Connect with us

Sektör Haberleri

SolarPower Europe CEO’su Hemetsberger’den GES Dergisi’ne özel açıklamalar

Yayın Tarihi

on

SolarPower Europe Ceo’su Walburga Hemetsberger, GES Dergisi’ne özel açıklamalarda bulundu. SolarPower Europe’un yeni dönemdeki faaliyetleri hakkında bilgiler veren Hemetsberger, Türkiye’de güneş enerjisinin mevcut durumu ve olanaklarıyla ilgili de değerlendirmelerde bulundu.

Walburga Hemetsberger
2030 yılı itibariyle güneşten, diğer enerji kaynaklarından daha fazla enerji üretiliyor olmasını amaçlayan Avrupa güneş endüstrisi birliği SolarPower Europe’un CEO’sudur.
Tecrübeleri arasında, Avrupa Temsil Ofisi VERBUND’un dokuz yıl başkanlığı, Alman Kamu Bankaları Kuruluşu’nda ve Kamu Bankaları Kuruluşu’nda Finans ve Sermaye Piyasaları Danışmanlığı, Haarmann Hemmelrath’da rekabet avukatlığı ve DG Rekabet Birleştirme Denetimi Gücü mevcuttur. Walburga, aynı zamanda Hydrogen Europe Yönetim Kurulu Başkanlığında da bulunmuştur.

Bize SolarPower Europe’dan bahsedebilir misiniz?

1985’ten bu yana, SolarPower Europe, Avrupa güneş endüstrisi kuruluşudur. Üreticilerden kurulumculara, araştırma enstitülerinden proje geliştirmecilere ve daha birçoğuna, tüm güneş zincirini temsil eden 200’ün üzerinde üyesi tarafından yönetilen bir kuruluşuz. Amacımız, 2030 yılında güneş ile, diğer enerji kaynakları ile üretilenden daha çok enerji üretiliyor olmasını sağlamak. Güneş çekirdeği oluşturacak şekilde enerji geçişini hızlandırmak için çok geniş spektrumda hükümetlerarası organizasyonlar, enstitüler ve örgütler ile çalışıyoruz. 

İşimiz, dijitalleşmeden depolamaya, yapıla bütünleşik fotovolatiklere (BIPV), bakım ve işletmeye (O&M), yükselen piyasalardan solar mobiliteye, güneş sektöründe geniş bir aralıktaki başlıkları ve eğilimleri kapsamaktadır. Üyelerimizin desteği ve katılımıyla, raporlar yayınladığımız, webinarlara, seminerlere, etkinliklere ev sahipliği yaptığımız bir dizi çalışma kolunu koordine ediyoruz. Yıllık olarak beş en önemli etkinliği düzenliyoruz: SolarPower Zirvesi, Yaz Ortası Kutlaması, RE-Source, Digital Güneş Enerjisi ve Depolama, Bakım ve İşletme ve Varlık Yönetimi.

Güneş enerjisinin mevcut durumunu ve potansiyelini göz önüne aldığınızda Avrupa’daki genel görünümü nasıl değerlendiriyorsunuz?

Avrupa’da güneş enerjisindeki büyüme bakımından, yeni, heyecan verici bir dönem. 2018’de, 28 AB ülkesinde güneş enerjisi, önceki yıl yeni kurulan 5.9 GW kapasiteye göre %36 artış göstererek 8.0 GW’ya yükseldi. Avrupa’da güneşe enerjisi kurulumları, toplamda, 2017 yılındaki 9.2 GW’dan 2018 yılında 11 GW’ya %20 oranında artış gösterdi. 

2019, Avrupa için, güneş enerjisinde daha da iyi bir yıl olacak. Tahminlerimiz, 2019 yılında güneş enerjisi talebinin %80’in üzerinde büyük bir artış göstererek 20.4 GW’ya, 2020 yılındaysa %18 artışla 24.1 GW’ya  yükseleceğini öngörüyor ki, bu da Avrupa’da 2011 yılında eklenen 22.5 GW’yı da geçerek yeni bir kurulum rekoru olacak. Bu yıl, Fransa, İtalya ve İspanya’nın tümünün GW ölçeğinde yıllık kurulum düzeyine erişmesini bekliyoruz.

