Connect with us

Proje Yönetimi

“Bizim için peyzaj tasarımında güneş ışığı hem enerji hem de besin kaynağı”

Yayın Tarihi

on

Praxis’in kurucusu Enise Burcu Derinboğaz ile bir söyleşi gerçekleştirdik. Peyzaj mimarlığı ve kentsel tasarım çalışmaları hakkında görüşlerini aldığımız Enise Hanım, çalışmalarında güneş ışınını ve enerjisini nasıl kullandığına dair de bilgiler sundu bizlere.

Enise Burcu Derinboğaz

Sizi tanıyabilir miyiz?

İTÜ’de ve ETH Zürih’te peyzaj mimarlığı okudum. 2007’de peyzaj kültürü blogu olan Kozmofol’ü ve 2013’te peyzaj mimarlığı ve kentsel tasarım proje hizmeti verdiğimiz Praxis Landscape’i kurdum. Peyzaj tasarımında inovasyon fikrinin altını doldurmaya çalışıyoruz. Enerji ve altyapı ile kurduğu ilişkiyi, iklim değişikliğine karşı alabileceğimiz önlemlere dair stratejileri ve insana, kültüre dair hikâyeleri oluşturmaya çalışıyoruz.

Hayata geçirdiğiniz projelerden bahseder misiniz?

Kamusal ve özel alan kategorilerinde farklı projeler hayata geçirdik. Özel konut bahçesi projelerinin yanı sıra kamu projeleri ve kentsel kamusal açık alan tasarımları var İstanbul’da örnek verebileceğim. Türkiye ölçeğinde özel çevre koruma alanları içinse kullanımı kolaylaştırırken doğayı koruma konusunda özenli fikirler geliştiriyoruz. Bu anlamda hem kamu hem de özel sektörde projeler gerçekleştiriyoruz.

Beylikdüzü Yaşam Vadisi, Lüleburgaz Tosbağadere için hazırlanan Park Nebula, İstanbul Kent Müzesi peyzajı verebileceğim örnekler arasında. Bu projelerin her biri enerji etkin ve dirençli peyzaj tasarımları konusuna odaklanıyor. Her birinin bir hikâyesi ve inovasyon olarak tanımladığımız yenilikçi bir yüzü var. Bu inovasyon yalnızca teknolojik olarak algılanmamalı. Yeni bir fikir, kavram ve kavrayış, kullanıcı deneyimi arayışındayız. Bugüne özgü ve geleceğe dair bir sözü olan.

Tasarımlarınızda güneş ışığı nasıl bir yer tutuyor?

Dış mekânda çalışırken güneş ışığı bir parametreden çok temel bir ihtiyaç. Bizim için peyzaj tasarımında güneş ışığı hem enerji hem de besin kaynağı. Bu temel ihtiyacın yönetimi kadar ışığın farklı açılarını, yansımalarını kullanmak, kullanıcı deneyimine bir konfor ve zenginlik sağlamak için de mükemmel bir kaynak olması da bizim ölçeğimiz ve kapsamımızda en önemli tasarım girdisi.

Tasarımlarınızda güneş enerjisi ve paneli kullanımlarına ilişkin bilgi alabilir miyiz?

Açık alanlar için yaptığımız tasarımlarda bitkinin dışında pek çok eleman yer alıyor. Bunlara biz donatı elemanları diyoruz. Örneğin bir oturma alanı ya da bir altyapı elemanına ihtiyaç duyuluyor. Gölge sağlayıcı arayüzler, ihtiyaç ve mola noktaları, suyun akışını yöneten kanallar ya da açık alanın gece kullanımını mümkün kılan aydınlatma elemanları gibi. Yani görünen ve görünmeyen pek çok tasarım unsuru var bu çalışmalarda. Güneş enerjisini de bu unsurlardan ayrı olarak değil aksine bunlarla entegre olabilecek bunlarla birlikte düşünülerek tasarlanmış haline projelerde yer veriyoruz.

