Türkiye’deki PV piyasası 2018 yılında, 2017 yılındaki rekorundan az olsa da, çok süratli bir şekilde büyümeye devam etti.

Türkiye’deki mevcut çatı yüzölçümünün en az üçte biri, güneş enerjisi kurulumuna uygun görünmektedir, bu da 467 milyon m² alana karşılık gelir. Bu çatıların tümüne güneş enerjisi yerleştirilse, 23,000 MW meskenlerde; 21,000 MW sanayii ve ticari çatılarda ve 2,000 MW kamu kuruluşlarının çatılarında olmak üzere toplam 46,000 MW yapacaktır.

Türkiye dünyada en hızlı büyüyen enerji piyasalarından biri olarak görülüyor; güneş enerjisi için çok büyük potansiyeli var!

SolarPower Europe bundan sonra ne yapacak?

İlk önceliklerimizden biri Avrupa güneş sanayisi için endsütriyel bir strateji hayata geçirmek. Avrupalı araştırmacılar, üretim ekipmanı tedarikçileri; hammadde ve işleme firmaları; inverter üreticileri ve alanlarında dünya lideri olan birçoklarıyla birlikte; Avrupa’nın güneş enerjisi ve yenilenebilir enerjide öncü olmasını sağlayacak endsütriyel bir stratejiye gereksinimimiz var.

SolarPower Europe, AB’nin güneş teknolojilerinde; imalat ve servislerde lider olmasını sağlayacak ve aynı zamanda da Avrupa’da binlerce temiz enerji istihdamı ortaya çıkaracak endüstriyel stratejiyi azimle geliştirdi. 

Enerji sektöründe, solardan-hidrojene dönüşüm ve solar mobilite gibi yeni fırsatların da ortaya çıktığını görüyoruz. Avrupa’da şimdiye kadar güneş tabanlı hidrojen projelerine dair örnekler gördük ve bu teknolojiler hızla artıyor. Aynı şekilde, elektromobilite de; güneş için yeni ve heyecan verici fırsatların önünü açacak; yeni ortaya çıkan küresel bir eğilim.  

Avrupa’da güneş için gelecek parlak görünüyor; güneş enerjisnin bireysel kullanım hakkını güvenceye alan ve küçük ölçekte güneş enerjisi kurulumlarının önceliğini sürdüren AB Temiz Enerji Paketinin sonuçları çok başarılı oldu. Şimdi, AB üyesi devletlerin taahhütlerine bağlılıklarını ve güneş enerjisindeki büyümenin desteklenemsi için ulusal düzeyde çerçevelerin yürürlüğe konulmasının güvenceye alınması için çalışmalar yürütüyoruz. Ayrıca, AB’nin, sera gazı emisyonlarını azaltma stratejisini destekleyen 2050 iklim ve enerji stratejisi de güneş sektörü için hayli önem taşıyor. Güneş enerjisi, Avrupa’nın en düşük maliyetli temiz enerji teknolojisi olarak; enerji dönüşümünde, bundan böyle şimdiye kadarkinden çok daha fazla rol alacak.   

Türkiye endüstrisine, alana özel, spesifik yayınlar üreten MONETA Tanıtım’ın sektörel dergilerinin editörlüğünü yapmaktayım. Yeni nesil, dinamik yayıncılık anlayışıyla, dijital ve basılı mecralarda içerik geliştirmek için çalışmaktayız.

Devamını Oku
Advertisement
Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sektör Haberleri

Kısmet Tekstil fabrika çatısına 110,1 kWp gücünde GES kuracak

Yayın Tarihi

on

Yazar

20 yıllık deneyimiyle Denizli’nin dünyaya açılan markalarından biri haline gelen Kısmet Tekstil, enerji ihtiyacını çevreci bir çözümle karşılamak için yenilenebilir enerjiye yatırım yapma kararı aldı. Bu kapsamda Fokus Enerji ile fabrika çatısına anahtar teslim güneş enerji santrali kurulumu anlaşması imzalayan firmanın çatısına, 110,1 kWp gücünde güneş enerji santralinin kurulumu yapılacak.

İplikten son ürüne kadar tüm işlemleri tek çatı altında toplayabilen, büyük hacimlerde üretim gerçekleştirmesine olanak sağlayan modern makine parkurlarıyla donatılmış üretim tesisine sahip Kısmet Tekstil, bu yatırımla birlikte üretim tesisini aynı zamanda doğal kaynaklardan elektrik enerjisi yapabilen bir enerji santraline de çevirmiş olacak.