Bloomberg Yeni Enerji Forumu’na (BNEF) göre, en düşük maliyetli ve en kolay uygulanabilen temiz enerji biçimi olan güneş enerjisi, enerji üretiminde uzun vadede baskın çıkacak; bu senaryoda Avrupa’da yenilenebilir enerji %86’lık paya erişirken, güneş enerjisinin de 1,400 GW’ya eşdeğer, %36 paya sahip olması bekleniyor. 

Güneş enerjisi, aynı zamanda, Avrupa’da en yüksek düzeyde desteği görüyor; Avrupa Sosyal Anketi’ne (ESS) göre Almanların %89’u, İtalyanların %85’i, ve Fransızların %85’i tercihlerinin bu yönde olduğunu belirtiyorlar. Bunun nedeni, güneş enerjisinin en demokratik ve merkezsizleştirilmiş enerji biçimi olması; herkes, ev, okul, hastane ya da işyeri olsun, her yere kurulum yapabilir.

Dolayısıyla, Avrupa’da güneş enerjisinin geleceği parlak!

SolarPower Europe tarafından başlatılan yeni kampanyayla Avrupa’da yenilenen ve yeni yapılan bütün binalara solar paneller yerleştirilmesinin AB yasalarına dahil edilmesi amaçlanıyor. Çığır açacak bu kampanyanın çok destek bulacağına kesin gözüyle bakıyoruz. Genel tepki nasıl?

SolarPower Europe, AB’de yenilenen ya da yeni yapılan binalarda güneş panellerinin yerleştirilmesi gerektiği konusundaki yeni kampanyasını yakın zamanda başlattı. İklim değişikliği konusunda acilen eyleme geçmemeiz gereken bir zamanda, binaların güneş paneli olmaksızın inşa edilmesi ya da yenilenmesi artık anlam taşımıyor. AB’de tüm yeni ve yenilenen yapılara güneş paneli yerleştirmek, yılda 4 milyon tondan fazla CO2 tasarrufu yapılmasını ve Avrupa hanelerindeki elektrik faturalarının hafiflemesini sağlar. Ev sahibi ya da kiracı olun, güneşe yatırım yapmanın maliyeti azdır: Tahmini 10 yılda maliyetini karşılar, 30 yıla kadar da garantilenmiş yaşam ömrü vardır.  

Kampanyamıza, Kaliforniya’da yakın zamanda kabul edilen, 2020’den itibaren inşa edilecek meskenlerin çatılarında güneş paneli bulundurmasını zorunlu hale getiren kanun esin kaynağı oldu. Balearik Adaları Parlamentosu (İspanya), diğer ölçütlerle birlikte otoparklara ve yeni binalara PV panellerinin dahil edilmesini mecbur tutan kanunu onayladı. Almanya’nın Tübingen şehrinde, tüm yeni meskenlerde ve ticari yapılarda güneş enerjisi kurulumu yapılması zorunludur. 

Tüm Avrupalılara, AB yasalarına, yeni ve yenilenmiş yapılara güneş panellerinin girmesi için çabalayan online kampanyamızı imzalamaya çağırıyoruz. Politikacılardan kuruluşlara, enstitü ve kurumlara çeşitli paydaşlar kampanyamızı imzalamış durumdalar. Tabii ki inşaat sanayisi ve mimarlar da dahil tüm paydaşlarla işbirliğine açığız. Genelde, geri dönüşler olumlu oldu ve kampanyamızı Kasım’da Avrupa Komisyonu’na ve Avrupa Parlamentosu’na sunmayı dört gözle bekliyoruz. 

Dünyada enerji dönüşümü yaşanırken özellikle istihdam geçişkenliği konusunda olumlu sayılar günden güne yayınlanıyor. İstihdam konusunda güneş enerjisinin rolü nedir?

Güneş enerjisi sanayisi, küresel yenilenebilir enerji sektöründe, Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı’na (IRENA) göre kurulumu yapılan her watt kapasitesinde, 2018 yılındaki 3,6 milyon istihdamla, fosil yakıtlar ve yenilenebilir enerji kaynaklarının her ikisi için de, diğer herhangi bir enerji üretim kaynağından daha fazla istihdam sağlayan en büyük işverendir. 

Güneş enerjisinin Avrupa’daki istihdamda kuvvetli bir olumlu etkisi mavcuttur. Üretilen her bir terawatt saat enerji için, güneş enerjisi AB’de 1,100 yeni istihdam sağlar. Bu, özellikle nükleer, kömür ve gaz olmak üzere, diğer herhangi bir enerji sanayisi branşının birkaç katıdır. 