Uzmanlık alanınız olan peyzaj mimarlığı ve kentsel tasarım alanında Türk mimarlığını nerede görüyorsunuz?

Yıllar içinde şunu fark ettim. Aslında peyzaj mimarlığı mesleği ve peyzaj kavramı her ülkede, her kültürde tanınırlık probleminden yakınıyor. Japonya’dan Almanya’ya, İsviçre’den Amerika’ya en gelişmiş olduğunu düşündüğümüz ülkelerdeki meslektaşlarımdan aldığım mesaj bu. Buna ilk başlarda oldukça şaşırıyordum. Fakat kavramın doğası gereği bu yabancılığın hep var olacağını, dolayısıyla peyzaj mimarlığının kendini hep yenileme ve tanıtma ihtiyacı olacağını kabul ettim. Enteresan bir dinamik getiriyor. Pratikte Hollanda bu işin öncüsüdür kanımca. Peyzajlarını yaklaşık 7 yüzyıldır inşa ettikleri ve yaşamlarını sürdürmek için doğalarını kontrol etmeye mecbur oldukları için. Bilmeyenler için, Hollanda topraklarının üçte birinden fazlası deniz seviyesinin yaklaşık beş metre altında yer alıyor. Bu da suyu sürekli dışarıda tutmak için setler inşa etmeyi ve onları dirençli kılmayı gerektiriyor. Bu çalışmalar tüm doğal kaynakları etkin biçimde kullanmak için stratejiler geliştirmeye odaklanıyor.

Türkiye’de ise nasıl daha fazla enerji tüketirize yanıt olabilecek iddialı projeler görmekteyiz. Peyzaj mimarlığı bir çevre dekorasyonu gibi algılanıyor. Suyun ve su sistemlerinin yaşamsal değerini henüz kavrayabilmiş değiliz.

Gelecek projelerinizden bahseder misiniz?

Gelecekte bu enerji konusuna odaklanmak istiyoruz. Enerji sektörü ile tasarımı ve mimarlığı bir araya getireceğimiz platformlar oluşturacağız. Mühendisler ve mimarlar, kentsel tasarımcılar beraber düşüneceğiz çevremizi nasıl iyileştirebileceğimizi, nasıl daha yenilikçi teknikler keşfedebileceğimizi, dahası iklim değişikliğine nasıl bir tavır alacağımızı beraber konuşacağız. Bu çok disiplinli fikir alışverişlerini sağlayamadığımız sürece yol kat edemeyeceğimizi düşünüyorum.

Kurucusu olduğum Praxis, içinde bulunduğumuz dönemde Berlin ofisini açmak için hazırlıklarını tamamlamak üzere. Bizim için yeni bir dönem olacak. Türkiye’de edindiğimiz uluslararası deneyimi dış pazara açacağız. Bu çok heyecanlı bir dönem. Bununla birlikte bahçe tasarımı, kentsel yenileme, peyzaj masterplanı ve ekolojik restorasyon projelerimize kamu ve özel sektörde devam ediyor olacağız. Akademi ile iş birliğimiz bu süreçte de devam edecek çünkü gerçekleştirdiğimiz her projenin önemli bir araştırma geliştirme aşaması var. Bunu da teorik olarak doğru uzmanlarla yapmayı çok önemsiyoruz.

Son olarak eklemek istedikleriniz nelerdir?

Peyzaj mimarlığı ile ilgili kısa bir açıklama ile konuyu bitirmek isterim. Peyzaj mimarlığının şansı da şanssızlığı da meslek alanının bilinmiyor ya da yanlış biliniyor olması. Şans çünkü her seferinde kendini ve mesleği anlatmak yeniden düşünmeyi şart kılıyor. Şanssızlık çünkü kendinizi ve mesleğinizi doğru anlatamazsanız sizin ne yapacağınızı kimse kestiremiyor, dolayısıyla iş alanınız çok küçük kalıyor. Bunu büyütmek, kendini anlatmak büyük bir enerji istiyor. Enerjimizin çoğunu buna harcadığımızı söylemeliyim.

