Connect with us

Solar Teknolojileri

Neden güneş enerjisi?

Yayın Tarihi

on

Güneş, dünyanın en önemli enerji kaynaklarından bir tanesi, hatta belki de birincisidir. Güneş enerjisi hem bol hem sürekli ve yenilenebilir hem de bedava bir enerji kaynağıdır.

Fosil kaynaklar olarak bilinen petrol, doğalgaz ve kömür rezervlerinin kıt kaynaklar olmaları nedeniyle zaman içerisinde tükeneceği tahmin edilmektedir. Bilindiği üzere dünyada fosil yakıtların bu denli yoğun kullanılması ise küresel çevre sorunlarını da beraberinde getirmiştir. Sanayileşme sonucunda atmosfere yayılan karbondiokst gibi zararlı gazlar küresel ısınma ve iklim değişikliğine neden olmaktadır. Kısacası günümüzde fosil yakıtların hızla tükenmekte olması, sera gazı etkisi ve Kyoto Protokolü gibi uluslararası tedbirler güneş, rüzgâr, hidroelektrik ve biyoenerji gibi yenilenebilir ve temiz enerji kaynaklarına geçişi tüm ülkeler için zorunlu kılmaktadır.

Atmosferdeki karbondiokstin neden olduğu sera etkisi, son yüzyıl içinde dünyanın ortalama sıcaklığını 0,7°C artırmıştır. Bu sıcaklığın 1°C yükselmesi, dünya iklim kuşaklarında görünür değişimlere, 3°C düzeyinde yükselmesi ise, kutuplardaki buzulların erimesine, denizlerin yükselmesine, göllerde kurumasına ve tarımsal kuraklığa neden olabilecektir. Bu durumda enerji kullanımından vazgeçilemeyeceğine göre, güneş gibi doğal ve alternatif olabilecek kaynaklara yönelmek bir zorunluluk olarak ortaya çıkmaktadır.

Yakıt sorununun olmaması, işletme kolaylığı, mekanik yıpranma olmaması, modüler olması, çok kısa zamanda devreye alınabilmesi (azami bir yıl), uzun yıllar sorunsuz olarak çalışması, temiz bir enerji kaynağı olması vb. gibi nedenlerle dünya genelinde fotovoltaik elektrik enerjisi kullanımı sürekli artmaktadır.

Türkiye ise, coğrafi konumu nedeniyle yüksek güneş enerjisi potansiyeline sahiptir.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından hazırlanan, Türkiye Güneş Enerjisi Potansiyeli Atlasına (GEPA) göre, ülkemizde yıllık toplam güneşlenme süresi 2.741 saat (günlük ortalama 7,5 saat), yıllık toplam gelen güneş enerjisi yıllık 1.527 kWh/m² (günlük ortalama 4,18 kWh/m²) değerlerindedir.

GES teknolojileri

Güneş 1,4 milyon km çapıyla Dünya’nın 110 katı büyüklüğünde ve Dünya’dan 1,5×1011 m uzaklıkta yüksek basınçlı ve yüksek sıcaklıklı bir yıldızdır. Yüzey sıcaklığı yaklaşık 6.000°K olup iç bölgelerindeki sıcaklığın 8×106°K ile 40×106°K arasında değiştiği tahmin edilmektedir.

Doğal ve sürekli bir füzyon reaktörü olan güneşin enerji kaynağı 4 Hidrojen atomunun 1 Helyum atomuna dönüşmesinde gizlidir. 4 hidrojen atomu 4,032 birim ağırlıkta, buna karşılık 1 Helyum atomu 4,003 birim ağırlıktadır. Bu olay sonucu 0,029 birim ağırlık Einstein’ın madde-enerji bağıntısı sonucu enerjiye dönüşmektedir. Yani güneşte her saniyede 564 milyon ton hidrojen, 560 milyon ton helyuma dönüşmekte ve kaybolan 4 milyon ton kütle karşılığı 3,86×1026 J enerji açığa çıkmakta, bu enerji ısınım şeklinde uzaya yayılmaktadır. Toplam enerji rezervi 1,785×1047 J olan bu yıldız daha milyonlarca yıl ışımasını sürdüreceğinden Dünya için sonsuz bir enerji kaynağıdır. Dünya’nın çapına eşit bir dairesel alan üzerine çarpan güneş gücü, 178 trilyon kW düzeyindedir. Güneş enerjisi uzaya ve gezegenlere elektromanyetik ısınım (radyasyon) biçiminde yayılır. Dünya’ya Güneş’ten gelen enerji, dünyada bir yılda kullanılan enerjinin 20 bin katıdır.