AB’deki güneş enerjisi istihdamının dörtte üçü üretim sonrası işlerindedir. Bu istihdam olanakları, yerel zeminde ortaya çıkar, deniz aşırı ihraç edilemez ve dolayısıyla uzun vadede sosyoekonomik gelişmeye katkıda bulunamaz. AB desteğindeki küçük ölçekli güneş enerjisi kuruluşları, büyük ölçeklerin eklediği katma değer ve istihdamın neredeyse üç katını sağlamışlardır. Bunun nedeni, 115 GW değerindeki kurulu güneş enerjisi kapasitesinin üçte ikisinin çatı sistemleri olması, yani kurulum söz konusu olduğunda daha emek yoğun niteliğe sahip olmalarıdır.

Güneş, kömürdeki azalmadan etkilenen bölgelerde de isithdam ve yeni sanayi için önemli fırsatlar arz eder. Avrupa Komisyonu Ortak Araştırma Merkezi’nin (JRC) bir çalışmasında, özellikle yapım aşamasında, eski kömür bölgelerinde güneş enerjisi kurulumun, bölgede istihdamın ortaya çıkarılmasına ve yeniden işbaşı yapılmasına katkı yaptığı sonucuna varılmıştır. JRC’ye göre, güneş enerjisi, özellikle eski kömür madencilerinin istihdam edilmesi ve bölgesel gelişmenin sürdürülmesine destek olunması bakımından uygun. 

Kısacası, güneş, tüm dünyada temiz, güvenlikli ve güvenceli istihdam sağlıyor.

Yenilenebilir enerjide kurumsal kaynaklar büyük bir eğilim haline geliyor. Potansiyeli nedir ve Avrupa’da bu nasıl süratlendirilebilir?

Yenilenebilir enerji için kurumsal kaynaklar bulunması dünya çapında büyük bir iş fırsatı haline geliyor. Bu da kurumların ekonomik rekabet gücünü artırıyor ve karbon ayak izlerini azaltıyor. Avrupa’da, son beş yılda, Enerji Satın Alma Anlaşmaları (PPS) ya da doğrudan saha kurulumları yoluyla 16 GW karşılığı bulunan yeni yenilenebiliir enerji kaynağı kontratı yapıldı. 

Avrupa’da, bazı engeller kalsa da, yenilenebilir enerjide kurumsal satın alma için büyük bir potansiyel bulunmaktadır. Tam potansiyelin açığa çıkarılması için, politikacılar, yakın zamanda yürürlüğe giren Yenilenebilir Enerji Yönergesinin gerektirdiği şekilde kurumsal satın almanın önündeki tüm yasal ve idari engelleri kaldırmalılardır ki, İskandinavya’da, Hollanda’da ve İngiltere’de daha önce ulaşılan başarı tekrarlanabilsin.

Uzun vadeli Orijin Garantisi (OG) sahipliğinde berraklık ve kesinlik, kurumların yenilenebilir elektrik satın almakta olduklarından emin olmaları bakımından önemlidir. Riskleri en aza indirmek ve katılımı en yüksek düzeye çıkarmak için saha içi ve dışı çözümlerden, çoklu-kurumsal yenilenebilir enerji satın alma sözleşmelerine, çok çeşitli tedarik modellerine ve piyasa ürünlerine imkân tanınmalıdır. Kurumların, maliyet etkinliği en yüksek yenilenebilir enerji çözümlerini uygulama fırsatlarını en yüksek sayıya çıkaracak sınır ötesi yenilenebilir enerji işlemlerinde yetkilendirilmesine izin verilmelidir. 

SolarPower Europe, WindEurope, RE100 ve WBCSD ile birlikte, kurumsal yenilenebilir enerji kaynak kullanımında temiz enerji satın almacılarını ve tedarikçilerini temsil eden hissedarlardan oluşan bir Avrupa birliği olan RE-Source platformunu uygulamaya almıştır. Bu platform, AB’de ve ulusal düzeyde kurumsal yenilenebilir enerji kullanımında daha iyi bir çatıyı destekleyecek etkinlikleri koordine eder ve bunların kaynaklarını bir havuzda toplar.  Daha çok firma enerjilerinin %100’ünü yenilenebilir enerjiden karşılama kararı aldıkça, yenilenebilir enerjide kurumsal satın alma sadece ve sadece artacaktır. Burayı izlemeye devam edin!