Bir taraftan da yaratıcı sektörün diğer alanları gibi işin nasıl yapıldığı pratik eden kişiden kişiye değişiyor. Ben kendi açımdan, hikâyelere, peyzaj dışı alanlara, arazinin bana düşündürdüklerine bakmayı seviyorum. Bu kapsamda bahçe ya da kent meydanı tasarlarken de ekolojik restorasyon çalışırken de yöntemim ve çıkış noktam değişmiyor. Kimisi de hikâyesini farklı yerden kurmayı tercih edebilir. Işık enstelasyonları ya da şu anda üzerine çalıştığımız sahne tasarımı örneğin peyzaj mimarlığı kapsamına girmez kimisine göre ama peyzajın anlamına bakarsanız konunun yalnızca doğa ve bitkiden ibaret olmadığını rahatlıkla görürsünüz.

Enerji, ekonomi, coğrafya, kültür, mekân, mimarlık, ekoloji. Dokunacak ve düşünecek çok konu var. Doğa dediğimizde bile, neye doğa dediğimiz, doğanın ‘doğal’ olup olmadığı konuları bile bizi bambaşka yerlere sürüklüyor. Bir yerden girince konuya başka yerden çıkıyoruz.

İnsana, mekâna ve yere değen her konuda peyzaj da mimarlığı da var diye özetleyebilirim.

Türkiye endüstrisine, alana özel, spesifik yayınlar üreten MONETA Tanıtım’ın sektörel dergilerinin editörlüğünü yapmaktayım. Yeni nesil, dinamik yayıncılık anlayışıyla, dijital ve basılı mecralarda içerik geliştirmek için çalışmaktayız.

Proje Yönetimi

TTE Enerji, komple danışmanlık ve mühendislik hizmeti sunuyor 

Yayın Tarihi

on

TTE Enerji Genel Müdürü Ferit Kalfaoğlu ile bir söyleşi gerçekleştirdik. Firmalarının faaliyet alanları hakkında bilgiler aldığımız Ferit Bey, sektöre ilişkin de önemli değerlendirmelerde bulundu.

Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz?

TTE Enerji Genel Müdürü Ferit Kalfaoğlu

1994 yılında Orta Doğu Teknik Üniversitesi Malzeme Bilimleri ve Metalurji Mühendisliği’nden mezun oldum. Aynı bölümde 1997 yılında yüksek lisansımı tamamladım. 1994 yılında ilk işim olan 1600 MW Yumurtalık Anzak-Gazi ithal kömür enerji santrali projesinde çalışmaya başladım. 1997 yılında ortak olduğum firma ile birlikte enerji santralleri ve sanayi tesislerine malzeme temini ve proje taahhüt işleri ile faaliyette bulunduktan sonra, 2002 yılında ayrılarak sadece enerji sektöründe hizmet verecek olan TTE ( Technology Trade & Engineering) firmasını kurdum. Her zaman yenilikçi ve teknolojiyi takip etmenin iş hayatının en önemli unsuru olduğunu düşünüyorum ve bununla ilgili ekip arkadaşlarımızın kendilerini geliştirmeleri yönünde gelen önerilere olumlu bakıyorum. Bana göre en önemli yatırım insana yapılan yatırımdır.

Okurlarımız için firmanızı kısaca anlatır mısınız?

TTE Enerji, yatırımcılara danışmanlık ve mühendislik hizmeti vermek üzere 2002 yılında kurulmuştur. O tarihten bu yana yenilenebilir enerji projelerinde proje geliştirme, saha analizi, teknik değerlendirme, sahada rüzgâr ve güneş ölçüm verilerinin toplanması, değerlendirilmesi ve bankalar tarafından kabul edilen üretim analizi raporlarının (bankable report) hazırlanması, GES saha kurulumu ve yatırımı ile GES saha işletmeciliğiyle ilgili hizmetler verdik. 

