Connect with us

İletim ve Enerji Depolama Teçhizatı

YEGM tesisinde 76kWh enerji kapasiteli depolama sistemi

Yayın Tarihi

on

YEGM-Enerji depolama-Li-Ion Batarya

Ülkemizde artan yenilenebilir enerji kapasitesi ile birlikte şebeke üzerinde görülen olumsuz etkilerin minimize edilmesi veya ilave şebeke yatırımlarının azaltılması amacıyla batarya teknolojileri konusunda bilgi birikiminin artırılması ve enerji depolama sisteminin mikro bir şebeke ile etkilerinin izlenmesi amacıyla YEGM kampüsü içerisine 76kWh enerji kapasiteli Li-İon hücreli bir enerji depolama sistemi tesis edilmiştir.

Yenilenebilir Enerji Genel Müdürlüğü (YEGM) ve ASPİLSAN işbirliğinde YEGM yerleşkesi içerisine kurulumu yapılan 76 kWh’lik Lityum-İyon bataryalı Enerji Depolama Sisteminin (EDS) belirli bir yük üzerindeki elektriksel davranışlarının bir (1) yıl süre ile izlenmesi ve değerlendirilmesi hedeflenmektedir.

Henüz ülkemiz elektrik şebekesi içerisinde kullanılmayan yüksek güç ve enerji yoğunluğuna sahip enerji depolama sistemlerinin şebeke davranışlarının anlaşılabilmesi için oluşturulan bu mikro pilot çalışmanın çıktılarının ve elde edilecek bilgi kazanımının ülkemizde yürütülecek çalışmalarına öncülük edeceği düşünülmektedir.

Li-Ion Batarya Depolama Sistemi, şebeke enerjisi ve inşası devam eden GES santralinden gelecek enerjiyi depolayarak, kampüs içi aydınlatma armatürleri ile nizamiye binasının elektrik enerjisi ihtiyacını karşılayacak biçimde tasarımlanmıştır.

10 inçlik konteyner içerisine yerleştirilen sistem, 60 dk-120 dk deşarj kapasiteli, 60 dk – 600dk şarj süresine sahip olup %95 ve üzeri şarj/deşarj verimliliğine sahiptir. Entegre edilecek olan ekipmanlar ile birlikte gerçek zamanlı durum takibi yapılabilecek olan sistem, uzaktan izleme özelliğine de sahiptir.

YEGM Koordinasyonunda Aspilsan tarafından Yerli BMS ( Batarya Yönetim Sistemi ) geliştirilmesi başlamış olup, kısa bir süre içerisinde yerli BMS ile 76kWh bataryamız entegre olacaktır.

Ayrıca Yerleşkemizde Akış Depolama Sistemlerinin testleri Vanadyum Redox örneği ile incelenmektedir.

Türkiye endüstrisine, alana özel, spesifik yayınlar üreten MONETA Tanıtım’ın sektörel dergilerinin editörlüğünü yapmaktayım. Yeni nesil, dinamik yayıncılık anlayışıyla, dijital ve basılı mecralarda içerik geliştirmek için çalışmaktayız.

İletim ve Enerji Depolama Teçhizatı

Enerji depolama sisteminin güneş santrallerindeki uygulamaları

Yayın Tarihi

on

Güneş enerjisi sistemleri ve enerji depolama konusu son dönemde oldukça tartışılan konuların başında gelmektedir.

Güneş enerjisi santral yatırımları, teknolojinin gün geçtikçe gelişmesiyle birlikte komponent maliyetinin azalması ve sektördeki tecrübenin artmasıyla beraber işçilik maliyetlerinin azalmasıyla birlikte özellikle güneş ışığı radyasyonunun yoğun olduğu bölgelerde önemli bir hale gelmiştir. Ülkemizde de bu yatırımlar gerek özel sektör yatırımları gerekse büyük çaptaki YEKA projeleri ile kendini göstermektedir. Bu tesislere entegre olabilecek enerji depolama sistemlerinin ise özellikle güneş ışığının kesintili olduğu bulutlu günlerde şebekede oluşabilecek olumsuz etkiyi azaltarak enerji kalitesini artırmaya yönelik destekleyici nitelikte kullanılması mümkündür.