Güneş enerjisi günümüzde konut ve işyerlerinin iklimlendirilmesi (ısıtma-soğutma), yemek pişirme, sıcak su temin edilmesi ve yüzme havuzu ısıtılmasında; tarımsal teknolojide, sera ısıtması ve tarım ürünlerinin kurutulmasında; sanayide, güneş ocakları, güneş fırınları, pişiricileri, deniz suyundan tuz ve tatlı su üretilmesi, güneş pompaları, güneş pilleri, güneş havuzları, ısı borusu uygulamalarında; ulaşım-iletişim araçlarında, sinyalizasyon ve otomasyonda, elektrik üretiminde kullanılmaktadır.

Güneş enerjisi teknolojileri yöntem, malzeme ve teknolojik düzey açısından çok çeşitlilik göstermekle birlikte iki ana gruba ayrılabilir:

Isıl Güneş Teknolojileri: Bu sistemlerde öncelikle güneş enerjisinden ısı elde edilir. Bu ısı doğrudan kullanılabileceği gibi elektrik üretiminde de kullanılabilir.

Güneş Pilleri: Fotovoltaik piller de denen bu yarı-iletken malzemeler güneş ışığını doğrudan elektriğe çevirirler.

Türkiye’nin GES potansiyeli

Ülkemiz, coğrafi konumu sebebiyle sahip olduğu güneş enerjisi potansiyeli açısından birçok ülkeye nazaran şanslı durumdadır. Güneşten Dünya’ya saniyede yaklaşık olarak 170 milyon MW enerji gelmektedir. Türkiye’nin yıllık enerji üretiminin 100 milyon MW olduğu düşünülürse bir saniyede dünyaya gelen güneş enerjisi, Türkiye’nin enerji üretiminin 1.700 katıdır.

Türkiye’nin yıllık ortalama toplam güneşlenme süresinin 2640 saat (günlük toplam 7,2 saat), ortalama toplam ısınım şiddetinin yıllık 1.311 kWh/m² (günlük toplam 3,6 kWh/m²) olduğu tespit edilmiştir. Türkiye, 110 gün gibi yüksek bir güneş enerjisi potansiyeline sahiptir ve gerekli yatırımların yapılması halinde yılda birim metrekare başına ortalama olarak 1.100 kWh’lik solar enerji üretilebilir.

Türkiye’nin en fazla güneş enerjisi alan bölgesi Güneydoğu Anadolu Bölgesi olup, bunu Akdeniz Bölgesi izlemektedir.

Buna göre genel olarak Türkiye’de en çok Haziran ayında, en azsa Aralık ayında solar enerjisi üretilebilecektir. Bölgeler arasında ise öncelikle Güneydoğu Anadolu ve Akdeniz bölgeleri gelmektedir potansiyel olarak. Solar enerji üretiminin yok denecek kadar az olduğu Karadeniz bölgesi dışında yılda birim metrekareden 1.100 kWh’lik enerji üretilebilir ve toplam güneşli saat miktarı ise 2.640 saattir. Buna göre Türkiye’de toplam olarak yıllık alınan enerji miktarı ise yaklaşık 1015 kW saat kadardır.

Türkiye’de GES kullanımı

Güneş kolektörleri

Türkiye’de solar enerjinin en yaygın kullanım alanı sıcak su ısıtma sistemleridir. Halen ülkemizde kurulu olan güneş kolektörü miktarı 2001 yılı için 7,5 milyon m2 civarındadır. Çoğu Akdeniz ve Ege bölgelerinde kullanılmakta olan bu sistemlerden yılda yaklaşık 290 bin TEP ısı enerjisi üretilmektedir. Yıllık üretim hacmi 750 bin m² olup, bu üretimin bir miktarı da ihraç edilmektedir. Bu haliyle ülkemiz dünyada kayda değer bir kolektör üreticisi ve kullanıcısı durumundadır.

Güneş pilleri – fotovoltaik sistemler

Güneş pilleri, halen ancak elektrik şebekesinin olmadığı, yerleşim yerlerinden uzak yerlerde ekonomik yönden uygun olarak kullanılabilmektedir. Bu nedenle ve istenen güçte kurulabilmeleri nedeniyle genellikle sinyalizasyon, kırsal elektrik ihtiyacının karşılanması gibi uygulamalarda kullanılmaktadır.