Yaptığımız işlerle ilgili kısa bilgi verecek olursak, mühendislik ve danışmanlık hizmetleri kapsamında 2500MW’dan fazla RES projesinin Bankable teknik raporunun hazırlanması, bankalar ve finans kuruluşlarına 200MW’dan fazla RES projesinde teknik danışmanlık ve kontrolörlük hizmeti, 200MW’dan fazla potansiyel lisanslı GES proje sahasının geliştirilmesi (13,1MW’ı devreye alınmıştır), 25MW’a yakın lisanssız GES ve RES geliştirilmesi ve projelerinin hazırlanması ve onaylanmışı hizmetini gerçekleştirdik.

Taahhüt hizmeti olarak ise 22MW GES santralinin kurulumu gerçekleştirdik. Bunların içerisinde hem saha hem de çatı üstü kurulumlar bulunmaktadır. 

TTE Enerji Grubu bünyesinde Vestek  A.Ş. (4,5MW lisanssız RES projesi), Güneştek A.Ş. (çalışmakta olan 803 KW lisanssız GES tesisi) ve Solartek A.Ş. bulunmaktadır. 

Güneş enerjisi sektörüne yönelik hizmetlerinizle ilgili ayrıntılı bilgi verir misiniz?

Solartek A.Ş.’nin ana faaliyet konusu GES tesislerine profesyonel işletme ve bakım hizmeti vermektir. Ekiplerimiz Elazığ, Malatya ve Nevşehir’dedir. Toplamda 94MW GES tesisinin işletmesine devam etmekteyiz. Toplamda 10 adet teknik personelimiz GES sahalarında işletme ve bakım hizmeti verirken, İstanbul merkez ofisimizden bütün sahaların gözetleme işlemini yapmaktayız.

Personel eğitimlerimizi Nevşehir’deki kendi tesisimizde yapmaktayız. Burada özellikle çalışanlarımızın sahada çalışmaya başlamadan önce gerekli teknik ve iş güvenliği eğitimlerini almaları önemlidir. Daha önce de belirttiğim gibi en önemli yatırım insana yapılan yatırımdır. Eğitimli ve deneyimli personel ile hizmet vermemizden dolayı hizmet verdiğimiz firmaların gelirlerini de arttırabiliyoruz. Bununla ilgili GES sahibi firmaların takdirini alıyoruz.

Faaliyette olan bir GES santraliniz var mı?

Evet, Derinkuyu Nevşehir’de. 803KW gücünde bir güneş enerji santrali ve bir bakıma işletme bakım eğitim yeri olarak da görebiliriz. Tamamıyla kendi öz kaynaklarımız ile hayata geçirdiğimiz bir proje. 

Ayrıca Afrika’da, Gana’da iki adet 25MW GES ön lisansı aldık. Bu projeleri lisansa dönüştürmek için çalışmalarımız devam etmektedir.

Bakım-onarım ve servis hizmetleriniz hakkında ayrıntılı bilgi alabilir miyiz?

Ekibimize gerekli olan eğitimler verilmiştir. Bütün elemanlarımızın istenilebilecek sertifikaları mevcuttur. Üretim kaybını önlemek için devamlı olarak gözlemleme yapılmakta ve karşılaşılan sorunlara en kısa sürede müdahale edilmektedir.

Ekibimiz sorunlarla karşılaştıkça tecrübelenmektedir. 94MW GES tesisi işletiyor olmamızdan dolayı sahada değişik sorunlarla karşılaştık ve bu şekilde tecrübelendik diyebilirim. Her ne kadar teknik eğitim veya benzeri çalışmalar yapsanız da, her sorun kendi içerisinde özellikler taşıyor ve bu sorunları tek tek değerlendirmek gerekiyor.

Özellikle lisanssız GES santrallerinin işletme ve bakımı profesyonel olmayan ekipler tarafından yapılmakta. Her işte olduğu gibi, GES tesisinin işletme ve bakımı da ekspertiz gerektirmektedir. Maliyeti düşürmek için deneyimli olmayan kişiler tarafından verilen hizmetlerin neticede orta vadede yatırımcıyı kayba uğratacağı kesindir. Milyon dolarlık tesisler kurup, bu tesisleri işletme deneyimi ve bilgisi olmayan kişilere teslim etmek risktir. Burada krediyi veren finans kuruluşlarının da tesislerin işletmesinin yetkili kurumlarca yapılmasını talep etmesi gerekir. 