Güneş ışığını engelleyen yoğun bir bulut, PV panelde oluşacak enerjinin, anlık olarak neredeyse %90’a düşmesine neden olabilir. Yenilenebilir enerji kalitesi artırılarak, sistem güvenliği sağlanabilir ve oluşabilecek gerilim değişimleri de belli limitlerin arasında tutulabilir. Enerji depolama sistemlerinin yenilenebilir enerji santrallerine entegre edilecek olması, gelecekte konvansiyonel enerji santrallerine bağımlılığın azalmasını sağlayacaktır.

Enerji depolama örnekleri

California bölgesinde yaz aylarında güneş santrallerinden sağlanan enerji üretiminin artması, izlenen güç eğrisi olarak ördeğe benzer bir yapı oluşturmuştur. Bu eğrinin önümüzdeki yıllarda potansiyel projelerin gerçekleşmesiyle beraber daha da belirginleşeceği öngörülmektedir. İlgili eğrinin minimum noktasında PV katkısı maksimumdur. Bu nedenle enerjinin büyük bir kısmı güneş santralleri üzerinden sağlanmaktadır. Akşam saatlerinde güneş enerjisinden üretilen enerji azaldığından, anlık olarak sisteme gereken güç miktarı artmaktadır. Bu yüzden özellikle anlık yoğun tüketim saatlerinde hızlı bir şekilde enerji üretiminin desteklenmesi gerekmektedir. Bu değişimi en hızlı karşılayacak olan sistem de enerji depolama sistemleridir.

Diğer bir örnek ise Texas bölgesindeki bir güneş enerji santralinin çıkış gücünü temsil eden grafiktir. Bulutlanma durumuna göre anlık olarak enerji üretimi çok fazla salınım yapmaktadır. Şebekeye entegre edilen bu sistem, şebeke enerji kalitesini bozabilmektedir. Gerekli aktif ve reaktif enerji alışverişi ile enerji depolama sistemleri şebeke enerji kalitesini artırmakla kalmayıp, gündüz depolanan enerjiyi gece saatlerinde düzenli bir şekilde şebekeye sağlamaktadır.

Şebeke yönetmeliğindeki gelişmeleri de takip ederek güneş enerji santralleri, yan hizmetler kapsamına dahil olarak sekonder frekans kontrolüne katılıp, bu katılımdan da hem şebekenin stabil çalışmasına katkıda bulunabilir hem de bu operasyon ile kazanç sağlayabilirler. Aynı zamanda sistemde oluşabilecek birim dakikadaki güç artış/azalış hızı dengesizliklerini de enerji depolama sistemlerini kullanarak minimize edebilir ve herhagi bir ceza ile karşılaşmamış olurlar.

Ülkemizin özellikle orta ve güney bölgelerinde güneş ışını radyasyonunun yüksek olması ve yatırım maliyetlerinin son 5 sene içerisinde önemli bir şekilde azalması yatırımları uygulanabilir hale getirmektedir. Gerçekleşecek YEKA projelerinde de yukarıda bahsettiğimiz uygulamalar için enerji depolama sistemleri entegrasyonu önemli bir hale gelecektir. Enerji depolama sistemi, enerji yönetimini sağlayarak şebeke kararlılığına ve kalitesine faydalı olmakla beraber ülke ekonomisine de katkı sağlamaktadır.

Yazan: Oğuzhan Çayırezmez, Siemens Enerji Yönetimi Sektörü

Devamını Oku

İletim ve Enerji Depolama Teçhizatı

Türkiye’de üretilen elektriğin yaklaşık üçte ikisi yerli kaynaklardan

Yayın Tarihi

on

yerli

Ülkemizde yılın ilk çeyreğinde üretilen elektriğin yüzde 62’si yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılandı.

Anadolu Ajansı tarafından yayımlanan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı verilerine göre, yılın ilk çeyreğinde Türkiye’nin toplam elektrik üretimi 74 milyar 252 milyon kilovatsaati buldu.