Ülkemizde güneş enerjisi kullanımında kaynak anlamında bir sorun olmamakla beraber elektrik üretiminde uygulanacak yöntem açısından bazı bölgesel farklılıklar bulunmaktadır.

Fotovoltaik sistemler ile bulutlu veya açık her türlü hava şartlarında elektrik üretilebilirken, yoğunlaştırıcı sistemlerde (termik ve mekanik dönüşüm) direkt ısınım yani açık hava gerekli olmaktadır. Bu nedenle, termik ve mekanik dönüşümlü üreteçler için Güneydoğu Anadolu ve Akdeniz bölgelerinin tercih edilmesi gerekirken, fotovoltaik üreteçler için Doğu Karadeniz Bölgesi dışındaki tüm bölgeler uygun olmaktadır.

Kaynakça

– “Türkiye’de Güneş Enerjisi Potansiyeli ve Bu Potansiyelin Kullanım Derecesi, Yöntemi ve Yaygınlığı Üzerine Bir Araştırma”, Kamil B. Varınca ve M. Talha Gönüllü, Yıldız Teknik Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü.

– T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, http://www.enerji.gov.tr/tr-TR/Sayfalar/Gunes

Türkiye endüstrisine, alana özel, spesifik yayınlar üreten MONETA Tanıtım’ın sektörel dergilerinin editörlüğünü yapmaktayım. Yeni nesil, dinamik yayıncılık anlayışıyla, dijital ve basılı mecralarda içerik geliştirmek için çalışmaktayız.

Devamını Oku
Advertisement
1 Yorum

1 Yorum

  1. Pingback: Türkiye’de üretilen elektriğin yaklaşık üçte ikisi yerli kaynaklardan

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Solar Teknolojileri

Solarwall nedir? Güneş enerjisi ile nasıl çalışır?

Yayın Tarihi

on

Yazar

Güneş enerjisinden elektrik üretiminin yanı sıra (ki birçokları için güneş enerjisi halen su ısıtmak demek) Solarwall isimli Kanada menşeli olan bu ürün iklimlendirme ve işletme proseslerinde önemli görevler üstlenebiliyor. Özel tasarlanmış mikro delikler sayesinde güneş enerjisini emerek ortama iletiyor ve güneşle hem hava ısınıyor hem de havalandırma yapılıyor. Ayrıca pasif soğutma yapıyor. Solarwall nedir güneş enerjisi ile nasıl çalışır sorularının cevapları ve daha fazlası bu makalemizde ve linkini vereceğimiz videomuzdadır.

Solarwall Türkiye

Uzun zamandır ürünle ilgili bilgi almaya çalışıyordum. Kısmet bugüneymiş. Ürünün sade oluşu ve ısıtma konusunda ciddi pozitif etkilerini, sunum şeklinde Solarwall Türkiye yetkilisi Fevzi Bey’den öğrendim. İşin güzel tarafı karmaşık devreler, elektronik ekipmanlar yok. Bina dış cephesine kurulan trapez saç benzeri bir yapı ile hem temiz hava transferi hem ortam ısıtması hem proseslerde kullanabilme (mesela boya kurutma süreçlerinde) hem de pasif soğutma gerçekten farklı bir ürün hissi veriyor.

Solarwall nedir? Güneş enerjisi ile nasıl çalışır?

Aslında fikir çok basit, siyah özel bir boya (40 yıl ömürlü) ile kaplı metal plaka üzerinde özel mikro delikler ve güneş ışınlarını emerek sıcaklık oluşturuyor. Var olan HVAC sisteminiz ile entegre edilerek yatırım ortalama 2-3 yıl civarında geri dönebiliyor.

Bir işletmeniz var ve HVAC dahi bulunmuyor ise Solarwall Türkiye’den aldığımız bilgiye göre; bu durumda yatırım geri dönüş süresi 5 yıl seviyelerinde oluyor.

HVAC nedir?

Çokça kullanılan bu terim, ısıtma havalandırma ve iklimlendirme kelimelerinin İngilizce baş harflerinden oluşmuştur. Özellikle büyük binaların ortamlarının oluşturulması ve verimlilik konusunda araştırma yaptığınızda çokça karşınıza çıkacak olan terimdir.

