Connect with us

Mali Danışmanlık, Finans Çözümleri

Güneş enerjisi finansmanı ve geleceği

Yayın Tarihi

on

finansmanı

Güneş enerjisi finansmanı için 2018 ve devamında enerji sektörüne global olarak gerçekleştirilecek yatırımlara ilişkin projeksiyonlara baktığımızda, toplam yatırımın %40’ının yenilenebilir enerji sektörüne gitmesi beklenmektedir. Yenilenebilir Enerji yatırımları içerisinde ağırlıklı yatırım kaleminin güneş enerjisi olacağı ve Uluslararası Enerji Ajansının beklentisi dahilinde 113 milyar Euro düzeyinde bir yatırım alacağı tahmin edilmektedir.

2025 Enerji Yatırımlarının Gelişim Projeksiyonu

2004 – 2017 arasında gerçekleşen yatırımlara baktığımızda, özellikle güneş enerjisi tarafında 2014 ve sonrasında yer-üstü rüzgâr yatırımlarının önüne geçen yatırımlar dikkat çekmektedir.

Yenilenebilir Enerji Yatırımlarının Gelişim Projeksiyonu 2004 – 2017 (milyar USD)

Yenilenebilir enerji kaynaklarından birim üretim maliyetlerinin gün geçtikçe ucuzladığı bir ortamdayız. Almanya özelinde birim enerji üretim maliyetlerine baktığımızda hem şimdiye kadarki çarpıcı azalma hem de 2020’ye uzanan projeksiyonlarda bu eğilimin devam ettiğini görmekteyiz.

Birim Enerji Üretim Maliyetleri Gelişimi

Diğer taraftan azalan üretim maliyetleri içerisinde hâlâ sermaye & finansman maliyeti üretim maliyetinin hem dünyada hem de özellikle Türkiye’de önemli bir maliyet kalemi olmaktadır. Bu noktadan bakıldığında, finansal kuruluşların üretim maliyetlerinin azaltıcı rolü de bulunmaktadır. Ayrıca enerji projelerindeki sermaye ağırlıklı yatırım maliyetleri ve yenilenebilir enerji tarafından işletme maliyetlerinin yatırım maliyetlerine görece düşüklüğünden hareketle, finansman gücü önemini korumaya devam edecektir. Bu nedenle büyük enerji şirketlerinin en önemli iş ortaklıkları finansman veya fon sağlayıcı kuruluşlar olmaya devam edecektir.

Özellikle Türkiye’de finansal yatırımcı nitelikli sponsorların görece düşüklüğü bu noktadaki iş ortaklığını ticari bankalara ve uluslararası finansal kuruluşların yürütmesine neden olmuştur.

Bu durum yatırımcı tarafındaki finansal önceliklerin ister istemez finansal kuruluşlar tarafından yönetilmesine yol açmıştır. Bu noktada Türkiye’de özellikle güneş enerjisi finansman modellerinin geleceğine baktığımızda; finansal yatırımcı nitelikli kuruluş ve fonların güneş enerjisi iş birliğine gidecek şekilde yapılanması beklenmelidir. Bu yapılanma da finansman model & yapılarının daha bağımsız şekilde ilerlemesine ihtiyacı ortaya çıkaracağından; sektörün finansal sağlamlık açısından bankalarca yönlendirilen regülasyon & düzenlemelerden yatırımcı odaklı regülasyon & düzenlemelere kaymasını sağlayacaktır.

Güneş enerjisi finansmanlarının hem dünya hem de Türkiye odak noktasında; birleşme ve satın&alma (M&A) aktivitelerinin finansmanı yer almaktadır. Dünyada enerji satın alım aktivitelerinin de nispeten düşük kaldığı bir ortamdan; önemli oranda artan sayıda işleme doğru kaynaktayız. Aşağıdaki grafikte de görüleceği üzere özellikle güneş enerjisi alanındaki işlem hacmindeki satın alım hacim artışı beraberinde hem satın alım finansmanlarını hem de sermaye tarafında finansal yatırımlarında işlem artışı sağlamaktadır.

Dünya Yenilenebilir Enerji Yatırımları Satın Alım İşlemlerinin Enerji Türü Bazında Gelişimi (milyar USD)

Dünya Yenilenebilir Enerji Yatırımları Satın Alım İşlemlerinin Satın Alım İşlem Türü Vazında Gelişimi (milyar USD)

Yenilenebilir Enerji Satın Alın İşlemlerinde işlem türüne baktığımızda; doğrudan proje satın alımı veya şirket satım alımı yöntemlerinin işlemlerin %90’ından fazlasını teşkil ettiğini görmekteyiz.