Firma olarak biz yaptığımız işin ve verdiğimiz hizmetin arkasındayız diyebilmek için müşterilerimize firmamız adına düzenlenmiş mesleki mesuliyet sigortamızı sunmaktayız. Bizden kaynaklanan bir zarar veya kâr kaybı olması durumunda sigortamız bunu karşılamaktadır. Bu da yatırımcı ve müşterilerimiz için gelirlerinin belli bir seviyenin altına düşmemesi anlamına gelir.

Dünya çapında pek çok firmayla iş ortaklıklarınızın olduğunu biliyoruz. Bu konuda bilgi alabilir miyiz?

Koreli Hanwha firmasının sahalarında işletme ve bakım hizmeti vermekteyiz. Onların istediği standartlarda düzenli olarak raporlama ve bilgilendirme yapmaktayız. Her ne kadar bilgili ve deneyimli olsanız da raporlamanızı düzgün yapmazsanız, deneyimlerinizden ekip olarak öğrenemez ve analiz yapamazsınız. İnanıyorum ki sektörde faaliyet gösteren diğer firmalardan bizi ayıran özelliğimiz karşılaştığımız problemlerden ekip olarak öğrenmemizdir.

Mühendislik ve danışmanlıkta ise İngiltere’den Lloyds’ Register – Renewable Division’ın Türkiye partneriyiz. Yenilenebilir enerji projelerinde teknik analiz ve değerlendirme konularında bu firmayla birlikte çalışmaktayız.

Küresel iklim değişikliğinin giderek yakıcı bir sorun hâline dönüşmesiyle yenilenebilire yöneliş dünya çapında artıyor. Türkiye’de güneş enerjisinin durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Güneş enerji potansiyeli yüksek olan bir ülkeyiz. Ne yazık ki bu potansiyeli büyük bir bölümü ısıtma amacı ile değerlendirilmiştir. Halen yerli hücre üretimine başlamamış olmamız çok yazık, çünkü Türkiye’de yapılacak üretim Orta Doğu ve Kuzey Afrika pazarına rahatlıkla ihraç edilebilir. Hücre ve panel üretiminde Çin’e kârlı uygulanan kota ve vergilerden dolayı Türkiye pazarda ciddi bir pay alabilir. Bunun için de hammadde tedariki ve fırın teknolojileri konusunda serbest sektörün ciddi girişimleri olmalı, ancak maalesef bu düzeye henüz gelmedik.

Türk piyasasındaki rekabet ortamını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Yerli firmalar birbirleriyle daha iyi proje geliştirmek için yarışıyor. Hammadde ve teknoloji dışarıdan geliyor. Yanı işin yine çıraklığını yapıyoruz. Günün sonunda istihdam sağlanıyor ve yerli üretim olarak çelik ve kablo kullanılıyor. Bundan çok daha fazlasının yapılması mümkün. Bu da sektöre sadece ticari açıdan bakmayıp, teknik bakımdan yeterli kişi ve kurumların sektöre katma değer sağlaması ile mümkün olabilir.

Kısa veya uzun vadede hayata geçirmeyi düşündüğünüz yeni projeler var mı?

Yenilenebilir enerji projelerine finansman sağlanacak olan ülkelerde yeni proje geliştirme için girişimlerimiz var TTE Enerji olarak. Son 15 yılda Türkiye’deki enerji piyasasının oluşturulmasını yakından takip ettik. Zira bizim gibi Güney Afrika, Brezilya ve Şili de benzer süreçlerden geçti ve buradaki gelişmeleri de inceledik. Bütün bu bilgi birikimimizi ve deneyimimizi başka ülkelerde proje geliştirmek için çalışmaya başladık.

Son olarak eklemek istedikleriniz nelerdir?