Solarwall Türkiye’de kullanılıyor mu?

Videomuzun içerisinde de örnekleri göstermeye çalıştık, birçok prestijli büyük kuruluşta aktif olarak kullanılmakta ve yatırım geri dönüş süreleri 2 yıl civarında. Dünya genelinde ise 30’dan fazla ülkede kurulu olan bir sistem olduğunu da öğrendim.

Solarwall kullanıldığında sıcaklık ne kadar değişebilir?

Fotovoltaik (elektrik üreten) paneller ile kullanılabilir mi?

Güneş enerjisine gönül vermiş biri olarak bence Solarwall’un güneş enerjisi ile birlikte kullanılabilir olması! Güneş enerjisinden elektrik üretirken yaşadığımız zorlukların başında kurulum şartlarından dolayı panel sıcaklıklarının artması gelmekte. Ve bilinenin aksine fotovoltaik güneş panelleri ısındığında daha az güç üretiyor.

Solarwall ve güneş panellerini birlikte kullanabiliyorsunuz (PV/T) böylece güneş paneli elektrik üretiyor arka tarafında oluşan sıcaklık Solarwall ürünü tarafından emilerek fabrika içerisine gönderiliyor. Böylece hem ısıtma süreçleri için fayda sağlanıyor hem de güneş paneli serinlediği için daha fazla elektrik üretimi sağlayabiliyor. Solarwall Türkiye’nin söylediği kadarıyla %10’a varan verim artışları mümkün olabiliyor.

Çevreye olan etkiler

Maalesef genelde odak noktamız para oluyor ve ne kadar yatırım yapacağım ne kadar sürede geri dönecek en temel sorularımız. Bunun yanı sıra önceliklerimize almadığımız çevre konusu da kritik bir öneme sahip. Solarwall ile 5m² alan kaplandığında 1 yılda 1 ton sera gazı emisyonu azaltımı mümkün olabiliyor. Karbon ayak izi konusunda da size katkı sağlayan bu ürünle birlikte yeşil enerji sertifikaları almanız kolaylaşabilir ve belki de ihracat yaparken eliniz kuvvetlenebilir.

Sonuç olarak

Basit bir fikir ve çok fazla katma değer sağlamak bence ürünün kıymetli olmasına neden oluyor. Birçok firmanın buna inanıp ürünleri aktif bir şekilde kullanıyor olması bence bunun kanıtı. Evlerde kullanılabilecek Solarwall ürününün çıkmasını sabırsızlıkla bekliyorum. Detaylı bilgiler için “Solarwall nedir havalandırma ısıtma soğutma sistemleri HVAC” başlıklı videomuzu izlemenizi öneririm:

https://www.youtube.com/watch?v=mZNrazuG5J0

Yazan: Kerem Çilli

Devamını Oku

Solar Teknolojileri

SMA Solar, son açıkladığı finansallarla koronavirüs krizine rağmen güçlü büyüme sergiliyor

Yayın Tarihi

on

Yazar

2020’nin üçüncü çeyreği sonu itibariyle finansal verilerini açıklayan SMA, toplam 10.7 GW’lık invertör satışı ile bir önceki seneye göre %23’lük bir artış göstererek €774 Milyon € ciro elde etti. Evsel ve ticari segment çözümlerinin yanı sıra büyük ölçekli projelerinde satışlara büyük etkisi olduğu vurgulandı.

Q1-Q3 2020’ye göz atacak olursak:

  • Toplam invertör satışı 10.7 GW (Q1-Q3 2019: 7.5 GW)
  • Önceki senenin aynı dönemine göre €774 milyon artış (Q1-Q3 2019: €631 milyon) ve FAVÖK (Faiz-Amortisman-Vergi-Öncesi-Kâr)’ta €41 milyon (Q1-Q3 2019: €26 milyon)
  • 43% ‘lük öz sermaye oranı ile finansal istikrar (Aralık 31, 2019: 38%)
  • Korona virüsü krizine ragmen kesinleşen satışlara ilaveten alınan siparişler €792 milyon mertebesine ulaşılmıştır.
  • 2020 yılı satış ve kazanç hedefleri SMA Yönetim Kurulu tarafından onayladı.