İmzalanan anlaşmanın ardından, insan sağlığını ön planda tutarak üretim yaptıklarını ve doğanın sağlığına da katkıda bulunma imkanı yakaladıkları için mutluluk duyduğunu dile getiren Kısmet Tekstil Yönetim Kurulu Başkanı Murat Demirer’in konu hakkındaki açıklaması şöyle oldu: “Denizli’de faaliyet gösteren fabrikamızın çatısına 110,1 kWp gücünde güneş enerjisi santrali kurulumuna Fokus Enerji ile başladık. Tüketimimizin yaklaşık %32’sine denk gelecek elektrik enerjisi ihtiyacımızı bu santral ile karşılamayı hedefliyoruz. Sürdürülebilir bir dünyanın hem toplum hem de şirketler için önemi gün geçtikce artıyor. Bu ortak sorunun çözümü için birlikte hareket etmeli ve taşın altına elimizi koymalıyız. Bir şirket olarak enerji ihtiyacımızı çevreye duyarlı ve temiz bir enerji kaynağı olan güneşten sağlamak üzere adımlarımızı atıyoruz. Diğer Şirketleri de bu sürdürülebilirliğe katkıya davet ediyorum.”

Anlaşma ile ilgili düşüncelerini paylaşan Fokus Enerji GES Projeleri Yöneticisi Ömer Fındık, gelecek nesillere karşı sorumluğumuzu yerine getirmek için doğal kaynakları verimli kullanmamızın önemine değindi. Yatırımlarda güneş kaynaklı bir üretimin tercih edilmesi ile hem doğanın korunduğu hem de ülke olarak yerli kaynaklarımızdan fayda sağlayabildiğimizi dile getirdi.

Anahtar teslim projeden 137.700,00 kWh olarak hedeflenen elektrik üretimi sayesinde yılda 3.9433 adet ağacın çevreye sağladığı faydaya denk 82.595 kg karbon emisyon azaltımı sağlanacak.

Devamını Oku

Sektör Haberleri

Yenilenebilir enerji ile %100 yeşil döküm hedefleyen Kutes’ten, Edirne ve Kırklareli’de GES yatırımı

Yayın Tarihi

on

Yazar

Gelecek nesillere daha eşit, daha temiz, daha yaşanabilir bir dünya bırakmayı hedefleyen Kutes, sürdürülebilirlik ve iklim değişikliğiyle mücadele çalışmaları kapsamında hayata geçireceği güneş enerji santrallerinin kurulumu için Tegnatia Enerji ile sözleşme imzaladı. Kutes’in karbon negatif hedefi için önemli bir aşama kaydettirecek santrallerin Haziran 2023’de devreye alınması planlanıyor.

30 yılı aşan tecrübesiyle küresel standartlarda yeşil üretim felsefesiyle çalışan Kutes, sürdürülebilirlik ve iklim değişikliğiyle mücadele çalışmaları kapsamında Edirne ve Kırklareli’deki toplam 300 bin metrekare arazisi üzerinde hayata geçireceği güneş enerji santrallerinin kurulumu için Tegnatia Enerji ile sözleşme imzaladı. 26 MWp kurulu güce sahip GES’lerin Haziran ayında devreye alınması planlanıyor. Şirket, böylece yılda 23 bin 500 ton sera gazı salınımını engelleyerek 57 bin 498 ağacının yok olmasını önleyecek. Aynı zamanda ürettiği yüzde 100 yenilenebilir enerji ile yüzde 100 yeşil üretim gerçekleştirmeyi hedefliyor.

“Karbon negatif hedefimiz için önemli bir kilometre taşını geride bırakıyoruz”

Sürdürülebilirlik ve İklim Değişikliği ile mücadeleyi şirket kültürünün değişmez bir parçası haline getirdiklerini vurgulayan Kutes İcra Kurulu Başkanı Ali Esat Kutmangil, “Karşı karşıya olduğumuz iklim krizinin sonuçları her gün ağırlığını hissettiriyor. Kutes olarak hem gelecek nesillere hem de gezegenimize karşı taşıdığımız sorumlulukla tüm faaliyetlerimizde çevresel etkilerimizi en aza indirme konusunda çalışıyoruz. 2022 yılında sürdürülebilirlik çalışmalarımızı ve hedeflerimizi anlattığımız GRI onaylı sürdürülebilirlik raporumuzu yayınladık. Haziran ayında devreye almayı planladığımız Edirne ve Kırklareli’deki GES’lerimizle de karbon negatif hedefimiz için önemli bir kilometre taşını geride bırakacağız. Yeşil üretimle dünyamızı korurken, ülke ekonomimize güçlü bir şekilde katkı sağlamaya devam edeceğiz” dedi.

Tükettiği enerjiyi yenilenebilir kaynaklardan sağlayacak

Şirket, Kutes Makine fabrikasının çatısında gerçekleştirdiği 240 kwh’lık Güneş Enerji Santrali yatırımı ile tükettiği enerjinin yüzde 60’ını yenilenebilir kaynaklardan sağlıyor. Haziran ayında devreye almaya planladığı güneş enerjisi santralleri ile ömrü boyunca yaklaşık 1.000.000.000 kWh elektrik üretmeyi, döküm tesislerinde kullanılan enerjinin tamamını ise bu yenilenebilir enerjiden sağlamayı planlıyor. ÇEVKO iş birliğinde Kutes Ormanı projesi için de hazırlıklara başlayan Kutes, proje kapsamında 10 yıl içinde toplam 1 milyon ağaç dikmeyi hedefliyor. Bu sayede 2033 yılına kadar karbon negatif olmayı hedefliyor.