Geçtiğimiz günlerde IEA Başkanı Fatih Birol, Türkiye’nin, son 5 yıl içerisinde yenilenebilir enerjide kurulu güç artışında Avrupa üçüncüsü olduğunu açıkladı. Türkiye’nin güneş enerjisi açısından gelişimini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Şu anda, Türkiye Avrupa’da ikinci en büyük güneş enerjisi piyasası durumundadır ve henüz dokunulmamış, 500 GW’a ulaşabilecek potansiyeli bulunmaktadır. Türkiye’deki PV piyasası 2018 yılında, 2017 yılındaki rekorundan az olsa da, çok süratli bir şekilde büyümeye devam etti.

Türkiye’deki mevcut çatı yüzölçümünün en az üçte biri, güneş enerjisi kurulumuna uygun görünmektedir, bu da 467 milyon m² alana karşılık gelir. Bu çatıların tümüne güneş enerjisi yerleştirilse, 23,000 MW meskenlerde; 21,000 MW sanayii ve ticari çatılarda ve 2,000 MW kamu kuruluşlarının çatılarında olmak üzere toplam 46,000 MW yapacaktır.

Türkiye dünyada en hızlı büyüyen enerji piyasalarından biri olarak görülüyor; güneş enerjisi için çok büyük potansiyeli var!

SolarPower Europe bundan sonra ne yapacak?

İlk önceliklerimizden biri Avrupa güneş sanayisi için endsütriyel bir strateji hayata geçirmek. Avrupalı araştırmacılar, üretim ekipmanı tedarikçileri; hammadde ve işleme firmaları; inverter üreticileri ve alanlarında dünya lideri olan birçoklarıyla birlikte; Avrupa’nın güneş enerjisi ve yenilenebilir enerjide öncü olmasını sağlayacak endsütriyel bir stratejiye gereksinimimiz var.

SolarPower Europe, AB’nin güneş teknolojilerinde; imalat ve servislerde lider olmasını sağlayacak ve aynı zamanda da Avrupa’da binlerce temiz enerji istihdamı ortaya çıkaracak endüstriyel stratejiyi azimle geliştirdi. 

Enerji sektöründe, solardan-hidrojene dönüşüm ve solar mobilite gibi yeni fırsatların da ortaya çıktığını görüyoruz. Avrupa’da şimdiye kadar güneş tabanlı hidrojen projelerine dair örnekler gördük ve bu teknolojiler hızla artıyor. Aynı şekilde, elektromobilite de; güneş için yeni ve heyecan verici fırsatların önünü açacak; yeni ortaya çıkan küresel bir eğilim.  

Avrupa’da güneş için gelecek parlak görünüyor; güneş enerjisnin bireysel kullanım hakkını güvenceye alan ve küçük ölçekte güneş enerjisi kurulumlarının önceliğini sürdüren AB Temiz Enerji Paketinin sonuçları çok başarılı oldu. Şimdi, AB üyesi devletlerin taahhütlerine bağlılıklarını ve güneş enerjisindeki büyümenin desteklenemsi için ulusal düzeyde çerçevelerin yürürlüğe konulmasının güvenceye alınması için çalışmalar yürütüyoruz. Ayrıca, AB’nin, sera gazı emisyonlarını azaltma stratejisini destekleyen 2050 iklim ve enerji stratejisi de güneş sektörü için hayli önem taşıyor. Güneş enerjisi, Avrupa’nın en düşük maliyetli temiz enerji teknolojisi olarak; enerji dönüşümünde, bundan böyle şimdiye kadarkinden çok daha fazla rol alacak.   

Türkiye endüstrisine, alana özel, spesifik yayınlar üreten MONETA Tanıtım’ın sektörel dergilerinin editörlüğünü yapmaktayım. Yeni nesil, dinamik yayıncılık anlayışıyla, dijital ve basılı mecralarda içerik geliştirmek için çalışmaktayız.

Sektör Haberleri

Güneş enerjisi STK temsilcilerinden Enerji Bakanı Dönmez’e ziyaret

Yayın Tarihi

on

Güneş enerjisi sektörünün dernekleri GÜNDER, GENSED ve GÜYAD, Türkiye’nin güneş enerjisi sektöründeki son gelişmeleri, sektörün beklentilerini ve planlanan çalışmaları değerlendirmek üzere, Enerji Bakanı Fatih Dönmez’i makamında ziyaret etti.