Finansal sponsorlar yenilenebilir enerji aktiflerine sahip taraflar olarak; 2015-2017 yılları arasında toplam M&A işlemlerinin %50’sinde yatırımcı olmuştur. Güneş enerjisi sektörü özelinde ise; 2018 yılı itibariyle 100’e yakın satın alım gerçekleşen bir global güneş pazarında; satım alım tarafındaki oyuncularda finansal nitelikli yatırımcılar da artmaktadır.

Solar Enerji Satın-Alım İşlemlerinde Alıcı Tarafların Dağılımı (2017-2018)

Avrupa’daki yenilenebilir enerji yatırımlarındaki finansal yatırımcıların yatırım türlerine baktığımızda, doğrudan yatırım ve proje bonosu aracılığıyla yatırımların öne çıkan araç olduğu da görülmektedir.

 

Avrupa Yenilenebilir Enerji Yatırımlarında Yatırım Türü

 

Türkiye piyasasında özellikle son dönemde önemli kurumsal enerji holdingi nitelikli oyuncuların güneş enerji portföylerinin; farklı yatırım iştahı bulunan daha küçük yatırımcılar tarafından alındığı bir dönem yaşamaktayız. Sektörün bu noktada uzun vadeli gelişimini değerlendirdiğimizde global pazarlara yakınsayan bir şekilde finansal nitelikli yatırımcıların yatırım odağına alınabilmesini sağlanması kritik öneme sahip olmalıdır.

Kaynaklar

Renewable Energy Trends; Bloomberg New Energy Finance

Solar M&A Activity Report; Mercom Capital Group

Fueling the Energy Transition; Mc Kinsey Report

 

Özlem Kıldır, Danışman & Eğitmen, Sabancı Üniversitesi, Profinstance Proje Finansmanı & Kurumsal Bankacılık Danışmanlık & Eğitim Hizmetleri

Türkiye endüstrisine, alana özel, spesifik yayınlar üreten MONETA Tanıtım’ın sektörel dergilerinin editörlüğünü yapmaktayım. Yeni nesil, dinamik yayıncılık anlayışıyla, dijital ve basılı mecralarda içerik geliştirmek için çalışmaktayız.

Mali Danışmanlık, Finans Çözümleri

Leasing’in avantajları nelerdir?

Yayın Tarihi

on

Aklease Genel Müdürü Çetin Düz, leasing’in avantajları, yatırımcılar ve üretim sektörü için sundukları finansman modelleri hakkında açıklamalarda bulundu. Çetin Düz, şunları kaydetti: “Aklease olarak üretim sektörü içerisinde makine ve ekipmanları, iş-inşaat makineleri, üretim hatları, hava, deniz, kara tüm ulaşım araçları, enerji ve sağlık sektörü ekipmanları gibi yatırım gerektiren tüm projelerde yer alıyor, yatırımın nakit akışına uygun çözümler sunuyoruz.

Hedefimiz müşterilerimize ihtiyaçlarına uygun doğru finansal çözümleri üretmek ve leasingin avantajlarını doğru finansal modelleme ile yatırımcıya sunarak yatırımların ve ekonominin gelişimine katkı sağlamak.

Aynı zamanda verimlilik; uzun vadeli stratejimiz olan sağlıklı, karlı ve sürdürülebilir büyümenin çok önemli bir saç ayağı ve şirket kültürümüzün ayrılmaz bir parçası. Bu kapsamda, süreçlerin kaliteden ödün verilmeden iyileştirilmesi ve hızlandırılmasına yönelik çalışmalarımıza hız kesmeden devam ediyoruz. Bu sayede müşteri memnuniyetinin sürdürülebilirliğini de amaçlıyoruz.

Önümüzdeki dönem büyük-küçük her tutardaki yatırıma destek olarak daha çok sayıda yatırımcıya ulaşmayı ve yeni işlem hacminde büyümeyi hedefliyoruz.

Aklease olarak, müşterilerimizin yatırımlarında kullanabilecekleri çok geniş bir fonlama ağına sahibiz. Fonlama ağımızın içerisinde para ve sermaye piyasaları haricinde, yurt içi ve yurt dışı bankalar, uluslararası ve çok taraflı finansal kuruluşlar (Dünya Bankası, Avrupa Yatırım Bankası vb.), ihracat kredi kuruluşları (Hermes, US Exim vb.) ve sektör bazlı özel fonlar yer alıyor. Bu çok çeşitli kaynaklardan sağladığımız fonları müşterilerimize çok uygun şartlarda ve uzun vadeli olarak aktarabiliyoruz.