Devamını Oku

Sektör Haberleri

SÜT-D’den Enerji Verimliliği Haftası’na özel çağrı: “Enerji diyeti yapalım”

Yayın Tarihi

on

Yazar

Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği (SÜT-D), kirlilik, biyoçeşitlilik kaybı ve iklim değişikliği temel sorunlarına dikkat çekerek, Enerji Verimliliği Haftası açıklamasında bulundu. “Bugünün ve yarının enerjisi için krizi yönetirken en kuvvetli gücümüz, en yerli yenilenebilir enerjimiz, enerji verimliliği” diyen dernek, cebimiz ve dünyamız için enerjimizi iyi yönetelim, enerji diyeti yapalım çağrısı yaptı.

İstanbul Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği (SÜT-D) Başkanı Prof. Dr. Filiz Karaosmanoğlu “Enerjinin etkin kullanılması, israfının önlenmesi, enerji maliyetlerinin ekonomi üzerindeki yükünün hafifletilmesi ve çevrenin korunması için enerji kaynaklarının ve enerjinin kullanımında verimliliğin artırılması amaçlı 5627 Sayılı Enerji Verimliliği Kanunu kapsamında Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Enerji Verimliliği ve Çevre Dairesi Başkanlığı öncülüğünde her yıl ocak ayının ikinci haftasında kutlanan Enerji Verimliliği Haftası’nda bu yıl Verimli Konut: Kaynaktan Tasarruf; Verimli Tarım: Bereketli Ürün; Verimli Sanayi: Rekabetçi Üretim; Verimli Ulaşım: Sürdürülebilir Yaşam sloganlarıyla enerji verimliliğinin yaşamda mühim yeri etkinliklerle ortaya konuyor. Sivil toplum kuruluşlarının enerji verimli Türkiye için yaptıkları ve yapacakları önemli. SÜT-D enerji verimliliği için çalışıyor” diyerek açıklamalarda bulundu.

Kirlilik, biyoçeşitlik kaybı ve iklim değişikliği temel sorunlarımıza karşı enerji verimliliği

Yaşamımız için vazgeçilemez enerji, üretirken ve tüketirken gezegenimizde kirlilik, biyoçeşitlilik kaybı ve iklim değişikliği gibi temel sorunlarımıza etki eder. Bu nedenle sürdürülebilir enerji üretimi ve tüketimi şarttır. Enerji verimliliği enerji yönetiminin en kuvvetli gücüdür. Enerji verimliliği ile enerji güvenliği; enerji adaleti; çevresel sürdürülebilirlik başlıklarındaki enerji üçlemi, diğer deyişle enerji üçlü açmazı için insan ve doğa dostu çözümlerin mümkün olacağına dikkat çeken Prof. Dr. Filiz Karaosmanoğlu evde, okulda, işte, tarlada, ormanda, yolda, her yerde enerji verimliliğini öncelikleme gerekli dedi.

En yerli yenilenebilir enerji: Enerji verimliliği

“Belli bir üretim, tüketim ya da hizmet için enerji talep ederek yaşarız. Kalitesi ve miktarını düşürmeksizin talebimizi karşılayacak enerji kullanımının azaltılması enerji verimliliği olup, enerji verimliliği tasarruf sağlar. Enerji tüketimindeki bu azaltım ülkemizin enerji ithalatında düşüşe neden olan güneşimiz, rüzgârımız, biyokütlemiz ve  su gücümüz yanında beşinci yenilenebilir enerji kaynağımızdır” bilgisini veren Dr. Karaosmanoğlu en yerli, yenilenebilir enerjimiz, enerji verimliliğidir vurgusu yaptı.

Cebimiz ve dünyamız için enerjimizi iyi yönetelim, enerji diyeti yapalım

Prof. Karaosmanoğlu “küresel ekonomik gelişmeler, savaş ve artan enerji fiyatlarının evler ve iş dünyasında yurttaş ile sanayiciyi nasıl zorladığını hepimiz biliyoruz. Bu gidişat sürecek. Elektrik, ısı-soğuk, katı-sıvı-gaz yakıtları üretim ve tüketiminde enerji verimliliği şart. Enerji verimliliği yaparak enerjinin cebimize ve dünyamıza maliyetini azaltalım. Enerji verimliliği, diğer deyişle enerji diyeti ile faturamızda akçeli maliyeti düşürürken başta iklim değişikliği olmak üzere dünyamızdaki enerji kökenli tüm olumsuz etkileri azaltmak için enerji diyetine hemen başlayalım çağrısı yaparak ev, okul, iş, tarla, orman ve yolda enerji diyeti reçeteleri için https://aklinlaverimliyasa.com adresini önerdi.

Devamını Oku

Trendler

Copyright © 2011-2019 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com