SMA CEO’su Jürgen Reinert, “Küresel koronavirüs krizinin etkileri, SMA için de büyük zorluklar yarattı” dedi ve ekledi: “Bu nedenle, azalan pazara rağmen, satışlarda ve kazançlarda kayda değer bir büyüme sağladığımız ve böylece önemli bir pazar payı elde ettiğimiz için çok memnunum. Bu, hem çalışanlarımızın güçlü bağlılığı hem de müşteri ve tedarikçilerimizle sürekli yakın işbirliğimiz sayesinde olmuştur. Her an hızlı geri dönüş sağlamaya devam edebilmek için, koronavirüs krizinin gelişimini çok yakından takip ediyoruz. Daha önce olduğu gibi, Yönetim Kurulu, SMA’nın satış ve kazanç beklentilerinin bu mali yılda da gerçekleşeceğine inanıyor. Uzun vadede, ekonominin daha fazla sürdürülebilirliğe ve en önemlisi iklim değişikliklerine yönelik yeniden küresel yapılandırılmasında, SMA için büyük bir potansiyel görüyoruz. Almanya bu konuda iyi bir örnek oluşturmalı. Yenilenebilir Enerji Kaynakları Kanununda yapılacak olan değişiklik, fotovoltaik kapasitesinin acilen ihtiyaç duyulan kurulumlarda hızlandırılması yönünde olmalıdır. Burada, ekonomik, temiz ve sürdürülebilir enerjinin, evsel ve ticari kullanıcılar tarafından öztüketimini daha fazla desteklemek önemli bir rol oynamaktadır.”

Devamını Oku

Solar Teknolojileri

Enerji sektöründe yeni trend: Enerji 4.0

Yayın Tarihi

on

Yazar

GoodWE Türkiye CEO’su Engel Taştan, enerji sektörü ve dijitalleşme konusunda değerlendirmelerde bulundu.

Son dönemde çok konuştuğumuz dijitalleşme konusunun enerji sektörüne avantajları nasıl oldu?

Dijitalleşmenin enerjiye entegre olması ve dijitalleşme süreci ile enerji sektörü hızlı bir şekilde gelişti. Teknolojik dönüşüm sayesinde Endüstri 4.0 kavramının yanına Enerji 4.0 da kısa süre içerisinde eklendi. Enerji 4.0 konsepti bize aslında; blockchain ve solarcoin gibi yeni dijital konseptlerin, yenilenebilir enerji alanına entegrasyonunun rahatlıkla mümkün olduğunu gösterdi. Hatta bu sayede fark ettik ki özellikle güneş enerjisi sektöründeki en önemli konulardan olan; mahsuplaşma, depolama, öztüketim, prosumer (ürettiğin yerde tüket), corporate solar ve kitlesel fonlama gibi hayata geçtiğinde hızlıca tabana yayılabilecek farklı ve faydalı uygulamaları/konseptleri hayata geçirmek, dijitalleşme ile çok daha hızlı bir şekilde mümkün olacak. Elektrik enerjisi günümüzde artık hava, su gibi yaşam için ihtiyaç haline gelmiş bir kaynak. Bu nedenle, aslında enerjinin her alanında artan talebi karşılayabilmek adına donanımlara olduğu kadar yazılım ve bulut teknolojilerine de ihtiyacımız var. Enerjide dijitalleşme ile yakın gelecekte, cep telefonu uygulaması ile enerji tedarikçinizi değiştirebilecek ve evinizde sadece kendi seçtiğiniz ev aletlerinin enerji tüketmesine izin verebiliyor olacaksınız. Çatımızda güneş paneli, evimizin önünde elektrikli aracımızın olması; özellikle güneş enerjisi sektöründe dijital dönüşümün önemini vurgular nitelikteki çarpıcı örneklerdir.

Özellikle çatı projelerinde yüksek verimliliği sağlamak için hangi kriterlere dikkat edilmesi gerekiyor?