Özellikle yurt dışından makine-ekipman ithalatı yolu ile yapılacak yatırımlarında, ihracat kredi kuruluşları (ECA-Export Credit Agency) kaynaklı, uzun vadeli ve uygun maliyetli fonları, leasingin avantajları ve uzman operasyonel destek ile birleştirerek müşterilerimize sunuyoruz.”

Aklease Genel Müdürü Çetin Düz

Leasing’in avantajları

Leasingin sağladığı avantajların üç ana başlık altında toplanabileceğini belirten Aklease Genel Müdürü Çetin Düz, bu konuda şunları kaydetti:

“Maliyet Avantajı: Birçok makine ve ekipmanda indirimli KDV (%1) oranı uygulanmakta olup, faiz ödemeleri üzerinden BSMV ödenmez. Teminatlar her türlü vergi, resim ve harçtan muaftır. KDV faizlendirilmez ve taksitler halinde geri ödenir.

Uzman Kadro ile Operasyonel Kolaylık: Satınalma için gerekli tüm hukuki ve operasyonel süreçler şirketimizin ekipleri tarafından yürütülür. Özellikli satın alma süreçlerinde uzman kadro desteği sağlanır. İthal işlemlerde akreditif, gümrük vb. tüm süreçler tarafımızca yönetilir.

Nakit Akışı Avantajı: Yatırımların nakit akışına uygun taksitle ve uzun vade ile finansmanı sağlanır. Projenin gelir döviz cinsi ve proje nakit döngüsüne göre esnek geri ödeme planı oluşturulabilir. Böylece hem uzun vadeli kaynak sağlanır hem de yatırımcının banka işletme sermayesi limitlerinin daha da etkin kullanılması sağlanmış olur.”

10 adımda leasing süreci

Aklease Genel Müdürü Çetin Düz’e göre leasing sürecindeki adımlarsa şu şekilde:

  1. Yatırımcı ve ekipmanı satan firma malın modeli, fiyatı ve geri ödeme koşullarında anlaşır.
  2. Aklease, yatırım ile ilgili alternatif ödeme planlarını değerlendirmek üzere yatırımcıya iletir.
  3. Yatırımcı, kredi tesisi için gerekli evrakları iletir.
  4. Aklease tarafında kredi incelemesi yapılır ve koşullar belirlenir.
  5. Yatırımcı ile Aklease arasında Finansal Kirtalama Sözleşmesi imzalanır.
  6. Yatırıma konu malın tüm satınalma işlemleri Aklease tarafından gerçekleştirilir.
  7. Satınalma sonrası oluşan kesin ödeme planı yatırımcıya (kiracıya) gönderilir.
  8. Kiracı, ödeme planı doğrultusunda kira ödemelerine başlar.
  9. Her kira ödemesi için Aklease tarafından kiracıya fatura düzenlenir.
  10. Vade sonunda mal kiracıya devredilir.

 

Devamını Oku

Mali Danışmanlık, Finans Çözümleri

Orta ölçek GES projelerinde, proje sözleşmelerinin global ölçekte standardizasyonu sonucu elde edilecek finansal ve operasyonel verimlilik

Yayın Tarihi

on

Enerji sektörü, karmaşık, özel olarak tasarlanan sözleşme çerçevelerine dayanan büyük ve merkezi bir enerji üretim sistemleri mirasından gelmektedir. Bu; daha esnek ve hızlı geliştirme süreçleri gerektiren küçük-orta ölçekli güneş enerjisi üretim projelerine uymamaktadır.

Güneş enerjisi üretim maliyetini azaltmak ve yatırımları ölçeklendirmek için, 2017 yılında, International Solar Alliance (ISA) tarafından ve Terrawatt Initiative liderliğinde; Council on Energy, Environment and Water (CEEW), CII ve TCX’ten oluşan bir grup ile yürütülen çalışmada; ölçeklendirilmiş yeni bir güneş enerjisi pazarının gerekliliğinden bahsedilmiştir. 

Bu çalışma beş dönüşümü ana hatlarıyla çizmektedir: (1) Ortak bir çerçevenin benimsenmesi; (2) Kilit sözleşmelerin standardizasyonu; (3) Evrensel bir garanti kuruluşunun kurulması; (4) Bütünleştirme-Seküritizasyon sektörünün geliştirilmesi ve (5) Dijital pazar platformunun oluşturulması. Bu beş madde ile her büyüklükteki güneş enerjisi projesinin daha büyük ölçekte makul bir maliyetle finanse edilmesi amaçlanmaktadır.

Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı (IRENA) ve Terrawatt Girişimi (TWI), Paris İklim Anlaşması ve Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri doğrultusunda güneş enerjisinin hızlı ve yaygın bir şekilde büyümesini desteklemek için bir araya gelmiş ve Open Solar Contracts’ı oluşturmuştur.  Açık Güneş Kontratlarının (Open Solar Contracts) amacı, sözleşmeyi çok daha hızlı ve daha az maliyetli hale getiren basit ve evrensel olarak uygulanabilir yasal anlaşmalar sunarak proje geliştirme ve finans süreçlerini kolaylaştırmaktır.

Sözleşmeler, pazar lideri kilit enerji paydaşlarını içeren titiz ve kolektif bir sürecin ürünleridir. Açık Güneş Kontratları ürünlerinin dengeli bir risk tahsisine sahip olmasını ve evrensel olarak uygulanmasını sağlamak için farklı yetki alanlarındaki uzmanlık ve deneyimleri birleştirmek için her türlü çaba gösterilmiştir.

Standartlaştırılmış Sözleşmeler; Enerji Satın Alma Anlaşması, Uygulama Anlaşması, İşletme ve Bakım Anlaşması, Tedarik Anlaşması, Kurulum Anlaşması ve Finansal Ön Protokoldür. Girişimin, endüstri tarafından tanınan net bir sözleşme çerçevesi belirleyerek proje geliştirme zaman çizelgesini büyük ölçüde azaltması beklenmektedir. Bu sözleşmeler ile hukuki mimariyi basitleştirmeye yardımcı olmak, sözleşme müzakere zamanını ve maliyetini azaltmak amaçlanmaktadır. Böylece sağlam, net ve özelleştirilebilir dokümanlar ile sözleşme süreci basitleştirilerek, bankalar tarafından finanse edilebilir bir güneş enerjisi potansiyeli ortaya çıkarılacaktır. Bu kapsamda GES Dergisi okuyucularımızın da bu kaynaklara erişerek, sözleşme yönetimi alanında verimlilik sağlayabilecektir. 

Kaynaklar

  • “Roadmap to affordable finance at scale in solar power generation”, Terrawatt Initiative 2019.
  • Open Solar Contracts. (2020, February). https://opensolarcontracts.org/ adresinden alındı.

Yazan: Özlem Kıldır, Founder at Profinstance Project Finance Advisory Incorporation

Devamını Oku

Mali Danışmanlık, Finans Çözümleri

Temiz enerji artık çatınızda!

Yayın Tarihi

on

Temiz enerji kaynaklarından güneş enerjisi piyasası ve iş dünyası tarafından uzun süredir beklenmekte olan yönetmelik nihayet çıktı. Piyasada kısaca “mahsuplaşma yönetmeliği” olarak da geçen “Elektrik Piyasası’nda Lisanssız Elektrik Üretim Yönetmeliği”nin güncellenmesiyle artık işletmeler ve kamu kurum ve kuruluşları çatılarına kuracakları güneş enerjisi sistemleri (GES) ile kendi ihtiyaçları olan elektriği üretecekler ve ürettikleri ihtiyaç fazlası elektriği şebekeye satarak ek bir gelir elde edebilecekler. 12 Mayıs 2019 tarihinde EPDK tarafından Resmi Gazete’de yayımlanan yönetmelikle lisans alma ya da şirket kurma zorunluluğu olmadan elektrik üretim limiti 5 MW’ye kadar yükseltilmiş oldu.

Konuya ilişkin TurSEFF tarafından yapılan değerlendirmede şu görüşlere yer verildi:

“Bu yıl 25. kez düzenlenen Uluslararası Enerji ve Çevre Fuarı ve Konferansı’na (ICCI) damgasını vuran ve hem seminerlerde hem de ikili görüşmelerde en çok konuşulan konulardan biri bu yeni yönetmelik oldu. Aslında bugüne dek arazi tipi ve yatırım amaçlı kurulan GES’ler ön plandaydı. Sektöre yeni bir heyecan ve umut verdiğini gözlemlediğimiz bu yönetmelikle birlikte çatı pazarı ve öz tüketime yönelik bir tercih de kamu otoritesi tarafından ortaya konmuş oluyor. Güneş pazarında her iki ayak da tamamlandığına göre artık pazarın daha hızlı koşmaya başlayacağını öngörüyoruz.”

Mahsuplaşma nedir?