GÜNDER- Uluslararası Güneş Enerjisi Topluluğu Türkiye Bölümü Yönetim Kurulu Başkanı Kutay Kaleli, GENSED-Güneş Enerjisi Sanayicileri ve Endüstrisi Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Halil Demirdağ ve GÜYAD-Güneş Enerjisi Yatırımcıları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Cem Özkök, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez’i makamında ziyaret etti. Ziyarette Türkiye güneş enerjisi sektörün geliştirilmesi ve yatırımların arttırılması için yapılacak çalışmalara ilişkin güncel konular hakkında görüş alışverişinde bulunuldu.

“YEKDEM aynı şartlar ile uzatılmalı”

GÜNDER, GENSED ve GÜYAD Yönetim Kurulu Başkanları, yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı elektrik enerjisi üretiminin teşvik edilmesi amacıyla getirilen Yenilenebilir Enerji Kaynaklarını Destekleme Mekanizması (YEKDEM)’in uzatılması yönünde görüşlerini gündeme taşıdı. Mevcut YEKDEM’in aynı şartlar ile uzatılması yönünde ortak görüşlerini ileten dernek başkanları, uygulamanın son senesi olan 2020 yılında ilgililerin karşılaşması muhtemel birtakım problemlere de değindi. Bununla beraber, 10 yıllık işletim süresini dolduran lisanssız projelerin 10. yıldan sonra sisteme nasıl entegre edileceğine ilişkin olarak sektörün bilgilendirilmesi arz edildi.

Sektörde tam rekabetçi ve serbest bir piyasa yapısının oluşması için çalışmaya devam ettiklerini aktaran dernek başkanları, yeni teknolojilerin yaygınlaştırılması ve mevzuatın geliştirilmesi konusunda da tüm kaynak ve bilgi birikimleriyle destek vereceklerini dile getirdiler.

“Mini YEKA’lar 2019’un son çeyreğinde yapılacak”

Bakanlık ziyareti kapsamında, güneş enerjisi sektörünün uzun süredir beklediği YEKA (Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanı) projeleri görüşüldü. Türkiye’nin en doğusundan batısına 35-40 ilde; kapasiteleri 10 ila 50 megavat arasında değişecek kurulumlar için mini YEKA ihalelerinin; 2019 yılının son çeyreğinde yapılacağı müjdesi verildi. Küçük kapasiteler sayesinde yatırımcıların kendi öz kaynaklarıyla hayata geçirebileceği YEKA-3 projeleri kapsamında; her yatırımcı kendi arazisini bularak diğer süreçleri tamamlayabilecek. İptal edilen YEKA-2 için ise sektör derneklerinin ortak görüşü olan 20-30-50-100 MW’lık parçalar halinde bölünerek daha uygulanabilir hale getirilecek projeler; Bakanlık tarafından olumlu karşılandı.

“Güneşin finansmanı için 3 dernekten görüş alınacak”

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Dönmez; güneş enerjisi projelerinin finansmanı konusunda bankalar ile sektör derneklerinin görüştürüleceğini ve özellikle çatı tipi kurulumlarda yaşanan finansman sıkıntılarının aşılması noktasında üç derneğin de birlikte hareket edeceğini vurguladı.

“5.1.ç’de dağıtım bedeli ödenmemeli”

Ziyaret kapsamında; çatı tipi güneş enerjisi uygulamalarının önünü açan ve aylık mahsuplaşmanın hayata geçirildiği Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretim Yönetmeliği görüşüldü. Dernekler tarafından; son dönemde sektörde sorunların yaşandığı belirlenen 5. Maddenin 1. Fıkrasının ç bendine göre başvuru yapan projelerin; dağıtım bedelleri ödememesi konusundaki ortak görüş Bakan Dönmez’e arz edildi.

Derneklerden Arazi tipi GES’ler için öneri

Dernekler, çatısında gerekli yer olmayan tesis kurulumları için GES’lerin tarım arazisi olmayan sahaya yapılabilmesinin önünün açılması için ortak görüşlerini sundu. Tarım vasfı olmayan; çatıya göre yüzde 15 daha verimli ve fazla enerji üretebilecek arazilere GES yapılma imkanının tanınması için istişarelerde bulunuldu.