Aslında güneş enerjisi projelerini; fizibilite çalışması, projelendirme, planlama ve kurulum & devreye alma olarak 4 aşamada ele almalıyız. Ayrıca, doğru ürün seçimi faktörünü de unutmamalıyız. Projenin kurulacağı çatının ışınım, sıcaklık ve coğrafi koşulları açısından elverişli olup olmadığına dair ön çalışmalar yapmak lazım. Bu noktada; maksimum verimliliği sağlamak için EPC şirketlerinin üst düzeyde tasarım ve projelendirme gerçekleştirmesi çok önemli. Projenin uygulanacağı çatının fiziki koşullarının iyi analiz edilmesi ve proje sahibinin gerçekleştirmeyi düşündüğü yatırım sonucu, ilgili çatının ne kadarının güneş enerjisi için ayrılacağı hesaplanmalıdır. Kullanılacak inverterler ve güneş panellerinin kaliteli olması, çevre koşulları vb. faktörlere uzun yıllar dayanıklı olması ve birbiri ile uyumluluk göstermesi gerekir. Seçilecek tüm ekipmanların yüksek kalitede olması ve projenin kurulumdaki işçiliği, verimi etkileyen önemli faktörlerdir.

Bu noktada izleme ve bakım&onarım çalışmalarının verimliliğe olan katkısından bahsedebilir misiniz?

Çalışan bir sistem için yıllar içerisinde bakım ve onarımlarının yapılması büyük önem arz ediyor. Santralin kurulduğu ilk birkaç yıl içerisindeki verimi ile sonraki yıllar arasında büyük fark oluşabiliyor. Bunun önüne geçebilmek için bakım&onarım işlemlerinin düzenli olarak yapılması gerekir. Ürün bakım&onarımı da tabiki bu alandaki en önemli hususlardan biri. Yapılan bakım&onarım çalışmaları ile kullanılan ekipmanların ömrünü uzatabilir ve proje yatırımının geri dönüşününü stabil kılabilirsiniz. Bizler de yıllar içerisindeki tecrübelerimiz ile oluşturduğumuz lokal profesyonel ekibimiz sayesinde projede oluşabilecek tüm olumsuzlukları giderebiliyor, gerekli önlemleri alıyor, ilgili kontrollere ve onarımlara özen gösteriyoruz. İzleme konusunda ise, santrallerin hesaplanan PR (Performans Ratio)’larından; hangi güneş panelinde ya da hangi inverterde sorun olduğunu anlaşılıyor. Santralin ürettiği elektrik miktarı dışında, PR (Performans Ratio) faktörü de çok önemli. Uzaktan izleme ile herhangi bir arıza ya da istenmeyen bir durum kısa bir süre içerisinde önlenebilirken, enerji kaybı minimize edilebilir ve ihtiyaç fazlası ekipmanlar farkedilerek bu alanda da sistem optimize edilebilir.

Döviz kurlarının ve faiz oranlarının dalgalı bir seyirde hareket etmesi, enerji sektörünü nasıl etkiliyor? Yeni projelerin hayata geçmesinde zorluk yaşanıyor mu?

Kurlardaki yüksek dalgalanmalar, özellikle hammaddede ithal girdi kullanımının yaygın olduğu sektörler için risk oluşturan bir unsur. Döviz denince akla gelen ilk sektörlerden biri; enerji. Çünkü TL’deki değer kaybı, hammaddede ithal girdi kullanımının yaygın olduğu enerji sektörü için önemli bir risk oluşturuyor. Özellikle yoğun enerji tüketimi olan sektörlerdeki girdilerin büyük oranda Amerikan doları olması, satışlarında ise EUR ve Türk lirasının yüksek payının bulunması nedeniyle firmaların bu süreci yönetebilmesi için daha likit olma ve yatırımlarını erteleme kararları gündeme gelebiliyor. Enerji şirketlerinin yüksek döviz borçluluğu ile finansman baskısı görmesi ve bazı şirketlerin süren yatırımlarının maliyet tarafındaki yüke karşın gelir yaratmıyor olması da diğer olumsuz unsurlar olarak ön plana çıkabiliyor. Burada önemli olan; şirket olarak, fix masrafları minimumda tutmak ve olumsuz süreçleri en az zarar ile atlatmak. Ayrıca, tedarikçi olarak pazarı iyi takip etmek zorundayız. Ben, şahsen 2021 yıllında çatı pazarı ve öztüketim dışında lisanssız bir pazar beklemiyorum. YEKA’dan küçük, lisanssızdan büyük bir lisanslı pazar oluşturulabilir. GoodWe Türkiye ekibi olarak, hem Türkiye pazarında pazar payımızı korumak ve yükseltmek için gece gündüz çalışmaya devam edeceğiz hem de ülke ekonomisine katkı sağlayabilmek için ihracatımızı daha çok artıracağız.

Devamını Oku

Trendler

Copyright © 2011-2019 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com