Yeni yürürlüğe giren yönetmelik sayesinde çatı tipi GES yatırımı yapan firmalar işletmelerinin çatısında üretecekleri ihtiyaç fazlası elektriği şebekeye verip 10 yıl süreyle elektrik satış fiyatı üzerinden gelir elde edebilecekler. Bu sistemlerde kullanılan çift yönlü elektrik sayaçları hem üretimi hem tüketimi ölçebiliyor ve ay sonunda çıkan farka göre net elektrik miktarı hesaplanarak mahsuplaşma yapılıyor.

Yatırım maliyetleri de ucuzladı!

Bu sistemin bir diğer avantajı, şebekenin bir akü gibi çalışmasını sağlayarak ihtiyaç fazlası elektriği depolaması ve ihtiyaç olduğunda kullanması için firmalara geri verebilmesi. Bir başka deyişle, firmalar ekstra bir akü/depolama yatırımı yapmadan da şebekeyi kendi enerji depoları gibi kullanabilecekler.

TurSEFF uzmanlarınca yeni yönetmeliğin avantajları şöyle aktarıldı:

“Çatı tipi GES tesislerinde kaynağında üretim ve tüketim sağlanarak şebeke üzerindeki yük hafifletilmiş oluyor. Ayrıca elektriğin üretildiği kaynaktan tüketileceği yere iletimi ve dağıtımı sırasında oluşan kayıp maliyeti de en aza indiriliyor. Arazi tipi GES tesisi kurulurken yapılması gereken hafriyat; ağır mekanik kurulumlar; güvenlik görevlisi ve güvenlik sistemleri kurulumu gibi maliyet yükleri çatı tipi GES tesislerinin kurulumunda yok. Ayrıca biz TurSEFF olarak bir Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) ve Avrupa Birliği (AB) programıyız; çok önem verdiğimiz ‘Temiz Enerji’ bilincinin küçük firma; kuruluşlar ve bireyler bazında yaygınlaşmasına ve temiz enerji konseptinin sahiplenilmesine yol açtığı için bu yönetmeliği çok önemsiyoruz.”

Çatı tipi GES yatırımlarında TurSEFF finansmanı da hazır!

Türkiye’de yenilenebilir enerji yatırımları ve enerji verimliliği projelerinin finansmanında önde gelen finansman programlarından biri olan TurSEFF; yeni yürürlüğe giren mahsuplaşma yönetmeliğinden hareketle; çatı tipi güneş yatırımlarına yönelik yeni bir finansman yaklaşımı geliştirdi. Artık bir işletme veya kamu kurum ve kuruluşu; binası üzerine kuracağı güneş enerjisi sistemi için bir finansman arayışındaysa TurSEFF fonlarından faydalanabiliyor. Bu konuda yatırım yapmak isteyen firmaların ve kurumların yapmaları gereken tek şey TurSEFF’in anlaşmalı bankalarından veya leasing kurumlarından birine başvurmak. Bu kurumlar tarafından TurSEFF’e yönlendirilen projeler uzmanlar tarafından TurSEFF kriterleri çerçevesinde ücretsiz olarak değerlendiriliyor ve uygunluk verilen projelere anlaşmalı finansal kurum tarafından kredi veya leasing sağlanıyor.

TurSEFF tarafından yapılan açıklamada pazarın geleceğine ilişkin şu ifadelere yer verildi:

“TurSEFF olarak 2010 yılından beri faaliyetteyiz ve ilk günden beri fonlarımızın en yoğun olarak kullanıldığı alan güneş enerjisi oldu. Sektörün son on yıldaki hızlı gelişimine doğrudan tanık olduk ve inanıyoruz ki bu yeni yönetmelikle piyasanın önündeki bir bariyer daha aşılmış oldu. Güneş enerjisi sektörünün hareketlenmeye başladığı yıllarda ortalama olarak her 10 lisanssız güneş yatırımının 7’si TurSEFF tarafından fonlanmıştı. Aynı kaldıraç etkisini şimdi de çatı tipi GES yatırımlarında sağlayabilmek için bu alana yönelik özel bir finansman yaklaşımını sektörün hizmetine sunuyoruz. Ülkemizin güneş enerjisindeki büyük potansiyeli herkesin malumu. Yeni mahsuplaşma gibi düzenlemeler her zaman için piyasanın büyümesine katkı sağlayacak ve enerji piyasamızın ‘temiz enerji’ dönüşümünü desteklemiş olacaktır. TurSEFF; temiz enerjiye yönelik yatırımları desteklemeye aynı hızla devam edecek.”

Devamını Oku

Trendler

Copyright © 2011-2019 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com