Geçen yılın Ocak-Mart döneminde yerli ve yenilenebilir kaynakların elektrik üretimindeki payı yüzde 48,56 iken, bu yılın aynı döneminde bu oran yüzde 62’ye (46 milyar 11 milyon kilovatsaat) çıktı. Yerli ve yenilenebilir elektrik üretimindeki bu artış, cari açığın kapanmasına 513 milyon dolarlık katkı sağladı.

Yılın ilk çeyreğinde elektrik üretiminde hidroelektrik santrallerinin payı yüzde 30,41 oldu. Üretimde rüzgârın payı yüzde 8,33, jeotermalin payı yüzde 3,04 ve güneş ile lisanssız üretimin payı ise yüzde 2,49 olarak hesaplandı. Üretimde biyokütle ve diğer kaynakların payı ise yüzde 1,6 oldu.

İthal kaynaklardan gerçekleşen üretim ise yüzde 38’e geriledi.

Yerli kaynaklarda kurulu güç arttı

Geçen yıl ilk çeyreğinde 86 bin 868 megavat olan Türkiye’nin elektrikteki kurulu gücü, bu yılın aynı döneminde 89 bin 131 megavata yükseldi.

Söz konusu dönemde toplam kapasitede ülkedeki kaynakların kurulu gücü 50 bin 310 megavattan 53 bin 473 megavata çıktı.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, daha önce yaptığı açıklamada, “Amacımız yerli kaynakların payını yüzde 60-70’lere yükseltmek. Daha çok yerli ve yenilenebilir diyerek birçok projeyi hayata geçiriyoruz” ifadelerini kullanmıştı. (Kaynak: aa.com.tr)

Devamını Oku

İletim ve Enerji Depolama Teçhizatı

Enerji sektörünü dönüştürecek depolama teknolojileri

Yayın Tarihi

on

enerji depolama - solar power 3d concept - solar panel battery

Dünya nüfusunun 2050’ye kadar 2 milyar daha büyümesi ve aynı zaman diliminde global enerji ihtiyacının da yaklaşık iki katına çıkması bekleniyor. Enerji sektörü büyük bir dönüşümün eşiğinde. Giderek daha fazla paydaş geleneksel fosil enerji ile çalışan merkezi enerji sistemlerinden uzaklaşıyor. Yenilenebilir enerji bazlı dağıtık üretime yönelmenin yollarını arıyor.

Ancak yenilenebilir teknolojilerin maliyetleri yaygın bir şekilde kullanılmaları önünde engel teşkil ediyor. Enerji sektörü hizmet sağlayıcıları bu zorlukların üstesinden nasıl geleceklerini gözden geçirmeliler.

Enerji depolamanın geniş kapsamlı etkileri bulunuyor. Sadece yenilenebilir enerjinin yaygınlaşması ile ilgili sorunları çözmekle kalmayıp, hizmet sağlayıcılar ve müşterileri arasındaki uzun süredir devam eden ilişkiyi de kökten değiştiriyor. Depolamanın dönüştürücü potansiyeli diğer enerji teknolojilerinin hiç birine benzemiyor; kullanılmaya başlanması ile birlikte paydaşlar tarafından etkilenecek ve onları etkileyecek bir şekilde değer zinciri boyunca yayılıyor.

Kararın bu teknolojiyi benimsemekten yana olması durumunda, karlılığa etkisini anlamak için depolama ile ilgili teknik parametrelerin finansal etkilere çevrilmesi gerekiyor. Kararın bu teknolojiyi benimsememek yönünde olması durumunda ise, ekosistem içindeki ilişkilere saygı göstermek, firmalara ve operasyon modeline nasıl bir etkisi olacağını değerlendirmek gerekiyor. Her halükarda, depolama potansiyeli paydaşların riski azaltacak ve fırsatları artıracak güçlü stratejiler geliştirmesini gerektiriyor.

Devamını Oku
Advertisement

Trendler

Copyright © 2011-2019 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com