Türkiye, güneş enerjisi stratejisini teknik ve teknolojik altyapı ile geliştirmelidir. Sadece ticari gelir sağlayan bir sektör olarak devam ederse dışa bağımlılığımız devam eder. Her ne kadar güneşimiz yerel kaynağımız olsa da, yerli teknoloji ve bilgi kaynağımız olmadığı sürece verim elde edemeyiz.

Devamını Oku

Proje Yönetimi

ÇATI ÜSTÜ GES LİDERİ ASUNİM

Yayın Tarihi

on

Yazar

Çatı üstü ges projeleri

Lisanlı projeler ve çatı üstü ges uygulamaları konusunda öncü bir firma olduğunu kanıtlayan Asunim, Türkiye’de ilk 500 ihracatçı firma listesine adını yazdırmış sektörün öncü firmalarından 60.000 ton ekstrüzyon profil ve yassı mamül üretim kapasitesine sahip, PMS Alüminyum’un Bursa’da bulunan fabrika çatısına kurulacak GES sistemi için 900 kWp’lik EPC sözleşmesi imzaladı.

Asunim Genel Müdürü Umut Gürbüz sözleşmeye yönelik şunları iletti: Tüm projelendirme ve mühendislik hizmetleri; Asunim’in Avrupa’daki mühendislik departmanı tarafından, en güncel teknikler ve Asunim’e özel yazılımlar kullanılarak yapılacaktır. Ayrıca, Türkiyede Çatı üstü GES projelerinde lider olduklarını Tüm projelerimizde olduğu gibi bu projeyi de, piyasadaki en kaliteli ürünlerle, en iyi mühendislik ve bakım hizmetlerini sunarak Avrupa standartlarına uygun bir şekilde nihayete erdireceğiz dedi.

Kurulumu 60 gün gibi kısa bir sürede tamamlanması planlanan Projenin, bakım onarım faaliyetleri ise Asunim’in iştiraki, GES’lerin bakım onarımı alanında lider; bağımsız bir bakım onarım şirketi olan Maxima Enerji tarafından yürütülecektir.

PMS Alüminyum ile birlikte imzaladığı bu sözleşmeyle çatı üstü GES pazarında liderliğini bir kez daha vurgulayan Asunim  850 MW’ın üzerinde uluslararası tecrübeye ile Türkiye’de 185 MW’ı aşan referansa sahiptir.

Devamını Oku

Proje Yönetimi

Dünyanın en büyük güneş enerjisi projesi

Yayın Tarihi

on

Katharina Böhme KfW adına Fas’ta dünyanın en büyük güneş enerjisi projesinin inşasını koordine ediyor.
“Oraya her gidişimde bölgenin güzelliği beni çarpıyor: Her şey inanılmaz temiz, pırıl pırıl ışıldıyor, bembeyaz su buharı göğe yükseliyor. Arka planda kimi zaman zirveleri hala karlarla kaplı olan Atlas Dağları uzanıyor. Hava sıcak, güneş insanın tenini yakıyor ve insan huşuyla kendinden geçiyor”, diye anlatıyor hissetlerini Katharina Böhme. İnsan onun Fas’a ilişkin izlenimlerini dinlerken büyük bir çöl filminin çekimlerini anlatıyormuş duygusuna kapılabiliyor. Varzazat sarp vadileriyle gerçekten de “Arabistanlı Lawrence”, “İbni Sina: Hekim” (The Physician) ve son olarak da “Taht Oyunları” (Game of Thrones) gibi dev yapımlara ev sahipliği yapan bir yer.