Devamını Oku

Sektör Haberleri

Almanya’nın birincil elektrik enerjisi kaynağı güneş

Yayın Tarihi

on

 

 

Güneş enerjisi yatırımı ve kullanımında önemli başarılara imza atan ve dünyanın önde gelen ülkeleri arasında yer alan Almanya’da bu alanda yeni bir rekor kırıldı. Haziran ayı verilerine göre ülkede elektrik üretiminde kullanılan kaynaklar arasında güneş ilk defa birinci sırada.

Yeşilekonomi’nin Alman Fraunhofer Enstitüsü’nden aktardığı verilere göre ülkedeki fotovoltaik sistemler bu dönemdeki üretimin %19’unu gerçekleştirerek, diğer tüm enerji üretim kaynaklarından daha yüksek bir paya sahip oldu. Fraunhofer Enstitüsü’nün verilerine göre Almanya’nın Haziran ayı elektrik üretimindeki kaynak dağılımı şu şekilde oldu:

Güneş: %19 (7,17 TWh)

Linyit: %18,6 (7,02 TWh)

Rüzgâr: %17,7 (6,69 TWh)

Uranyum: %12,2 (4,59 TWh)

Doğalgaz: %9,8 (3,67 TWh)

Biyokütle: %9,6 (3,62 TWh)

Taş Kömürü: %6,9 (2,58 TWh)

Hidroelektrik: %5,5 (2,07 TWh)

Almanya’nın güneş enerjisine dayalı elektrik üretim kapasitesi Nisan ayı sonunda 47.515 MW’a ulaşmıştı. Ülke, güneş enerjisine dayalı kurulu güç bakımından Çin, ABD ve Japonya’dan sonra dünya çapında dördüncü sırada yer almakta. (Kaynak: yesilekonomi.com)

Devamını Oku

Sektör Haberleri

Schneider ve Solar Impulse’den iklim değişikliğiyle mücadelede iş birliği

Yayın Tarihi

on

Solar Impulse Vakfı, Schneider Electric Vakfı iş birliğiyle iklim değişikliği konusunda kurumları harekete geçirecek bir yarışma düzenliyor. 

Enerji yönetimi ve otomasyonda dünya çapında uzman olan Schneider Electric, Fondation de France himayesindeki Schneider Electric Vakfı aracılığıyla Solar Impulse Vakfı ile “Solar Impulse Efficient Solution” projesinde bir araya geliyor. Proje kapsamında kârlı bir şekilde çevreyi koruyan 1.000 proje seçilecek ve Solar Impulse Efficient Solution etiketiyle bu projeler ödüllendirilecek. Dört yıl sürecek projede ödül sahipleri, teknik inovasyon, kârlılık ve çevrenin korunması kriterleri doğrultusunda bağımsız uzmanlarca belirlenecek. Bu çözümler ayrıca tüm dünyaya iklim değişikliği ile mücadelede etkin çözümlerin var olduğunu ve bunların çok büyük bir bütçe gerektirmediğini, aksine az maliyetle sağlanabildiğini kanıtlayacak.

Enerji açığının kapatılması

Schneider Electric Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su, aynı zamanda Schneider Electric Vakfı Başkanı Jean-Pascal Tricoire ortaklık hakkında şu şekilde konuştu: “Schneider Electric Vakfı aracılığıyla bu projeye katkıda bulunarak çalışanlarımızı yeni çözümler geliştirmeye ve mevcut çözümleri uygulamaya teşvik etmek istiyoruz. Her iki vakıf da pragmatik kuruluşlardır. Bu çerçevede Solar Impulse Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Bertrand Piccard ve ben iklim değişikliğiyle mücadelede inovasyona ve yeni çözümler geliştirmeye inanıyoruz. Vakıf olarak bu ruhla ilerlemeyi hedefliyoruz. Bu doğrultuda enerji açığının kapatılmasına ve daha adil bir çevresel dönüşümün teşvik edilmesine yardımcı olmak üzere teknolojik; sosyal ve girişimcilikle ilgili inovasyonların yaratılması ve uygulanması için katalizör bir rol üstleniyoruz.”