KfW Kalkınma Bankası bünyesinde çalışan 34 yaşındaki proje direktörüyse bu sözleriyle bir film stüdyosunu değil dünyanın en iddialı güneş enerjisi projesini anlatıyor: Varzazat’da 3000 hektarlık bir alanda toplam gücü 580 megawatta ulaşabilen dört güneş enerjisi santrali inşa ediliyor. Bu projenin adı “NOORo”. Arapça’da ışık anlamına gelen nur sözcüğünün İngilizce yazılışına (noor) Varzazat’ın gene İngilizce’deki adı olan Ouarzazate’nin “o”sunun eklenmesiyle oluşmuş bu isim. Burada metrekareye düşen güneş enerjisi miktarı 2500 kilowattsaati aşıyor. İlk güneş enerjisi santrali 2016 yılında hizmete girdi. “Her yıl aşağı yukarı beş kere bölgeye gidiyorum” diyen Böhme meslektaşlarıyla birlikte Federal Yönetimin bu iddialı girişimi hayata geçirilmesini desteklemek üzere görevlendirdiği KfW adına tüm aşamalarının planlandığı şekilde tamamlanmasını denetlemekten sorumlu. Zira Almanya KfW Kalkınma Bankası aracılığıyla desteklediği bu projenin en büyük finansörlerinden biri.

1,3 milyon insan için güneş enerjisinden elektrik

Fas Kuzey Afrika ve Orta Doğu’da yenilenebilir enerjilerin kullanımı konusunda öncü ülke: Fas yönetimi 2020 sonuna kadar güneş, rüzgar ve akarsular sayesinde kazanılan elektrik enerjisinin, ülkenin elektrik ihtiyacının yüzde 40’ından fazlasını karşılamasını hedefliyor. Tek başına Varzazat’ta üretilen enerjinin 1,3 milyon kişinin elektrik ihtiyacını karşılaması ve her yıl 800.000 tonluk karbondioksit salımını önlemesi planlanıyor. 160 megawattlık enerji üretebilen NOORo I santralinde uzun parabolik kolektörler, topladıkları güneş ışınlarını, içinde ısı iletimi yüksek bir sıvının yer aldığı borulara iletiyor. Türbinler de su buharı döngüsüyle harekete geçiriliyor. Kurulacak diğer santrallerin her biri birbirinden farklı teknolojilere sahip olacak. Toplam maliyeti iki milyar avroyu aşacak olan projeye Almanya’nın 830 milyon avroya ulaşan katkısının yaklaşık 340 milyon avrosu KfW üzerinden sağlanıyor.

Kişisel olarak da başarı gerektiren bir görev

“Varzazat ve daha sonraki santrallerin kurulacağı Midelt’teki bu proje şu ana kadar parçası olduğum en büyük proje” diyor Böhme. Filoloji, ekonomi ve kültürel bölge alanlarında gördüğü öğrenimi sırasında sürdürülebilirlik ve kalkınma konularıyla ilgilenmeye başlayan proje denetleyicisi, gençliğinde gelişmekte olan ülkelerin pek çoğuna gezmiş ve 2009 yılında bünyesine katıldığı KfW ile kalkınmaya yönelik işbirliği alanında çalışma fırsatına kavuşmuş. Aslen Bodensee yakınlarında bir kasabadan gelen Böhme bugün zamanının çoğunu Frankfurt’taki ofisinde geçiriyor. “Ben ve meslektaşlarım Federal Yönetim tarafından desteklenen projenin finansmanını aşamalı olarak kullanıma açmaktan sorumluyuz ve alınan sonuç ve etkileri gözlemliyoruz” diyen Böhme gündelik hayatında da yalnızca yenilenebilir kaynaklardan elde edilen elektrik kullanıyor.

Bölgenin öncüsü

Fas’taki proje “public-private-partnership” olarak anılan kamu ve özel sektör işbirliğiyle finanse ediliyor. Projenin yürütücüsü, Varzazat’daki proje için kurulan yenilenebilir enerjiler ajansı “MASEN” ile Fas yönetimi. Böhme “Fas, sürdürülebilir ve iklim dostu elektrik üretimiyle yerel kaynaklar üzerinden ekonomik büyüme ve kalkınmanın önünü açıyor” diyen Böhme’ye göre bu ülke, bölgedeki diğer ülkelere de örnek oluyor ve aynı zamanda küresel iklim korumasına da önemli bir katkı sağlıyor. (Kaynak: www.deutschland.de)

Devamını Oku

Trendler

Copyright © 2011-2019 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com