İlk sıfır emisyonlu kutup bilimsel araştırma istasyonu ve Low Tech Lab’in ortaklarından biri olan Schneider Electric Vakfı; projedeki ilerlemeyi izliyor ve kurumsal sektörle sivil toplum arasında koordinasyonu sağlıyor. Bu şekilde Schneider Electric’in sürdürülebilirlik taahhütlerine de katkıda bulunuyor.

Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’ne ulaşılmasına yardımcı olacak çözümler 

Bu ortaklık aracılığıyla Schneider Electric; ekolojik dönüşümün hızlandırılmasına yardımcı oluyor ve Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’nin 17’sinden en az 5’ine ulaşılmasına yönelik uygulanabilir çözümleri destekliyor:

  • Herkes için temiz ve ulaşılabilir su
  • Uygun maliyetli ve temiz enerji
  • Endüstri, inovasyon ve altyapı
  • Sürdürülebilir şehirler ve topluluklar
  • Sorumlu tüketim ve üretim

Solar Impulse Vakfı bu hedeflerden en az birine yönelik geliştirilen ve teknik fizibilite; çevresel avantajlar ve kârlılık kriterlerini karşılayan 1.000 çözümün seçilmesi ve desteklenmesini hedefliyor. Seçimler yapıldıktan sonra Solar Impulse Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Bertrand Piccard tarafından çözümlerin dünya çapında kurumsal ve siyasi liderlere tanıtılması planlanıyor. Bugüne kadar Solar Impulse Efficient Solution etiketi alan 179 ekolojik çözüm bulunuyor. Bunlardan öne çıkanlar arasında süt proteininden yapılan ve biyolojik olarak çözünebilir bir ambalaj malzemesi; güneş enerjili bir su arıtma tesisi; enzim bazlı bir plastik geri dönüşüm teknolojisi ve sıfır atıklı bir inşaat yöntemi bulunuyor. 

Bu kapsamda iş ortaklığının önemine değinen Piccard; “Yarının başarılı şirketleri enerji verimliliği konusunda bugünden harekete geçilmesi gerektiğini anlayan ve çevrenin korunması ile ilgili tüm fırsatlardan faydalanan şirketlerdir. Solar Impulse Vakfı ile gerçekleştirilen bu iş birliği ile Schneider Electric; öncü tavrını bir kez daha göstermekte ve ekolojik dönüşümdeki rolünün tam olarak farkında olduğunu kanıtlamaktadır. Birlikte çevreyi koruyan ve kârlı çözümlerin seçilmesi sürecini hızlandırmak için gereken her türlü çabayı gösterecek ve geniş ölçekte kullanılması için çalışacağız” dedi.

Uzmanlardan oluşan özel ekosistem

Solar Impulse Efficient Solution etiketi; kullanım döngüsü (karbon emisyonları; geri dönüştürülebilirlik vb.) değerlendirmesi de dahil olmak üzere iş modeli ve uygulama için hedef ülke başlıklarını da içeren ve altı bölümden oluşan bir değerlendirilme sürecinin ardından veriliyor.

Fikirler online bir sistem üzerinden toplanıyor ve sunulan projelerin ve uzmanların isimlerinin korunması amacıyla Solar Impulse Foundation tarafından geliştirilen bir çevrimiçi platform aracılığıyla analiz ediliyor. Belirlenen beş temel hedef alanda uzmanlaşmış çok sayıda profesyonelin katkıda bulunduğu süreç; birkaç gün veya birkaç hafta sürebiliyor.

Schneider Electric Foundation projeyi Schneider Electric organizasyonu içinde destekleyecek; Afrika için mini yenilenebilir enerji şebekeleri konusunda uzman bir araştırmacı olan Nicolas Plain gibi uzmanları mobilize edecek.

Vakıf ayrıca gönüllülük programı aracılığıyla projenin başarıya ulaşabilmesi için kurum içinde gereken adımları atacağını duyurdu. Bu doğrultuda çevreyi koruyan ve elektriğe erişimi mümkün kılan çözümleri seçmek amacıyla dünyanın çeşitli yerlerindeki ekiplerden oluşan bir yönetim kurulu oluşturulacak. Bu çözümler arasında yalıtımlı evler için eksiksiz bir fotovoltaik elektrik sistemi olan Homaya ve aydınlatma-şarj iletişim cihazları için güneş enerjili bir sistem olan Mobyia da bulunuyor.

Devamını Oku

Trendler

Copyright © 2011-2019 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com